Erdal Sağlam

Çıkış senaryoları başladı ama destek ihtiyacı sürecek

28 Nisan 2020 Salı

Etkisinin azalmaya başlamasıyla birlikte, ekonomide “salgından çıkış senaryoları” konuşulmaya başladı. Turizm, havacılık, lokantacılık başta olmak üzere bazı sektörlerde krizden çıkışın uzayacağı tahminleri yapılırken, otomotiv gibi bazı sektörler için iyimser senaryolar pompalanmaya başladı.

Çıkış konuşulmaya başlasa da, artık salgınla mücadelede kamunun vermesi gereken destek ihtiyacının sona ereceği beklenmemeli. Önümüzdeki dönem bazı sektörlere verilen desteklerin uzatılması söz konusu olabileceği gibi, salgında normalleşmenin ekonomiye etkisinin aşamalı olacağı da hesaba katılmalı. Türkiye’de de bazı sektörlere verilen desteklerin devam etmesi, özellikle işsiz kalanlara ve geliri olmayan kesimlere ise ek destek ihtiyacının ortaya çıkması beklenebilir. 

Politikacıların tavrı tedirgin edici

Piyasaların çıkışı düşünmek için aceleci davranması normal, ancak ülkeyi yönetenlerin temkinli davranması gerektiği de ortada. Bazı hükümet üyelerinin AVM’lerin hemen açılması konusunda, AVM sahiplerinden bile daha aceleci davrandığına dönük haberler, yöneticilere bunu anımsatmak gereğini ortaya koyuyor. Bilim Kurulu’nun normalleşme adımları konusunda daha temkinli tavsiyelerde bulunduğu haberleri ise sevindirici. Umarız bu kez Bilim Kurulu’nun tavsiyelerine tam olarak uyulur da, aceleci davranarak her şeyden önce halkın sağlığı yeniden tehlikeye atılmaz.

Tüm dünyada politikacıların krizden çıkışta normalleşme adımlarını, mümkün olabildiğince öne almaya çalıştıklarını görüyoruz. Politikacıların bu tavrı, salgının çok kısa sürede tüm ülkelere yayıldığı gerçeği göz önüne alındığında, tüm dünyayı tedirgin eden bir durum.

Politikacıların aceleci davranmasının en önemli nedeni ise ekonomilerin bir an önce toparlanmaya başlaması, büyümeye yeniden ivme kazandırılıp, işsizlik gibi etkisi büyük sonuçların yumuşatılmasını istemeleri. Bunlar doğal istekler ama temkinli ve planlı bir çıkış planı hazırlanması, halkın sağlığı ve ekonominin kalıcı olarak iyileşmesini sağlaması açısından daha önemli. Bu, tüm ülkeler için geçerli ama iyi yönetilmediği için çok kırılgan hale gelen Türkiye gibi ülkelerin ekonomileri için çok daha önemli.

Ülkelerin ekonomik yapısı, krizden etkilenecek sektörlerin ekonomideki ağırlıkları, çıkacak faturada önemli rol oynayacak gibi gözüküyor. Türkiye açısından bakıldığında turizm ve havayolu taşımacılığı, lokantacılık gibi hizmet sektörleri bu konudaki en önemli handikapı oluşturuyor. Bir an önce uçuşların başlaması hem teknik hem ekonomik açıdan havayolu şirketlerinin geleceğini belirleyecek. Bu nedenle yurtiçi uçuşların öne alınacağı anlaşılıyor. Yine de THY başta olmak üzere kamu kaynaklarından havayolu şirketlerine ciddi katkılar sağlanması gerekeceğini, katkıların yıl içerisine dağıtılmasına çalışılacağını tahmin ediyoruz.

Turizmciler: 2020’yi kaybettik

Türkiye için özellikle döviz geliri açısından, son dönemde önemi artan turizm sektörünün durumu ağır görünüyor. Turizm Bakanı özellikle yabancı turist çekmek için yeni sağlık kriterleri getirirken, buna rağmen bu yıl yabancı turist sayısının çok az olması bekleniyor. Alınacak tedbirlerle otellerin masraflarının artacağı, kapasitelerinin düşürülmesi gerekeceği buna rağmen yabancı turist sayısının çok az olacağı tahmin ediliyor. Ekonomik olarak turizmcilere verilen desteklerin uzatılması hatta daha da artırılmasının gündeme gelmesi bekleniyor. Bununla birlikte otellerin gelecek turistler için avans aldıkları acentelere bu parayı ödeyemeyecekleri, kısa süre içinde bu konudaki sıkıntıların gündeme geleceği, devletin ek destekler vererek bu konuya el atması gerekeceği de konuşulanlar arasında.

Konuştuğumuz turizmciler, haziran ayı başında açılması planlanan iç turizm konusunda da artacak maliyetleri nedeniyle fiyat, ekonomideki genel sıkıntılar ve güvenirlik sorunları yaşanmasını bekliyor ve bu konuda da fazla umutlu olamadıklarını söylüyorlar. Özetle turizmciler, “2020 kayıp görünüyor, 2021 için hazırlıklar yapmamız gerekiyor” noktasına gelmiş durumda.

Sadece turizm değil lokanta, yiyecek içecek ve eğlence sektörlerinin de bu yıl içinde toparlanamayacağı, dolayısıyla destek ihtiyaçlarının büyüyeceği tahmin ediliyor. Buna karşılık otomotiv gibi bazı sektörlerde ise iyimser senaryoların pompalandığı gözüküyor. Hükümet yetkilileri, insanların özel araç tercih edeceklerini bu nedenle otomobil satışlarının artacağını söylüyor. Ancak yaşanan ve daha da ağırlaşma ihtimali bulunan genel ekonomik sıkıntılar, kurlardaki yüksek artış gibi unsurlar bence o kadar iyimser davranmayı engelliyor.

Özetle; salgınla ilgili veriler olumlu sinyaller vermeye başladı ama daha normalleşmenin başlaması için uzun bir yol gerektiği de ortada. Bununla birlikte salgından bunalan piyasalar, yöneticilerin de körüklemesiyle, bir an önce çıkışı konuşmaya başladılar. Bunun önümüzdeki kısa sürede iyimserlik yaratması beklenebilir ama daha sonra ayakların yere basmasını sağlayacak verilerin gelmesiyle, piyasalarda yeni iniş çıkışlar yaşanabilir. Umarız, hasretini çektiğimiz rasyonel yönetimi, hiç olmazsa bu çıkış döneminde görebiliriz.


Yazarın Son Yazıları