Çiğdem Toker

‘Unutma’ notları

26 Haziran 2015 Cuma

Yıllar çabuk geçiyor.
Meğer bugün, koalisyon görüşmelerinde takınacağı tutum merakla izlenen CHP’nin tavrını anlayabilmek için, dört yıl önceki krizi hatırlamamız gerekiyormuş
2011 seçimlerinin hemen ertesinde, milletvekili olmaya hak kazanan Mustafa Balbay ile Mehmet Haberal, beklentilerin aksine tahliye edilmeyince, CHP yemin etmeme kararı almıştı.
“Yemin krizi” olarak hatırladığımız düğüm, dönemin Meclis Başkanı Cemil Çiçek aracılığında imzalanan bir protokolle çözüldü; CHP’li vekiller yemin etti.
Ancak iktidar, böyle bir protokol hiç imzalanmamış gibi davrandı.
Protokolün gereği olan uzun tutuklulukla ilgili yasal düzenleme adımı gelmediği gibi, Erdoğan, CHP’yi “tükürdüklerini yaladılar” sözüyle aşağılamaya kalktı.
AKP’li bakanlar, alaycı demeçler verdi.
İşte Kılıçdaroğlu, bu olayı hiç unutmuyor.
Sadece bu değil.
AKP’nin “genlerine sindiğini” vurguladığı “aldatma” konusunda, birçok kez tekrarlanan önemli bir örneği daha paylaşıyor.
İktidarın hazırladığı bir tasarı Meclis Komisyonu’na gelmiş.
CHP’li üyeler; diyelim üç maddeyi antidemokratik bulmuş ve metinden çıkarılmasını istemiş.
AKP “peki” demiş, çıkarmış. Komisyondan CHP’nin istediği gibi geçmiş.
Tam genel kurulda kabul edilip yasalaşacakken, aniden bir müzakere yenilemesi.
Ve başta çıkarılan maddeler, son dakikada metne tekrar ekleniyor.
Kılıçdaroğlu, bu “oyunları” da unutmuyor.
Unutmadığı gibi, kendisini ziyarete gelen ve AKP-CHP koalisyonu talep eden iş dünyası temsilcilerine de aktarıp soruyor: “Nasıl güveneceğiz?”

***

Bu tablodan sonra, görüşmenin bıraktığı izlenimleri içtenlikle paylaşayım.
Ama önce bir hatırlatma:
Önemli ve bağlayıcı sonuçlar doğuracak bir işe doğru adım atarken, değişik ruh hallerinin etkisinde olabilirsiniz.
Hevesli, sıcak, mesafeli, uzak değil, reddiyeci.
Kılıçdaroğlu, AKP ile olası bir koalisyon için can atmıyor.
Kılıçdaroğlu için “AKP ile koalisyona sıcak” demek haksızlık olur.
Buna karşılık,
Kılıçdaroğlu, AKP ile olası bir koalisyonu kategorik olarak reddetmiyor Gözlemim, “İmkânsız görmediği, uzak olmadığı” yönünde.
CHP liderinin mesafesini, yakınlaştıracak ya da uzaklaştıracak en önemli değişken ise yıllardır ajandasına kaydettiği bu oyunların ve hatıraların bilgisi.
Kılıçdaroğlu, ancak örneklerini verdiği ağır oyunlara partisinin bir daha getirilemeyeceğinden emin olduğunda koalisyonu deneyecek gibi duruyor.
Bu da kendisinin de ifade ettiği gibi, öncelikle Başbakan Davutoğlu’nun ne söyleyip isteyeceğine bağlı.
Dolayısıyla “top”, şu anda Davutoğlu’nda.
Bunun için de Meclis Başkanı’nın seçimi, başkanlık divanının oluşturulması, Davutoğlu’na hükümet kurma görevinin verilmesi aşamalarının geçilmesi gerekiyor.
Önümüzde uzun bir, bir hafta var.
Bu süre zarfında AKP-CHP koalisyonunun imkânsız hale getirecek sıra dışı bir gelişme yaşanmazsa, Kılıçdaroğlu, “unutma” notlarıyla Davutoğlu’nu bekliyor olacak.
“Unutma”nın sonunda ünlem var tabii!..  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Hoşça kalın 9 Eylül 2018

Günün Köşe Yazıları