Kahrolsun nefret dili

Kahrolsun nefret dili

12.01.2024 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Sevgili okurlarım, bu iktidarın Türkiye’ye yaptığı büyük kötülüklerin başında, insanları açlığa mahkûm etmenin yanında, adaleti yok etmek, toplumu düşman kamplara bölmek, kültürümüzü ilkelleştirmek ve dilimizi bozmak geliyor:

İktidarın en yukarıdan en aşağıya kadar kullandığı “nefret dili” siyasette ve elbette siyasetin de etkisiyle, gündelik hayatta egemen oldu.

Böylece, sadece dilimiz değil, terbiyemiz, nezaketimiz de bozuldu.

Nezaket ve terbiyemiz bozulunca ilişkilerimiz de bozuldu.

Elinde en ufak bir yetki kırıntısı bulunan bürokrat veya sorumlular, vatandaşa tepeden bakmaya, hakaret etmeye başladı.

***

İktidarın en üst düzeyinde sürekli kullanılan ve bütün televizyonlardan kulaklarımızı tırmalayan, gazetelerin manşetlerinden belleklerimize kazınan nefret sözcüklerinin bazılarını aşağıya çıkardım.

Bakın iktidar, rol modelimiz olarak, sürekli kullandığı sıfatlarla konuşma dilimize ne yönde katkılarda(!) bulunmuş.

(Dikkat: Nefret ifade eden bu sıfatların önemli bir bölümü, saygınlığı olan parti liderleri için ve/veya iktidara karşı hak ve hürriyetler bağlamında protesto eylemi yapanlar hakkında kullanılmıştır. Kimlik ifade eden siyasal veya etnik sıfatlar ise aşağılamak amacıyla kullanıldığından doğrudan “nefret suçu” kavramına girerler.)

***

“adi”

“ahlaksız”

“affedersin Ermeni”

“alçak”

“ananı da al git”

“(bunlar) ateist”

“cibiliyetsiz”

“çapulcu”

“çakal”

“çamur”

“çürük” 

“edep fukarası”

“edepsiz”

“eşkıya”

“gafil”

“geri zekâlı”

“haysiyet fukarası”

“haysiyetsiz”

“imansız”

“iki sarhoş”

“İsrail dölü”

“kan emici”

“kitapsız (dinsiz anlamında)”

“(bunlar) komünist”

“mankafa”

“namert”

“namussuz

“onursuz” 

“ölü sevici”

“rezil”

“sanatçı müsveddesi” 

“sefil”

“şerefsiz”

“soysuz”

“sürtük”

“terörist” 

“tezek”

“vampir”

“virüs”

“yalaka” 

“(bunlar) Zerdüşt”

“zürriyetsiz”

***

Ben yerel seçimlerde güzel İstanbul’umuzu bu dili konuşan bir partinin temsilcisine emanet etmek istemiyorum.

Yazarın Son Yazıları

Meşruiyetini kaybeden iktidara direnmek anayasal görevdir (4)

Bu iktidar hem 16 Nisan 2017 tarihinde rejimi değiştiren halkoylamasında oyların yasalara aykırı bir biçimde sayılması dolayısıyla hem de Anayasa’ya aykırı olan başka eylem ve söylemlerine ilave olarak, Anayasa Mahkemesi kararlarına uymayarak, “meşruiyetinin iki kaynağı açısından da” sorun yaşamaktadır.

Devamını Oku
23.06.2026
Seçimi yapmadan önce kazanmak (3)

Perşembe ve Cuma günleri bu sütunda, İktidarın önümüzdeki seçime nasıl baktığını sorgulayan iki yazı yazdım.

Devamını Oku
21.06.2026
İktidar seçimi saptıracak mı? (2)

Demokratik bir iktidarın meşruiyetinin birinci koşulu, gerçek seçeneklerin iktidarla muhalefet arasındaki eşit yarışma koşullarında sunulduğu, şeffaf, adil ve periyodik seçimlerdir.

Devamını Oku
19.06.2026
İktidar seçim yapmayacak mı? (1)

Anayasal haklarını kullanan ve yasal gösteri yapmak isteyen işçilere, öğretmenlere, avukatlara, emeklilere, öğrencilere uygulanan orantısız şiddet, İktidarın, toplumdan ve Demokrasi’den hem korktuğunun hem de uzaklaştığının göstergesi.

Devamını Oku
18.06.2026
‘Yüzsüzlüğe’ övgü (!)

Cumhuriyet köşe yazarı Nilgün Cerrahoğlu, 14 Haziran 2026 tarihinde “Yüzsüzlüğün elli tonu” başlıklı bir makale yayımladı. “Alçaklığa Övgü”, “Aptallığa Övgü”, “Gönüllü Köleliğe Övgü” ve “Hainliğe Övgü”ye ilave olarak, onun bu yazısından bir “Övgü” makalesi daha çıkardım!

Devamını Oku
16.06.2026
Hanımlar beyler, kıymayın bu Cumhuriyete!

Hanımlar Beyler...

Devamını Oku
14.06.2026