Gülengül Altınsay

Körler ve kör olmayanlar

08 Şubat 2018 Perşembe

Doğru, körler sağırlar birbirini ağırlar, ağırlıyor da. Baksanıza herkes futbolun düzeninden de, gidişatından
da, adaletsizliklerden de şikâyetçi. Fakat kimsenin bunların kaynağını göstermeye cesareti yok. Ya da niyeti yok.
İplerin asıl kimlerin elinde olduğunu da gayet iyi biliyorlar ama ipin ucundakileri hedef göstermeyi yeğliyorlar.
Ayrıca yıllardır biliyoruz ki düzenden de gidişattan da adaletsizliklerden de şikâyetçi gibi olanlar aslında düzenin, gidişatın, adaletsizliğin sadece kendi lehlerine işlemesini istiyorlar. Onun için adaletsizlik yalnızca kendilerine vurduğunda seslerini çıkarıyorlar; o da alakasız yerlere.
 
Kim bu güçler?
Aykut Kocaman’ın, Fenerbahçe’nin Konya’ya karşı iki puan kaybetmesinin ardından kendisine çanak soru soran meslektaşıma verdiği cevaba bakar mısınız?
Neymiş, “Federasyon başkanı Beşiktaşlıymış, şimdi Kulüpler Birliği Başkanı da Beşiktaşlıymış, yayıncı kuruluşun yorumcuları çoğunlukla Beşiktaşlıymış. Körler sağırlar birbirini ağırlıyormuş.”
Sanki ülkede futbolu gerçekten Federasyon Başkanı ve Kulüpler Birliği Başkanı yönetiyormuş gibi. Sanki futbol buralarda dizayn ediliyormuş gibi. Sanki yorumcular forma rengine bakmadan, kanalın sahiplerinin eğilimine bakmadan düşündüklerini söyleyebiliyormuş gibi.
TFF Başkanı ile Kulüpler Birliği Başkanı’nın özgürce seçilmediğini, bir emirle atandığını bilmeyen yok. Bunların sadece başka yerlerde belirlenmiş kararları uygulamaya geçirmekten başka bir işlevi olmadığını, futbolu fiilen kulüp başkanlığı yapanların dizayn ettiğini tribündeki adam bile söyler size. Beşiktaşlı yorumcuların değil, yukarılarla içli dışlı bir yorumcunun futbola yön verdiğini de… Benim için hiç önemli değil ama merak edenler için yazayım; o yorumcu Fenerbahçeli.
Hakemlerin kafalarının hiç rahat olmadığını, işlerini sürdürebilmek için nereleri rahatsız etmemeyi gözetledikleri de herkesin malumu.
Bakın bir örnek olay:
Hatırlarsanız, yayıncı kuruluş Caner Erkin’in hakeme küfrünü yakalayıp devamlı zumladı ekranlarda. Bunun için federasyon bir gecede kural değiştirdi ve görüntüden Caner’e altı maç ceza verdi. Beşiktaş da cezayı kabullendi.
Geçen hafta ise Emre Belözoğlu’nun hem de yakın mesafeden hakeme küfrünü geçiştiriverdi herkes. Sonunda Belözoğlu iki sarıdan bir maç oynatılmayarak kurtarıldı… Deniyor ki, “Hakem sarı kart gösterdiği için yapacak bir şey yok.” Asıl sorun da burada; hakem duyduğu küfre ancak sarı gösterebiliyor, hakemin duymadığı küfre ise bir yerlerden gelen emirle 6 maç ceza veriliyor. Neden acaba?
 
Cesaret  aranıyor
Aykut Kocaman bilmiyor mu bunları? Futbol düzeninin nerelerde oluştuğunu, nerelerden yönetildiğini taa İstanbulspor zamanından bilmeli.
İlk yarıdaki Fenerbahçe-Beşiktaş maçının skorunda hakemin rolünü de bir hatırlasa Aykut Hoca mesela?
Evet, kör insan hata yapabilir. Ama gözü gördüğü halde sadece ipin ucundakileri görüp, ipi tutanlara gözlerini kapatanların düzenden şikâyet etmesine kim inanır?


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Devrim ve israf yılları 19 Mayıs 2022
Son vuruş olmazsa 9 Mayıs 2022
Gönül meselesi 5 Mayıs 2022
Bir durun biraz 28 Nisan 2022
Dolap beygiri gibi 21 Nisan 2022