Ayşegül Yüksel

Sanat dünyamızın iki güzel akademisyeni

28 Eylül 2021 Salı

Eylülün son iki haftası içinde, sanata önemli katkıları olmuş, iki değerli akademisyeni yitirdik. Prof. Dr. İnci San (1936-2021) Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne, Prof. Dr. Hülya Nutku da (1953-2021)  İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ne yıllarca emek vermişti. İkisiyle de çalışma olanağım oldu. İkisinin de çalışkanlığı ve girişimciliği etkileyiciydi. İzleri kaldı.

İnci San, çok yönlü bir sanat insanıydı. Uzunca bir döneme yaydığı akademik eğitimine Ankara Üniversitesi DTCF’de önce Alman Dili ve Edebiyatı öğrenciliği ile başlamış, sonrasında da aynı fakültenin sanat tarihi ve arkeoloji bölümlerinden aldığı derslerle ikinci bir diploma sahibi olmuştu. “Sanatsal Yaratma ve Çocukta Yaratıcılık” başlıklı doktora çalışmasıyla pedagoji bilim dalına da uzandı ve “sanat eğitimi” alanında uzmanlaştı. Kitapları ve onlarca makalesi bu çeşitli konular üstünde yoğunlaşmıştır.

İNCİ SAN ‘YARATICI DRAMA’ OLGUSUNU KURUMSALLAŞTIRDI

Uzun yıllar Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı’nın başkanlığını yürüten San’ın tutkuyla bağlı olduğu konulardan biri de tiyatroydu. Birlikte bugün çeşitli üniversitelerin tiyatro bölümlerinde ders veren genç meslektaşlarımızın doktora aşamalarındaki jürilerinde yer aldık. Hoca’nın bu gençleri sevecenlikle sarıp sarmalayışını her zaman mutlulukla anarım.

Sanat liselerinin oluşumu için de çalışan İnci San, Çağdaş Drama Derneği kurucu başkanı ve Sanat Eğitimcileri Derneği kurucusudur. “Yaratıcı Drama” olgusunu bir disiplin olarak kurumlaştırma adına yıllarca çalışmalar yürütürken bugün hem çocukların hem yetişkinlerin kendilerini anlatmakta sağlıklı ve eğlendirici bir sanatsal etkinlik ortamı yaratılmasını özlemekteydi. Bugün okul, sağlık kuruluşları, dahası, hapishane ortamlarında bile sağaltıcı olabilecek “yaratıcı drama” etkinliklerinin her birinde, 2005’te UNICEF Türkiye Milli Komitesi’nin “Muhsin Ertuğrul Ödülü”nün, 2007’de Ulusal Eğitim Derneği “Eğitim Onur Ödülü”nün sahibi olan İnci San’ın zarif gülümseyişi yansımaktadır.

HÜLYA NUTKU, MESLEĞİNİN HER YÖNÜNDE ÖZVERİLİ BİR GİRİŞİMCİYDİ

Hülya Nutku yaşça küçüğümdür. Buna karşın, yılları kapsayan bir dostluğumuz var. Ben DTCF Tiyatro Bölümü’nde doktora çalışmalarımı bitirip derslere girmeye başladığımda Hülya aynı bölümü bitirmiş ve Ankara’dan ayrılmıştı. Onunla İzmir’de 80’li yılların ortalarında tanıştık. Yüksek lisans ve doktora derecelerini Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan almış, eşi Prof. Dr. Özdemir Nutku’nun kurduğu Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne ve Görüntü Sanatları Bölümü’nün öğretim elemanlarından biri olmuştu. O gün bugündür yalnızca üniversitedeki görevini yapmakla kalmamış, İzmir ve çevresindeki kültür-sanat kuruluşlarının ve etkinliklerinin özverili bir girişimcisi olarak öncü çalışmaların içinde yer almıştır.

Son 35 yıl içinde Hülya Nutku ile İzmir, Ankara, İstanbul ve yurtdışında birçok etkinlikte birlikte olduk. Doktora jürileri, kültür merkezi açılışları, paneller, sempozyumlar, festivaller birbirini izlerken onu yakından tanıdım.

Renkli ve etkili bir konuşmacı, bilgi birikimini anlaşılır kılan coşkulu bir araştırmacı ve sımsıcak yürekli bir öğretim üyesiydi. Müthiş bir yoğunluk içinde çalışan Özdemir Hoca gibi bir “dinamo”ya yıllarca sahip çıkarken, bir yandan da kendi akademisyen sorumluluklarını yerine getirmesi kolay değildi. Ne ki zorlukları güler yüzünü karartmadan sürdürmeyi başardı.

 ALIMLI VE HOŞ KADINLAR

Hülya, sanatçı adayı öğrencilerine kol kanat germekle kalmayıp toplumsal görevlerine sahip çıkmayı da başarmış bir eylem insanıydı. Uluslararası Tiyatro Enstitüsü’nün Seul’deki Dünya Kongresi’ndeki görevimiz sırasında beni bile korumaya aldığını nasıl unutabilirim: Geniş asfalt yollarına ve tapınaklarına bayıldığımız ama yemeklerine bir türlü alışamadığımız bu Uzakdoğu kentinde, onun “memleket”ten getirdiği peynir ve krakerler günlerce temel besin kaynağımız olmuştu.

Kitap yazarı olarak oyun yazarlığı ve dramaturgi konuları üstünde yoğunlaşmayı seçmişti; çok sayıdaki eleştiri yazısı ve makalesi çeşitli kaynaklarda yer almıştır. Bugün tiyatro ve televizyonda ünlenmiş onlarca sanatçının yetişmesinde emeği vardır. Son çalışmalarından biri, hastalığına karşın, İzmir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın (İzBBŞT) kuruluşunu gerçekleştirmekti. Bunu da başardı…

İnci San ve Hülya Nutku… İkisi de alımlı, hoş kadınlardı. İnci Hanım’ın gizli bir şıklığı vardı. Hülya ise parıltılıydı…


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları