Ebru Kılıçoğlu

Şampiyon...

20 Mayıs 2019 Pazartesi

Tempo, futbol, heyecan… Ligin zirvesindeki büyük çekişmenin, heyecanla beklenen düellosuna beklenti bu üç kelime. Onun yerine bir gerilim hattı izleyerek başlıyoruz maça. Başakşehir, Galatasaray’ın bütün zaaflarına konsantre olmuş şekilde çıkıyor maça. İleriye hızlı çıkıyor, savunma arasına sızmaya çalışıyor, topu sahasına karşılarken son derece disiplinli bir alan savunma yapıyor. Buna bir de ‘kimya’ ekleniyor. G.Saray’ın bamteli en gergin futbolcularının düğmelerine bol bol basıyor. G.Saray’a gelince… Orta sahanın yeterince top tutamaması, oyun verimliliğini etkiliyor. Oyunu kanatlara açmayı, tempoyu seven Sarı-Kırmızılılar, rakibinin taktik anlayışının da etkisiyle sürekli fren yapmak zorunda kalıyor. İki takımın da kendi tarafından ileriye itmeye çalıştığı oyunda rekabetin yoğunluğu fizikselden çıkıyor, psikolojiye dönüyor. Özellikle de Bajic, soldan Elia’nın akıl dolu asistiyle maçtaki ilk golü bulduktan hemen sonra... Bundan sonra da bu öncelik hiç değişmiyor. 2. yarıya Fatih Terim, akıllıca bir müdahaleyle Selçuk’la başlayınca denge G.Saray lehine değişiyor. Bu dakikadan itibaren Onyekuru ve Feghouli, alışkın oldukları topları almaya başlıyor, baskıyı artırıyorlar. Bu baskı G.Saray’a tam 4 gol getiriyor. İlki 47’de bu maçın ve sezonun en önemli adamı Feghouli’nin nefis rövaşata golü. Bunu peş peşe Belhanda ve Onyekuru’nun golleri takip ediyor ancak her ikisi de VAR sonrası iptal ediliyor. Sonunda 64’te Onyekuru, son ve kesin golü atarak G.Saray’ı öne geçiriyor. Sinir harbinin dozu arttıkça saha kenarı da bu gerilime karışıyor. Süregelen itişmelerin sonucu Fatih Terim, bir kez daha kendini tribünde buluyor. Ancak son derece olaylı geçen bu maç ve bu sezonda gerilerden gelerek kupaya uzanan bir takımın teknik direktörü olmanın gururu en büyük tesellisi oluyor.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

180 dakika! 16 Mayıs 2021
Kader ve kimya 9 Mayıs 2021
Canı isteyince 3 Mayıs 2021
Zoraki 3 puan 29 Nisan 2021