Yasak kardeşim yasak!
Barış Terkoğlu
Son Köşe Yazıları

Yasak kardeşim yasak!

07.10.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Adalet haksızlığa uğramayana önemsiz görünür. Bu yüzden bazen öksüz bazen yetimdir.

Geçen hafta İsmail Saymaz’ın haberiydi. Altın Portakal’da sansürlenen “Kanun Hükmü” belgeselinin gösterimi, bu yıl da Antalya Valiliği tarafından yasaklanmıştı. Belgeselde KHK ile işinden edilen biri doktor biri öğretmen, iki solcu sendika üyesi konu ediliyordu.

Haberi okuduğum gün, CHP Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca’yla telefonda konuştum. Hayır, belgesel hakkında değil. Denizli’de yıllardır süren ve çifte standardı gösteren tartışmalı bir dosya hakkında.

Şöyle anlatayım...

Anadolu Sağlık-Sen isminde milliyetçi cenaha yakın bir sendika var. Sendika yönetimi, bir süredir Denizli Sağlık İl Müdürü B.Ö. ile sert bir mücadele veriyor. Nitekim ortaya serilen dosya, sendikanın il başkanı Ahmet Yılmaz sayesinde ortaya çıkmış.

Söylediğine göre 15 Temmuz sonrasında, il sağlık müdürü hakkında, içinde ciddi delillerin olduğu bir müfettiş raporu yazılarak Sağlık Bakanlığı’na teslim edilmiş. Söylediğine göre, Denizli’de etkili olan bir AKP’li siyasetçinin koruması altında olan B.Ö’nün dosyası sümen altı edilmiş.

Yılmaz, ısrarla var olduğunu iddia ettiği, numarasını ve tarihini verdiği raporun üstüne gitmiş. Devletin bütün kurumlarına dilekçe üstüne dilekçe vermiş.

Ne mi olmuş?

Sağlık Bakanlığı Teftiş Kurulu, Ahmet Yılmaz hakkında soruşturma başlatmış. Dilekçe vermenin suç olmadığı tespitine rağmen, bakanlık tuhaf bir gerekçeyle sürgün kararı almış:

“Şikâyetleri birden fazla kuruma yaparak kurumları meşgul etmesinin ve konu ile ilgili yaptığı basın açıklamaları ile kurumlara olan güveni sarsmasının önüne geçilmesi, kurum yöneticilerinin yıpratılmasının önlenmesi amacıyla Ahmet Yılmaz’ın Denizli il emrinden alınarak başka bir il emrine atanmasının yapılmasının...”

Fakat...

Bu sürgün kararı uygulanmamış. Yılmaz’ın bu konuyla ilgili bir teorisi var. Söylediğine göre eğer bu karar uygulansa mahkemeye başvuracak, bu sefer sümenaltı edilen rapor mahkeme sürecinde açığa çıkacakmış. Bu yüzden sürgün kararı da bekletilmiş.

YILLAR SONRA KABUL EDİLDİ

Ancak bu sendika temsilcisini daha da hırslandırmış. Daha çetin bir mücadele başlamış. Bir sürü olay da buna ek olmuş.

Örneğin geçmişte AKP’li olan Denizli Kale Belediye Başkanı Erkan Hayla, B.Ö’nün yeniden görevlendirilmesi nedeniyle B.Ö. hakkında FETÖ iddialarında bulunarak AKP’den istifa etmiş. Yetmemiş, bu süreçte B.Ö’nün eşinin şehirdeki bir özel hastanenin ortağı olması sebebiyle de “nasıl denetleyecek” sorusu gündeme gelmiş. Bunlara B.Ö’nün mahkeme kararlarına rağmen sürgün ettiği, hatta birinin babasının bu sürgün sırasında tedavisinin aksaması nedeniyle öldüğü sağlık çalışanlarının şikâyetleri eklenmiş.

Sonuçta...

Sağlık bakanı değişmiş. Ahmet Yılmaz bu kez yeni sağlık bakanına hitaben durumu anlatan bir dilekçe yazmış. Geçenlerde aldığı yanıtın ardından o da şaşırmış: “Müfettişler tarafından düzenlenen dört raporun bakanlık makamından alınan onay akabinde gereği yapılmak üzere Yönetim Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne, Denizli Valiliği’ne ve İçişleri Bakanlığı’na gönderildiği anlaşılmıştır.”

Yıllardır yok denilen, kurcalayana soruşturma açılan, yetmedi sürgünlere neden olan rapor devlet tarafından resmen kabul edilmiş.

SİYASETÇİNİN KANATLARI ALTINDA

Ahmet Yılmaz darbeden 8 yıl sonra haklı çıktığına mı yansın? Yoksa bugüne kadar raporların devlet görevlileri tarafından saklanmasına mı? Haliyle herkes “Peki şimdi ne olacak” diye soruyor. Zira AKP’li ünlü siyasetçinin gölgesi halen şehrin üzerinde dolaşıyor. İl sağlık müdürü B.Ö. ise belki de bu güvenden dolayı soruları yanıtsız bırakıyor.

Gülizar Biçer Karaca da söz konusu siyasetçinin olan bitene müdahale ettiğini doğruladı. Öyle ki il sağlık müdürü B.Ö. hakkında verdiği soru önergelerine, bu yüzden validen yanıt geldiğini, vali ile “Siz bu bürokratın avukatı mısınız” diye gerildiğini anlattı ve ekledi:

“Soruşturma dosyalarının içeriğini gereğini yerine getirmeyenler ve bu dosyaları sümen altı edenler yargı önünde hesap vermelidir. Bu dört raporun içeriği mutlaka kamuoyuyla paylaşılmalıdır.”

Kısacası...

Bir yanda işten atılan solcu bir öğretmen ve bir doktorun hikâyesini anlatan belgeseli yasaklayan devlet. Öbür yanda “Benim memurum” dediği bürokrat hakkındaki FETÖ iddialarını içeren müfettiş raporlarını sümen altı eden ve sonunda yaptığını kabul eden aynı devlet. Ortada bir çifte standardın olduğu açık değil mi?

Siz adaletin ne olduğunu kısa çöpe, kesik parmağa, susuz toprağa sorun. Emin olun anlatacak en az bir hikâyesi vardır.

Yazarın Son Yazıları

Şam’ın Talibanlaşması görünüyor

Yanlış hesap geri dönmek için genelde Bağdat’ı beklemez.

Devamını Oku
05.03.2026
Öcalan’ın statüsü mü Adem’in statüsü mü

Gelgelelim PKK’yi kuran “statülü” Öcalan’ın AKP-MHP destekli mektubu CHP’li belediyede okunurken 25 yıl öncesinden, 19 yaşından terör aranıp bulunarak bugün işten atılan gariban Ademler’in “statüsü”nü hatırlayan olmadı.

Devamını Oku
02.03.2026
Din dersi soruşturmasının sonu ne oldu

Bardağı taşıran son damla değil onu bu noktaya getiren süreçtir.

Devamını Oku
26.02.2026
Okulda 'din' ve 'Erdoğan' sorgusu!

Hürriyet başka türlü düşünmenin ve yaşamanın imkânlı olduğu yerde başlar.

Devamını Oku
23.02.2026
Alo adalet var mı bakan bey?

Yaşamın özünü görmeyen kabuğuyla oyalanır.

Devamını Oku
19.02.2026
Camiye gitmeyen imam olur mu?

Yalnız başkasına karşı hatırlanan kutsal, çıkara yenilmiş demektir.

Devamını Oku
16.02.2026
Bu dünyadan bir ‘biz’ geçti

İnsan “ben” doğar, yaşarken “biz” yaratır.

Devamını Oku
12.02.2026
Bizi işte bunlar yıkıyor

Doğayı kendi haline bıraksalar daldaki elma bile layığını bulacaktı.

Devamını Oku
09.02.2026
Depremzedeye bunu yapan size ne yapmaz

Seçilen yer yanlış.

Devamını Oku
05.02.2026
‘İmamoğlu’nu kutlama davası’ böyle bitti

Hayat geç de olsa mahkeme kararlarından daha gerçek bir hüküm verir.

Devamını Oku
02.02.2026
Görüş gününe yetişen yazı

Hepimiz aynı zamanın içinde yaşarız ama zaman hepimize yüzünü aynı biçimde göstermez.

Devamını Oku
29.01.2026
Toz dumandan görünmeyen değişim

Bir şey değişmese de her şey değişiyor.

Devamını Oku
26.01.2026
Bayrağın üstünü örten ‘süreç’

Niyetler hassasiyetlerin üstünü bahaneyle örter.

Devamını Oku
22.01.2026
Kafamı karıştıran fotoğraf

Kapının kapalı olmasını bekliyoruz da nasıl açıldığını hiç konuşmuyoruz.

Devamını Oku
19.01.2026
Masonik FETÖ’cü Marksist cephe!

Buzu sobanın üstüne bırakıyor, erimesini izliyorsun.

Devamını Oku
15.01.2026
Hedef uyuşturucu mu eğlence mi?

Endişe içimize gökten düşmez, açıklanabilir bir nedeni vardır.

Devamını Oku
12.01.2026
Hakimi öldüresiye dövenler 'hatırlı' kişiler çıktı!

Dünyanın nasıl göründüğü baktığınız yere göre değişir.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella meselesi anlattıkları gibi değil

Gerçek, ona ulaşmak istemeyen için inanılmaz görünür.

Devamını Oku
05.01.2026
Adliyenin ön kapısı

Yeni yıl, henüz yazılmamış bir tarihtir.

Devamını Oku
01.01.2026
Çıksalar ne olur çıkmasalar ne olur

Konuşmak neden aramaz, sessizliğinse anlaşılır bir nedeni vardır.

Devamını Oku
29.12.2025
Yarının kavgasına bugünden bakalım

Hareket bilinirse doğa öngörülebilir hale gelir.

Devamını Oku
25.12.2025
175 milyonluk cevap

Cevap verilemeyen her soru yeni sorulara gebedir.

Devamını Oku
22.12.2025
İddianame aşamasında bir anda dosyadan çıkan fezleke!

İnsan ne anlatırsa anlatsın ancak eylemiyle anlaşılır.

Devamını Oku
18.12.2025
Askerlerin 175 milyonu nereye gitti

“Senin” dediklerinin akıbetini sorunca senin sandığının senden ne kadar uzakta olduğunu görürsün.

Devamını Oku
15.12.2025
Ne olduğunu görmüyor musunuz?

Her “Bak” dediğimizde gözler kapanıyorsa işaret ettiğimizi gösterebilir miyiz?

Devamını Oku
11.12.2025
Ya su kirliyse?

Değişmez görünen gerçekten kaçmak yerine dokunmaya karar verdiğimizde, ona şekil verebildiğimizi de görürüz.

Devamını Oku
04.12.2025
200 günlük burun sürtme davası

Burnumuzla sadece nefes alsaydık en çok kötü kokuların sahipleri mutlu olurdu.

Devamını Oku
01.12.2025
Bir garip ölüm hikâyesi

Yaşamda birikmiş servet, bazen ölümün üzerinde perde olur.

Devamını Oku
27.11.2025
‘Kurucu önderlik’ ve kurucu irade

Küçük niyetler büyük sözlerin arkasına gizlenir.

Devamını Oku
24.11.2025
Yaşamından renkleri çalınan kadın

Koca çınardan nimetini esirgeyen toprak yokluğunu önce çimende gösterir

Devamını Oku
20.11.2025
38 çocuğun duyulmayan çığlığı

Adalet davası uzaktaki bir çığlığı duymakla başlar.

Devamını Oku
17.11.2025
CHP’yi ‘gayrımeşrulaştırma’ operasyonu

Doğa insana kendi sınırlarını çizeceği imkanı sunarken cömerttir.

Devamını Oku
13.11.2025
Eğitimsiz okullar bakanlığı

İnsan ancak eğitilirse özgür olur.

Devamını Oku
10.11.2025
Aman çocuklar duymasın!

Bakmayın gazetecilik yaptığıma.

Devamını Oku
06.11.2025
‘Pardon’ diyen karar

Bir kez olursa hata, iki kez olursa yanlış, tekrar olursa kasıt denir.

Devamını Oku
03.11.2025
Bakanlıktaki ‘koruma kalkanı’

Çoğu zaman sözün çıktığı yere bakarız.

Devamını Oku
30.10.2025
Aranan casus sonunda bulundu!

O kadar çok söz söyleriz ki bazen gerçek kalabalıkta kaybolur.

Devamını Oku
27.10.2025
Boğaziçi’ni nasıl çökerttiler?

Kime söylendiği belirsizse en ağır sözler bile havada kalır. En son Yargıtay başkanı konuştu.

Devamını Oku
23.10.2025
‘PKK yasası’na neden karşıyım

Kapıyı açan anahtar değil, kilidinin bilgisidir.

Devamını Oku
20.10.2025
Öcalan serbest bırakılacak mı

Sözcükler her zaman anlatmak için kullanılmaz.

Devamını Oku
16.10.2025