‘Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü’ D3, CHP ve siz

‘Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü’ D3, CHP ve siz

04.02.2021 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tüzük” kelimesi normalde soğuktur, insanların, hele gençlerin ilgisini pek çekmez. Maddeler, başlıklar insanı boğar ve bir an önce elinizdeki o sayfaları atıp televizyona veya sokağa dalıp gitmek isteyebilirsiniz.

Bugün ise “tüzük” meselesinin ucu, sizin ve gelecek kuşakların tüm yaşamını en yakından ilgilendiren konu haline geldi. Bakın nasıl…

CHP’den üç milletvekili, Mehmet Ali Çelebi, Hüseyin Avni Aksoy ve Özcan Özel geçen hafta istifa etti. Birkaç ismin daha istifası konuşuluyor. Muharrem İnce ise partiden “yakında istifa edeceğini” ilk defa net olarak duyurdu. Bu cümleler basit gelebilir, ancak ağır anlamları var. Günlük siyasi çalkantılarla karıştırmayın.

CHP gibi, siyasi yaşamımızda eşsiz yeri olan bir partiyi 100 yıl boyunca ayakta tutmanın zorluklarını düşünün. 12 Eylül sonrası CHP tekrar açıldıktan sonra partinin CHP-SHP-DSP olarak üçe bölünmüş yapısını bir araya getirmek için ne çaba harcadığımızı, 1994 yerel seçiminin mağlubiyetinden sonra, ancak CHP ve SHP’yi 1995’te birleştirebildiğimizi hatırlarsınız. Bu nedenle bu istifaları ciddiye alın ve bu parçalanma nasıl önlenir diye kafa yorun. CHP içinde “Oh ne güzel, gereksiz yükler ayrılsın, gürültü bitsin” diye düşünenler, gerçekten partiye büyük zarar veriyorlar.

Ben size bunun tersi olan yöntemi açıklayayım: Parti şu anda kendi içinde devrim yaparak kendini üyeleriyle, örgütüyle bütünleştirecek hamleleri yapsa, halkla arasındaki buzullar eriyecek, parti içi muhalefet ve istifalar gündemden düşecek, tersine her gün büyüyen ve ülke siyasetine sahip çıkan bir yapı oluşacak. Bu devrim, her şeyden önce tüm üyeleri ciddiye alarak onlara her konuda karar yetkisi verecek ve yeni dijital dünyanın imkânlarıyla büyüyen Z kuşağına ve herkese umut veren, onları bu çekici yeni parti modeline davet eden yeni bir tüzük yapısıyla olacak.

GELİN BU SENARYOYU YAKINDAN İZLEYİN!

Fiili bir örnek: Diyelim ki CHP, cumhurbaşkanı adayını saptamak için kullandığı iki haftalık sürenin sonuna geliyor. Evinde ütü yapan Neriman Teyze, kendini PlayStation oyunlara kaptırmış Serkan veya derneğinde toplantıda olan emekli mimar Rıfat Bey, her yıl üyelik bedelini ödeyerek partiden aldıkları “Akıllı Kart” ve şifre aracılığıyla bilgisayar üzerinden tercihlerini kullanıyorlar. Somutlaştıralım, İnce, İmamoğlu ve Mansur Yavaş cumhurbaşkanı adayı olmuşlar. Birkaç aydır yaptıkları propagandalarla partinin 1.3 milyon üyesinden destek talep ediyorlar. Kendilerini anlatıyorlar her yerde, her yöntemle. Sonra süre bitiyor, “Demokratik Dijital Devrim Tüzüğü” sayesinde her biri kendi hanesinde biriken parti içi oyların rakamına bakıyor. Diyelim ki aralarından A kişisi kazanmış, B ve C kaybetmiş. Parti içi seçimi kaybedenler kazananı tebrik ediyor hepsi ekranlara gülümsüyorlar ve güzel bir seçim dönemi hazırlığı başlıyor. “Bana haksızlık yapıldı, önüm kesildi” tarzında itirazlar hiç yok. Kaybeden, “Acaba kampanyamın neresinde yanlış yaptım?” şeklinde özeleştiriler yaparak bir dahaki seçimleri düşünüyor.

Şimdi aynı şekilde partide milletvekilleri ve belediye başkanı adaylarının seçildiğini düşünün. Yani CHP’nin normalde aday listesini açıkladığında gördüğümüz istifalar, “benimle alay edildi”, “dün partiye gelen adam benim önüme geçirildi”, “büyük haksızlık yapıldı, küstüm” şeklinde üzücü tepkilerin hiçbiri yok! Böylece en geniş payda içinde, CHP arka bahçesinin ve dolayısıyla halkın en çok desteğini alma ihtimali olan adaylar beliriyor. Kavgasız gürültüsüz, medenice!

Her vatandaş, kendini siyasetin parçası hissediyor, kimsenin kimseye “Sen partinin Atatürkçü ideolojisini bozdun, bizi yörüngemizden çıkardın” diye suçlama getirme hakkı da kalmıyor! Demokrasi fiili olarak yaşama geçiyor ve büfecisinden sanatçısına, doktorundan işsizine, herkes kendi düşüncesinin de bu partide yer aldığını bilmenin rahatlığıyla akıllı kartını elinde sıkı sıkı tutuyor.

‘D3 TÜZÜĞÜ’ PARTİDE EGEMEN OLSA, İNCE İSTİFA ETMEZ, ÇELEBİ VE DİĞERLERİ DÖNER!

İnce, cumhurbaşkanı adayını partinin tüm üyelerinin seçmesini istediğini defalarca açıkladı. Siz zannediyor musunuz ki Muharrem İnce gibi gençliğinin ilk yıllarından beri “Altı Ok”a sevdalanmış birinin, Atatürk’ün partisini bırakıp gitmesi kolay bir karar? Siz sanıyor musunuz ki “Teğmen” Mehmet Ali Çelebi’nin büyük coşkuyla üstlendiği CHP milletvekili sıfatını bırakırken yüreği parçalanmadı? Kendisi FETÖ kumpası ile cezaevinde iken nikâh törenine katılmıştım. Onun yazdığı açık mektup da Türkiye yakın dönem siyaset tarihimizin en değerli evraklarından biri. Evvelsi gün sevgili Mehmet Ali’yle uzun uzun konuştum “Böyle bir tüzük partide uygulamaya konsa, döner misin?” dedim, “Hiç tereddüt etmeden” diye yanıtladı. Ya da bugün gidin İnce’ye, “Bu tüzük yaşama geçse, partiden ayrılır mısın” diye sorun; hemen size “Ben deli miyim, niye ayrılayım?” diye yanıt verir. Ama ortada bir gerçek daha var, bu tüzüğün içeriğini sayın Kılıçdaroğlu’na 10 yıldır anlatıyorum, anlatıyoruz. 2003 genel başkan adayı olduğum dönemden beri bu fikirleri yakından biliyor. Ama Kemal Bey’in böyle bir önceliği yok. Çünkü, böyle bir tüzük uygulansa, Ekmeleddin İhsanoğlu veya Abdullah Gül isimlerinin partide hiçbir şekilde telaffuz bile edilemeyeceğini biliyor! Veya aynı şekilde kendi belirlediği isimlerin sürekli milletvekili seçilemeyeceğini de... Dolayısıyla CHP zirvesinde bu tüzük yeşil ışık zor alır. Alsaydı, 10 yıl önce “Demokratik Tüzük Çalışması”nı kamuoyundan önce, o günlerde grup başkanvekili olan Kılıçdaroğlu’na büyük umutlarla sunduğum günden bu yana bir somut uygulaması olurdu.

Bu tüzük ancak sizin devreye girmenizle yaşama geçebilir. Ancak kamuoyu ve CHP seçmeni ve CHP üyeleri olarak, “Ben artık siyasetin parçası olmak istiyorum, kararlarda payım olsun” diye tutkuyla sesinizi yükseltirseniz olur. Bu bir rüya ama denemeye değer, çok güzel bir rüya.

Dün gece ilk defa televizyonda, yaptığımız hazırlığı kamuoyuna açıkladım. Ercan Karakaş, Ankara-İstanbulİzmir’de parti içi demokrasi isteyen muhalif gruplar, onları örgütleyen sevgili Mustafa Pınar, eski milletvekili dostlar Fikri Sağlar, Mustafa Gazalcı, Haluk Pekşen, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı aydınlanmamızın büyük ismi Yekta Güngör Özden, Ömer Faruk Eminağaoğlu, avukat Kemal Akkurt, Ankara örgütünden Tevfik Kızgınkaya, Suay Karaman, eski Belediye Başkanı İhsan Yalçın, İstanbul örgütünden Canan Sezenler ve daha nice isimler, bu büyük demokratik dönüşümü arzuluyorlar ve yıllardır bu uğurda çalışıyorlar. Her birinin katkılarına demokratik Türkiye adına çok teşekkürler.

Partinin ileride herkesin çok pişman olacağı bölünmesi kapıdayken, demokrasi arayanlar ısrar ediyorlar: Gelin toplumsal baskıyı kurun ve partinin kapısını partinin tüm üyelerine açın! Böylece yüzde 20’ler yerine yüzde 35-40’lara nasıl yükselir, görün.

Yazarın Son Yazıları

İran’da özgürlük arayışı!

İran’da yaşananlar gerçekten korkunç.

Devamını Oku
15.01.2026
Bari BM ve NATO’yu kapatın!

Venezüella haberleri üzerimize yağıyor; dünya gündemini unutulmaz bir şekilde değiştiren günler yaşıyoruz.

Devamını Oku
08.01.2026
İmamoğlu’ndan Özel’e, Brigitte’ten Edip’e 2026!

Yeni yıla günaydın sevgili okurlarım!

Devamını Oku
01.01.2026
Kılıçdaroğlu ve sosyal medya kampanyaları!

Geçen hafta detaylıca yazdığım, Twitter’ın (X demek bana çok anlamsız ve içeriksiz geliyor) siber zorbalarının dev bir ablukası ile karşı karşıyayız.

Devamını Oku
25.12.2025
Twitter’ın utanmaz zorbaları ve Manifest!

Merak ediyorum, özellikle Twitter’da cirit atan bu siber zorbaları kimler yetiştirdi?

Devamını Oku
18.12.2025
Hangi hatalar zinciri bu uçurumu hazırladı?

İnsanlarımız şaşkın.

Devamını Oku
11.12.2025
CHP kurultayı: Kazananlar ve kaybedenler

1970’lerde, İstanbul’da Tenis Eskrim Dağcılık Kulübü’nde eski şampiyonlarımızdan Fehmi Kızıl vardı.

Devamını Oku
04.12.2025
CHP kurultayı demokrasiyi aydınlatacak!

CHP kurultayı, bu hafta sonu her zamanki gibi büyük bir medya ilgisi altında yaşanacak.

Devamını Oku
27.11.2025
Mustafa Kemal’i hazmedemeyen solcular!

İddianame açıklaması yüzünden geçen hafta yazamadığım konuya hemen giriyorum.

Devamını Oku
20.11.2025
İddianame ve kritik yönlendirme

Pek de sürpriz olmadı.

Devamını Oku
13.11.2025
Sahte dünyalar kuşatması

Paranın sahtesi vardır, kalpazanlar basar.

Devamını Oku
06.11.2025
Cumhuriyet, iki kahraman ve yarınlar

Dün Cumhuriyet Bayramımızı kutladık.

Devamını Oku
30.10.2025
CHP davasına dikkat!

Siyaset, insanların daha iyi yaşaması için yapılır, dünyanın neresinde olursa olsun.

Devamını Oku
23.10.2025
Yok olan Nobeller ve edepler

Trump bozulmuş, “Nasıl olur da Nobel Barış Ödülü bana verilmez?!” “Ben yedi savaş durdurdum, gidip hiçbir şeyi yapamamış birine verecekler o ödülü” deyip duruyordu.

Devamını Oku
16.10.2025
Özel-Bahçeli düellosu, cevapsız sorular

Sinan Ateş cinayetinin dumanı tütmeye devam ederken bu cinayetin bir numaralı sanığı 90’lı yılları anımsatan bir şekilde güpegündüz öldürüldü.

Devamını Oku
09.10.2025
‘Bombalı Nobel’ ve barış!

Bugünlerde, Trump ve Netanyahu’nun anlaşarak Ortadoğu’ya ve Filistin’e dayattıkları yeni düzenin ve “sözde” barışın hangi hızda yaşama geçip geçemeyeceğini öğreneceğiz, tabii yeni sürprizlerle karşılaşmazsak...

Devamını Oku
02.10.2025
Fenerbahçe, Türkiye ve demokrasi dersi!

Fenerbahçe Spor Kulübü’nde nöbet değişimi oldu.

Devamını Oku
25.09.2025
Misyonlarını tamamlayamayan kayyumlar!

Daha iki yıl önce kazanması için elimizden geleni yaptığımız, uğruna 24 saat koşturduğumuz Kılıçdaroğlu’nun, o gece kendisine umut bağlayan milyonların neredeyse tamamını karşısına alacak pasif duruşu ve agresif sessizliğiyle, Vito’larına binip kaybolmasına şahit olmak bize nasipmiş...

Devamını Oku
18.09.2025
Demokrasimizin açık yarası ve vazgeçilmez ikazlar

Türkiye, darbe günlerinde gördüğü sahneleri yaşadı.

Devamını Oku
11.09.2025
Kayyuma karşı halk, partisiyle direniyor!

Bunu da gördük.

Devamını Oku
04.09.2025
Anne Frank bana Gazze hakkında mektup yollamış…

Dün aldığım bu mektubu sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını Oku
28.08.2025
Cerahatin içinde yüzüyoruz...

Haftada bir köşe yazısı kaleme alarak gündemi yakalamak için, şapkadan üç değil, beş tavşan çıkarmanız lazım!

Devamını Oku
21.08.2025
Diyanet İşleri Başkanı’na açık mektup

Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş...

Devamını Oku
14.08.2025
Komisyon başladı: Ufukta neler olabilir?

Cumhuriyet Halk Partisi, tabanından ve partinin ileri gelenlerinden yapılan bütün uyarılara rağmen komisyona katıldı.

Devamını Oku
07.08.2025
CHP komisyona katılmamalıdır, tersine...

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve MYK’sının bu ikazları dikkatle değerlendirmeye alacaklarına inanıyorum.

Devamını Oku
31.07.2025
Bir "Altan Bey" geçti bu topraklardan

Yıl 1955, genç gazeteci Altan Öymen ve iki polis Ankara kışının ortasında…

Devamını Oku
24.07.2025
15 Temmuz’dan terörsüz Türkiye’ye...

Gündem aşırı yoğun. Ekrem İmamoğlu’na açılan en akıl almaz davalardan biri dün karara bağlandı.

Devamını Oku
17.07.2025
Satranç oynarken şahınızı veremezsiniz!

Gündem belli: AKP’nin “muhalefetsiz demokrasi modeli” için yaptığı çalışmalar...

Devamını Oku
10.07.2025
Sivas'tan bugüne... Karanlıklar ve tehditler devam ederken

Dün, 2 Temmuz’du… 32 yıl önce yobazların 35 aydınımızı yakarak katletmesinin yıldönümü...

Devamını Oku
03.07.2025
‘Mutlak butlan’a karşı CHP kararlılığı!

Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu sayesinde CHP’nin birinci parti konumuna yükseldiğini gören AKP, ne yapıp edip bu iki lideri durdurmak için her şeyi yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

Devamını Oku
26.06.2025
Cahil ve faşist liderlerin savaşı

Aslında bu köşe yazısını kaleme almanın hiçbir anlamının olmayacağı 36 saatlik süreç yaşıyoruz...

Devamını Oku
19.06.2025
Özgür Özel’in samimi gözyaşları

Her ölüm dayanılmaz bir acıdır. Şayet o ölüm, kalp krizi, trafik kazası, elektrik çarpması, cinayet veya intiharla gelmiş ise insan nefes alamaz hale gelir.

Devamını Oku
12.06.2025
Hiçbir şey, göründüğü gibi değildir

Yaşam akıp giderken, siyasi olaylara karşı yorumlar -tahminlerim bazen çok emin görünseler de- altüst olabiliyor.

Devamını Oku
05.06.2025
Çağdaş Türkiye mutlulukları ve üzüntüleri

Hayat, iyi ve kötü olaylar arasında oluşan düğümler şeklinde akan öznel bir film gibi. Seviniyoruz, üzülüyoruz, kahroluyoruz, âşık oluyoruz, şaşırıyoruz, kâh siyasetçilere kâh en yakınlarımıza kâh tuttuğumuz takıma kızıyoruz.

Devamını Oku
29.05.2025
Hayatınızda kaç tıkanıklık var?

Bazen içiniz tıkanır ya, nefes alamaz gibi olursunuz. Uyumak istersiniz ama uyuyamazsınız. İçiniz isyanlardadır, konuşacak kimseniz yoktur. Bütün bunları yaşarken bir de kapana kısılmış fare gibi trafikte kalmışsınızdır mesela!

Devamını Oku
22.05.2025
Yoksa bu bir savaş bildirisi mi?

Hayatı terör yüzünden kararmış aileler için acaba 12 Mayıs 2025 itibarıyla acılar son bulacak mı, yoksa bu tarih iç ve dış siyasetimizi daha da büyük kargaşaya taşıyacak kritik bir eşik mi olacak?

Devamını Oku
15.05.2025
Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Sokaktaki kediden lidere kadar her yer şiddet!

Devamını Oku
08.05.2025
Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Dünyanın sahte demokrasi parodileri (Trump ve ötesi)

Devamını Oku
01.05.2025
Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Subianto-Nutuk-Abdullah amcamız!

Devamını Oku
24.04.2025
Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Erdoğan’ın, yenilmez bir İmamoğlu’na katkıları

Devamını Oku
17.04.2025