Bağış Erten

Ismarlasan olmaz

26 Şubat 2018 Pazartesi

Özel bir motivasyon maçı ısmarlasanız bu kadarını tahayyül edemezdi Siyah-Beyazlılar. Hafta içi Bayern eziyetinin ardından ‘hayata dönüş’ için her şey vardı dün. Oyuna kötü başladılar. İstedikleri hiçbir şeyi doğru düzgün yapamıyorlardı. Üstüne yanlış hakem kararlarıyla mağdur/ mağlup duruma düştüler. Her şey rakibin lehine gelişiyordu. Buradan geri döndürmek belki de tüm sezonu geri çevirmekti. İşte bunu başardı Beşiktaşlılar. Büyük iş! Önce bu hakedişi yapalım. Bu ligin bu kaliteyi gösterebilecek belki de tek takımı onlar.
Peki nasıl oldu bu? Neredeyse ilk yarım saatte çok daha iyi oynayan, fizik olarak belki de ligin en güçlü takımı Fenerbahçe’yi nasıl böyle baskı altına aldılar? Önce sakin kalmayı başararak, sonra da daha etkili oynayabileceklerini hem rakibe hem de tribünlere kabul ettirerek. Bazen plan değiştirerek, bazen tempo.
Ama böyle bir oyuna en büyük ‘katkıyı’ Sarı-Lacivertlilerin verdiğini de unutmamak gerek. Fenerbahçe, öne geçtikten sonra akıl almaz bir şekilde sadece takımı değil oynama iradesini de geri çekti. Adeta tüm alanı bıraktılar ki Beşiktaş oynasın. Akılcı, çağdaş, Mourinho’msu bir kapanmadan bahsetmiyoruz. 1980’ler kokan bir geri çekilmeydi bu. Top yapmadan, alan kapatmadan, sadece savuşturarak. Rakip gol atsın diye çaresizce beklercesine...
Oysa ne büyük bir özgüvenle başlamışlardı maça. Aykut Hoca’nın haftalardır provasını yaptığı sağlam oyun nasıl ki Başakşehir’i devirmişti, Beşiktaş’ı da sallıyordu işte. Ama attıkları gol adeta lanetleri oldu. Sanırım o golü atmak yerine yeseler daha az dağılırlardı. Belki de planladıklarından önce geldi gol. Ve savunmak için geride çok uzun zaman kalmıştı. Her durumda 0-0’ı bu kadar iyi oynayıp 1-0’da dağılmak herkesi şaşırttı.
Bu yenilgi sayesinde sanırım yeniden gerçeklerle de yüzleşmiş oldu Sarı- Lacivertliler. Görüldüğü üzere, bu takımın bir sınırı, bu oyunun bir sıkıntısı var. Arada iflah olmuş gibi duruyor, ama en kritik yerde nüksedebiliyor da. Dün bunun ibreti vesikası gibi oldu. Şampiyonluk yarışında hâlâ direnebilen bir takım için asıl sorun bu sanırım. Gene çıkarlar öne, gene yarışa tutunurlar. Ama ya kırılma anları?..
Dün Beşiktaş’ın kazanmasının başka kazanımları da oldu. Bu sayede Türkiye’nin en kariyerli hakem triosunu da ipten aldık. Yoksa engizisyon kurulacaktı kesin. Sadece bu da değil. Ligin tepesinde hareketlilik de arttı böylece. Başakşehir yarın puan kaybederse Avrupa’nın en çekişmeli ligi olacak Süper Lig. 3 puan aralığında dört takım var! Yani bu ligin altından daha çok su akacak.


Yazarın Son Yazıları

Bu sezon o sezon değil 2 Eylül 2018
Herkes biliyor 29 Ağustos 2018
Vurdulu kırdılı 27 Ağustos 2018
Ses var görüntü yok 24 Ağustos 2018
Pratik dersen sallanmakta 19 Ağustos 2018
Beni kategorize et 17 Ağustos 2018
Sporun detoks etkisi 1 Ağustos 2018
Zafer takı üç renkli 16 Temmuz 2018
Haddinizi bilin! 14 Temmuz 2018
İki ters bir düz 8 Temmuz 2018
İyimser olmayan umut 4 Temmuz 2018
Reyting de mi gol değil! 27 Haziran 2018