Ebru Kılıçoğlu

2015

28 Aralık 2015 Pazartesi

Büyük takımın ‘doğal favori’ olduğu günler çoktan geride kaldı futbolda. Bunu biliyoruz. Ama ilk düdükle beraber, çok değil daha geçen senenin şampiyonu olan bir takımın, geçen senenin 17.’si olan bir takımla arasındaki tek farkın Sneijder olduğunu görmek her şeye rağmen, şaşırtıcı! Nitekim iki Sneijder daha lazımken, birinin bile olmaması Galatasaray’ı etkisiz eleman haline getiriyor Kayserispor karşısında. Buna karşılık ev sahibi, futbol adına ne lazımsa yapıyor: Galatasaray’ın zayıf olan sağ tarafını, kendi kolluk kuvveti Biseswar ile alabildiğine yıpratıyor, duran toplardaki gizli silahı Mabiala’yı bol bol kullanıyor, kalesini takım halinde savunup, ataklarını tekvücut halinde yapıyor.

Oyuna kayıp başladı
Galatasaray ise çakma stoperler, çakma orta sahalar, kazanılmaya çalışılan futbolcular çerçevesinde, oyuna ‘kayıp’ başlıyor. Kornerden gelen topu tamamlayan Mabiala’nın kafa golü ile yenik düştüğü 16. dakikaya kadar da böyle sürdürüyor. Sonra rakip sahaya yerleşip topa sahip olsa da gol yollarında etkisiz olduğu için bu bir işe yaramıyor. 55’te Podolski sakatlık nedeniyle çıkınca peşpeşe gelen değişikliklerle kurgu değişiyor. Daha ofansif hale gelen Galatasaray, 61’de, kendisi için imkânsız görünen golü Sinan’ın bireysel çabalarıyla buluyor. İki tarafın da galibiyet golü istemesi tempoyu hızlandırıyor. 74’ten itibaren Galatasaray’ın artan baskısı ve peşpeşe bulduğu net pozisyonlar ‘Daha önceleri nerelerdeydiniz?’ dedirten cinsten. Ancak sonucu değiştirmiyor. 2015’in mucize şampiyonu, 2015’in son maçını 1 puana ve 2016’daki muhtemel kaderine razı kapatıyor.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

180 dakika! 16 Mayıs 2021
Kader ve kimya 9 Mayıs 2021
Canı isteyince 3 Mayıs 2021
Zoraki 3 puan 29 Nisan 2021