Erdal Sağlam

Çalışan sayısı 1.1 milyon azaldı ama işsizlik düştü

11 Şubat 2021 Perşembe

Resmi işsizlik oranları, ekonomideki büyük sıkıntıya rağmen düşmeye devam ediyor. 2020’nin kasım ayında işsiz sayısının son bir yılda 303 bin kişi azalarak 4 milyon 5 bin kişiye düştüğü, işsizlik oranının da 0.4 puanlık azalışla yüzde 12.9’a indiği açıklandı.

İşin garip tarafı, işsizlik oranında düşüş açıklayan Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) aynı kapsamda çalışan sayısının da azaldığını açıklaması. Kasım ayında istihdam edilen kişi sayısı son yılda 1 milyon 103 bin kişi azalarak 27 milyon 66 bin kişiye, istihdam oranı da 2.7 puanlık düşüşle yüzde 42.9’a indi.

Bunu, istihdam edilmek için gereken şartlara uygun kişilerin ancak yüzde 43’ünün çalışabildiği şeklinde yorumlayabiliriz. Genç işsizlerde durum çok daha vahim, çalışma yaşına gelmiş gençlerin kabaca dörtte biri, yani dört gençten biri iş bulabiliyor.

İşsizlik oranlarına ilişkin rakamlar elbette bir fikir veriyor ama hayatın gerçekleriyle uyuşmadığı da kesin. Bunun nedeni, bir kişinin işsiz sayılabilmesi için son bir ay içinde işsizlik başvurusu yapma şartı. 2014 yılından önce son üç ayda başvuru yapılması kabul ediliyordu, ancak son bir ay olarak değiştirildi. Gerçekten işsiz olanlar ve iş için son bir ayda başvuranların toplamı ile bulunan geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 28.2 olarak hesaplanıyor.

İşsizlik rakamlarının pandemi nedeniyle, alınan önlemler nedeniyle gerçeği göstermekten iyice uzaklaştığı da ortada. Kısa çalışma ödeneği uygulaması ile birlikte sözleşme feshinin yasaklanması ve buna bağlı devletin nakdi ücret desteği nedeniyle, gerçek işsiz sayısının hesaplanması iyice zorlaştı. Şimdi bu ödeneklerden faydalanan ama süre bitince resmen işten çıkarılacakların sayısı bilinmiyor. Martta bu desteklerin süresi doluyor ve uzatılıp uzatılmayacağı belli değil. Yani bu geçici uygulamalar bittiğinde geniş tanımlı işsizlik rakamları daha anlamlı olabilir. Geçici destekleri kattığımızda işsizlik oranlarının yüzde 30’un üzerinde olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Enflasyon rakamlarında olduğu gibi, istihdamla ilgili resmi rakamlarda da TÜİK’e gittikçe büyüyen güvensizlik var. Bu nedenle fiyat hareketleri ve istihdam verileri danışma kurulları oluşturuldu. Bu kurullarda geniş yelpazede ilgili araştırma kuruluşlarının ve saygın akademisyenlerin bulunması önemli bir adım. Bu kurulların sadece TÜİK’in açıkladığı rakamlara kamuoyunun desteğini almak için değil, açıklanan verilerin metodolojik olarak iyileştirilmesi ve ekonominin gerçek durumunu gösteren verilerle çeşitlendirilmesi için çalışması gerekiyor. Umarız danışma kurullarına giren kuruluş ve hocalar, kendi itibarlarını da düşünerek, işin bu yönüne de ağırlık verirler.

HİZMETLER SEKTÖRÜ FELÇ

TÜİK’in 2020 Ekim-Kasım-Aralık ayı ortalaması alınarak hesaplanan kasım ayı verilerine baktığımızda, son bir yılda istihdam edilenlerin sayısının tarım sektöründe 361 bin, sanayi sektöründe 91 bin, hizmet sektöründe ise 751 bin kişi azaldığı, buna karşılık inşaat sektöründe 101 bin kişi arttığı ortaya çıktı. Ucuz kredilerin etkisiyle inşaatta yeniden başlayan canlanmanın etkisi istihdamda görülürken, takip eden aylarda bu artışın duracağı hatta azalacağı bekleniyor.

Verilere göre istihdam edilenlerin yüzde 16.7’si tarım, yüzde 20.9’u sanayi, yüzde 6.2’si inşaat, yüzde 56.2’si ise hizmet sektöründe yer alıyor. Hizmetler sektörünün çok büyük bir ağırlık taşıdığı bu istihdam ikliminin sürdürülebilir olmadığı da kendiliğinden gözüküyor. Hizmet sektörüne bağlı istihdamın pandemiden büyük zarar gördüğü, sanayi ve tarımda istihdamı artırmadan işsizliğe çözüm bulunamayacağı da bir kez daha ortaya çıkıyor.

Bu arada otomasyonla birlikte özellikle sanayi sektöründe önümüzdeki yıllarda işgücü kaybı yaşanmasının kaçınılmazlığı da ileriye dönük işsizlik tablosu beklentilerini iyice bozuyor.

Kadrolaşma politikası tartışmalı kamuda çalışan sayısında yaşanan artış, gerçek tablonun daha da ağır olduğunun işareti. Bu arada bir sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, kasımda 4.1 puan azalarak yüzde 29.7 olarak gerçekleşti. Bu rakamı kayıtlarda görülmeyen ama gelir sağlayan kişilerin sayısında da önemli bir azalma olduğu biçiminde yorumlayabiliriz. Bu da pandemi nedeniyle gelirsiz kalan kesimlerin çok büyüdüğü anlamına geliyor.

İşsizlik tablosu, büyümenin istihdam yaratan bir anlayışla ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bir yandan ekonomik istikrar sağlanıp doğrudan yabancı sermaye çekilirken, yeni bir üretim planlaması da gerekiyor. Özetle, bu ekonomik ve siyasi anlayışla işsizlik sorununun çözümü çok zor.


Yazarın Son Yazıları