Gülengül Altınsay

Messi de gelse

11 Eylül 2020 Cuma

Messi çok büyük oyuncu. Barcelona çok büyük kulüp. Ama son birkaç yıldır beklenen düzeyde futbol oynayamıyor Barcelona. Hani hep söyleriz ya Messi bile gelse olmaz bu takımla diye, işte Barcelona bile Messi’si olmasına rağmen başarılı olamıyor. Çünkü Barcelona dünyaya örnek olan oyun yapısının eskimesi problemini çözemedi. O oyunun yerine daha çağdaş yeni bir oyun düzeni ve o oyun düzenine uygun kadro yapılanmasına gidemedi. O kadar flaş transfer fayda etmedi. Demek ki bir takımın başarısında oyun planı ve kadro yapılanması her şeyin önünde geliyor. Öyle şu futbolcu yetenekli, şu futbolcu tecrübeli, şu futbolcu “bildik, tanıdık” diye transfer yaparsanız hayal kırıklığına uğrarsınız.

Tasarım yoksa

Önce ne kadar bütçeniz var, nasıl bir takım yapacaksınız nasıl bir oyun planınız olacak, bunu tasarlayacaksınız. Ve ona uygun yapılanmaya gideceksiniz. Ama bizde yapılan tartışmalar daha çok futbolcu isimleri üzerinden gidiyor. Ardından yerli-yabancı, genç-yaşlı tartışmaları geliyor. Ve biz de bu kargaşanın içinde boğulup gidiyoruz. Belli plan çerçevesinde takım oluşturulmayınca takımların kalıcılığı da olmuyor doğal alarak. Ve de her sezon sil baştan yeni takım kurma çabasına giriliyor. Bu da hem zaman kaybı hem de para kaybı. Beşiktaş’ta da durum çok farklı değil. Yeniden yapılanma lafları ortalarda dolaşıyor ve transferler yapılıyor ama bunların hangi plana göre yapıldığı anlaşılmıyor. Bir plan var mı o da belli değil henüz.

Sergen Yalçın bu belirsizlikleri açmak amacıyla bir basın toplantısı yaptı. Takımın gençleşmesi, yaşlı ve de kiralık futbolcuların azaltılması tezine karşı “Beşiktaş gibi takımlar PAF takımıyla sahaya çıkmaz” anlamında sözler sarf etti. Doğru çıkmaz. Ne var ki kimse “Sahada 11 tane 19 yaşında oyuncuyla oynansın” demiyor zaten. Geçmiş başarılarıyla yaşayan, bedeni iflasın eşiğinde ve bir sene sonra göndermek için göbeğinizi çatlatacağınız oyuncu almayın diyor sadece. Sizde 10 yıl kalacak, günün futbolunu oynayacak zinde futbolcuya yatırım yapın diyor kısacası.

Sözler ve gerçekler

Erkan Can’ın “Bırakmam Seni” kampanyası çerçevesinde oynadığı klibi seyrettim ve çok duygulandım. İşte Beşiktaş’ın ve Beşiktaşlıların yolu bu. Fakat sorun sözler ve uygulananlar arasındaki çelişkide. Uzun vadeli ve dengeli bir takım yaratmak mı, yoksa günü kurtaracak flaş transfer mi? Soru bu. Mesela Sergen Yalçın ismi olan santrfor arıyor şimdi. Oysa ki ismi olan Delgado’lar, Love’lar geldi Beşiktaş’a ve hiçbir etki yaratamadan gittiler.

Bakın bir de neden transfer yapmıyorsunuz sözlerini yanıtlayan Klopp’a kulak verelim: “Kendi tarzımız var; takımı daha da geliştirmeyi temel alırız. Elbette bir iki yere takviye düşünüyoruz. Ama şart da değil. Zaten dünyanın en iyi 11 futbolcusunu da getirseniz iyi bir takım olamayabilirsiniz. Ancak uyumla, çalışmayla ve isabetli kararlarla iyi bir takım olursunuz. Biz takımı geliştirerek son 3 yılda finaller oynadık, en büyük kupaları kazandık.”

Yıllardır benzer şeyleri söyleyip duruyorum ama dinleyen yok. Belki Klopp’a kulak verir karar vericiler...


Yazarın Son Yazıları

Van der Sar ne bilir? 24 Eylül 2020
Puan futbolu 17 Eylül 2020
Kolay başlangıç 14 Eylül 2020
Messi de gelse 11 Eylül 2020
Bile bile Paok 4 Eylül 2020
‘Paradan kıymetli’ 23 Ağustos 2020
Tren kaçıyor mu? 17 Ağustos 2020
Yerli, milli ve yabancılı 10 Ağustos 2020
Başakşehir dersleri 23 Temmuz 2020
Teşvik nedir bilmeyenler 17 Temmuz 2020
Rus ruleti 10 Temmuz 2020
Eski virüs: Transfer 2 Temmuz 2020
Burak’la kolay 27 Haziran 2020
Ağlayan çocuklar 26 Haziran 2020