Celal Üster

‘Hakaret’ kovuşturması rekoru...

21 Ocak 2016 Perşembe

“Son beş aydır, yıldırmalar, tehditler, hatta gazetecilere, yazarlara ve yayıncılara fiziksel saldırılar norm halini aldı. Bunlar arasında, Hürriyet gazetesinin binasına biri Türkiye parlamentosunun bir üyesi tarafından desteklenen iki saldırı; Cumhurbaşkanı’na karşı eleştirel bir tutum takındığı bilinen İpek Koza Medya Grubu’nun basılması ve gruba el konulması ve Vice News adına çalışan üç gazetecinin gözaltına alınması, gazeteciler hakkındaki kovuşturmalar ve daha başka tutuklamalar sayılabilir.”
Bu satırlar, İngiltere PEN’i, Galler PEN’i ve İskoçya PEN’i üyesi 25 ünlü yazarın, Başbakan Davutoğlu’nun Londra ziyareti öncesinde Birleşik Krallık Başbakanı David Cameron’a gönderdiği Açık Mektup’tan.
Sözünü ettiğim 25 yazar arasında kimler yok ki.
Tom Stoppard, yalnızca Britanya’nın değil, dünyanın en önemli oyun yazarlarından biri. Özellikle insan hakları, sansür ve politik özgürlük temalarını işleyen yapıtlarıyla tanınıyor.
David Hare de, Stoppard gibi, yaşayan en saygın oyun yazarları arasında. Yazdığı ve yönettiği oyunlar West End ve Broadway’in gözdeleri. Senaryosunu yazdığı ve yönettiği filmleri de unutmamalı.
Bizde “Gölgenin Gölgesi” adlı kitabı yayımlanan Hari Kunzru da, ifade özgürlüğünün en kararlı savunucularından. 2012’de, Jaipur’da düzenlenen bir edebiyat şenliğinde, Salman Rushdie’nin dinsel baskılar yüzünden Hindistan’da [ne yazık ki Türkiye’de de, C.Ü.] hâlâ yayımlanamamış olan “Şeytan Âyetleri” adlı romanından bölümler okuma yürekliliğini göstermişti. Ardından yaptığı açıklama da anlamlıydı: “Niyetimiz, kimsenin dinsel anlayışını incitmek değil, ölüm tehdidiyle susturulmuş bir yazara ses vermekti.”
25 yazar, Cameron’ın, Davutoğlu’nu, hükümetinin Türkiye’nin ifade özgürlüğü hakkına saygılı olma yükümlülüğüne uygun davranmasını sağlamaya davet etme fırsatını kaçırmamasını istiyor.
Ama Açık Mektup’ta benim en çok dikkatimi çeken, itiraf etmem gerekirse dehşete düşüren satırlar şunlar oldu:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2014’te göreve gelmesinden bu yana, 1923’ten beri görev alan tüm seleflerinin toplam görev sürelerindekinden daha fazla Türkiye yurttaşı hakkında ‘Türkiye Cumhurbaşkanına hakaret ettiği’ gerekçesiyle cezai kovuşturma açılmış bulunuyor.”
Bu, şu demek:
Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları hakkında, Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı süresince, Mustafa Kemal Atatürk’ten Abdullah Gül’e 16 cumhurbaşkanının görev sürelerinde açılandan daha fazla cezai kovuşturma açılmış.
Bu saptama doğruysa (ki doğru gibi görünüyor) hakkında kovuşturma açılanlardan çok, açtıran düşünmeli sanırım.
Yine de merak etmemek elde değil. 1923’ten bu yana ikisi vekâleten olmak üzere 17 cumhurbaşkanının görev sürelerinde cumhurbaşkanına hakaret ettikleri gerekçesiyle kaçar TC yurttaşı hakkında kovuşturma açıldı acaba?
Bir hukuk kuruluşu böyle bir araştırma yaptırsa, ortaya çok ilginç bir tablo çıkabilir.  


Yazarın Son Yazıları

Irgat’ın Türküsü 14 Mayıs 2018
Kâr ve kapital 14 Nisan 2018
Orwell yaşasaydı... 5 Ekim 2017
Kitapla 1 dakika! 1 Ekim 2017
Konuş, belleğim! 6 Eylül 2017
‘Hayır’ diyen insan... 21 Ağustos 2017