Cüneyt Arcayürek

Bugün Bana Yarın Sana!

13 Nisan 2012 Cuma
\n

Başbakan RTE, Çin seferinden dönerken yurtdışına çıkan devlet adamlarımızın illa ki gerekir diye, çoğu

\n\n\n

kez gündem değiştirmeye yönelik açıklamalardan birini daha yaptı ve

\n

MİT Müsteşarı Hakan Fidan için Benim, devletin sır küpü dedi. Daha ileri giderek, sözünü Türkiyenin de sır küpüne çevirdi.

\n

Dış ülkelerde gizli servislerin başında olanlar, emekliye ayrıldıklarında veya ayrılmak zorunda kaldıklarında, görevleri sırasındaki gizli kapaklı, hatta kirli işler ile ilgili ne bir açıklama yapar ne de kitap yazarlar.

\n

Bugüne dek MİTi yönetenler, ayrıldıktan sonra gizli kapaklı operasyonların hiçbiri üzerinde konuşmadı.

\n

Örneğin, Öcalanın Kenyada Türkiyeye teslimini öngören, ABDnin saptadığı ve CIA aracığıyla ilettiği koşulları müzakere eden Müsteşar Şenkal Atasagun; son günlerde konu kamuoyunda tartışıldığı sırada sessiz kaldı.

\n

Başbakan; MİTi kendine özel kişisel bir kurummuş gibi benim sır küpüm diye tanıtıyor.

\n

Oslo tutanakları, hükümetin terör örgütüne (Başbakanı temsil eden) bugünkü MİT Müsteşarının ulaştırdığı vaatleri sıraladı.

\n

Savcılık KCK soruşturması nedeniyle Müsteşar Hakan Fidanı sorguya çağırdı. RTE, savcının müsteşarını ancak kendi rızası olursa çağırabileceğini içeren bir yasayı alelacele neden Meclise gönderdi?

\n

Zira, PKKye müsteşar aracılığıyla duyurduğu söylenen ödünlerin örtüsü kaldırılınca altında RTE çıkacaktı!

\n

***

\n

Oysa, RTE yaşanan örneklerden hiç ders almamış.

\n

Bugün, MİT Müsteşarını değil, aslında kendini koruma yasası çıkarabilir RTE.

\n

Ama yarın? Devir değişir. RTE gider ve gün gelir. Dün PKK ile yapılan görüşmeler, verilen ödünler bir dava dolayısıyla gündeme gelir. Yasa değişir ve yargı; MİTten, bugünlerle ilgili bilgileri ister. Fidanı da tanık olarak çağırabilir.

\n

O zaman; saç düşer keli görünür Bay RTEnin!

\n

Bugün sorgu sırasında savcılıkta, tutuklandıkları mahkemede ve Silivride yatan gazetecilerin, aydınların yaşadığı zulmün gün gelir hesabı sorulacağı gibi

\n

***

\n

Mustafa Balbay ve Tuncay Özkanın bu süreçleri ayrıntılarıyla anlatan belgesel değerindeki kitaplarına bir yenisi eklendi.

\n

Zulümhanenin konuğu gazeteci Soner Yalçının; Samizdat adıyla yayımladığı kitap; yalnız yargı uygulamalarındaki adaletsizliği anlatmıyor; açıklamalarıyla yarınlara ışık tutuyor.

\n

Savcılık ve mahkeme sürecini ilgi çekici, bilinmeyen bilgilerle yansıtıyor. Örneğin Ergenekon soruşturmasında ABDli Susanne Haydenin rolünü, CIAnın ünlü Veli Küçükten neler talep ettiğini soruyor, yanıtlıyor ve

\n

kitabında tutuklanmasına ve suçlamalara destek çıkan, medyadaki bu devrin yalaka kalemlerini adlarıyla, yazılarıyla sergiliyor.

\n

Her alandaki yandaşlarınne mal olduklarını gözler önüne seriyor.

\n

***

\n

Gözaltına alınması nedeniyle Cumhuriyette yayımlanan yazıma kitabında yer vermiş Soner. Şunları yazmışım o gün:

\n

“…Gerçek şudur: Soner Yalçın gazeteci olarak hem Odatvde hem de Hürriyette her pazar yayımlanan araştırma ürünü, tarihsel olayları güncelleştiren yazılarında iktidarı eleştirdi. Birçok yanları hâlâ gizemli Ergenekon, Balyoz gibi davalarda kamuoyunun bilmediği gerçekleri belgeleriyle açıkladı.

\n

Odatvdeki belgeli haberler, yorumlar Ergenekon savcısının Soner Yalçını terör örgütüne üye olmak ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmeksuçlamasıyla gözaltına almasına neden oldu.

\n

Soner Yalçının suçu, adı Ergenekon savcılarının iddianamelerinde yer alan ancak varlığını hiçbir resmi makamın doğrulamadığı bir terör örgütüne üyelikse... bu suçlamayı bir kalem geçiniz efendim...

\n

***

\n

O günkü yazım şöyle sona eriyor:

\n

Soner Yalçın medyaya sesleniyor. Tabii anlayana: Bugün bana yarın sana.

\n\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Viraj ustası 10 Mayıs 2015
Ya sen nesin? 9 Mayıs 2015
Anlamaz 8 Mayıs 2015

Günün Köşe Yazıları