Gülengül Altınsay

Şampiyon belli mi?

24 Ağustos 2017 Perşembe

Bir iki sonuç, sorunların üzerinin örtülmesini sağladı bile. Bir anda dünyanın en pahalı ligi olduk. Bir yandan da şampiyonluk yüzdeleri havada uçuşuyor.
Başarı için pahalı pahalı transferler yapmak bir de iki haftada başarılı sonuçlar almak yeterli oluverdi bazıları için.
Çünkü ne kadar çok transfer yaparsak -hatta bunlar sönmüş ama ışığı bir tek bizde görülen yaşlı yıldızlar bile olsalar- o kadar başarılı olunur düşüncesi hâkim.
Ve doğal olarak takımlar çok sayıda yeni transferlerle yeniden inşa dönemindeler.
Tamam bazen takımı tümüyle değiştirmek geçmişteki arapsaçına dönmüş sorunları sil baştan yapabilmek için bir yol olabilir. Ama bu durum hemen sonuç vermez normalde; takım oluşturmak için zaman ve emek gerekir.
Fakat Galatasaray ilk iki haftada aldığı iki galibiyet ve oynadığı canlı oyunla kafaları karıştırdı bile. Ve hatta hem başkan Dursun Özbek’i hem de Tudor’u ümitsiz vaka olarak görenler eminim şimdi kara kara düşünüyorlardır; nasıl bir ‘U dönüşü’ yaparız diye.
 
Aşağıya çekmek
Bu arada son iki yılın şampiyonu Beşiktaş’ın yine şampiyon olma olasılığını zayıflatma kampanyası da başlatıldı tabii. Bir yandan Şenol Güneş’in emeklerini küçümseme bir yandan da son iki sezonda kazanılan şampiyonluklara şüphe katma çalışmaları Beşiktaş’ın önünü kesmek için değil de nedir?
Efendim neymiş Beşiktaş kollandığı için buralara gelmişmiş.
Bunların amaçları belli.
Beşiktaş’a karşı şampiyonluk yolunda olası şanssızlıkların (!) şimdiden zeminini hazırlamak.
Geçmişte de bu tarz senaryolarla Beşiktaş’ın haksız yere mağdur edilmesine yardımcı olanlar şimdi yine iş başında.
Beşiktaş için ‘Şerefli ikincilikler’ tanımlaması boşuna mı çıktı sanıyorsunuz?
Her şampiyonluğun ardından “Bu Beşiktaş’ı kim durduracak” esprileri…
Eğer bugün futbolda eşit koşullarda yarış arzusu olanlar varsa futboluyla başarılı takımları aşağı çekmek için çabalamak yerine takımların göğüslerindeki sponsorlara baksınlar. Kaynağı belli olmayan harcamalara, bütçeyi kat ve kat aşan transferlere baksınlar.
Kim eşit kim daha eşitmiş görürler.
 
Rakibi kendisi
Beşiktaş’ın yapması gereken kulaklarını tıkayıp polemiklerden uzak durması ve tabii çok çalışarak rakiplerine göre bir değil, birkaç gömlek -çünkü bir gömlek iyi olmak yetmeyebilir Kartal’a- daha iyi olması.
Geçen hafta olduğu gibi gereksiz puan kayıpları yapmaması.
Kasımpaşa karşında 2-1 gibi sadece bir farklı üstünken yapılan oyuncu değişiklikleri hiç de mantıklı değildi mesela. Atiba zaten yokken Oğuzhan’ı da oyundan almak hem de yerine takıma hiç alışık olmayan Medel’i koymak çok büyük riskti.
Çünkü Beşiktaş’ın kalbi Atiba-Oğuzhan ikilisinde atıyor. En azından şimdilik böyle. Santrfor mevkiinde ya da mesela kanatta yeni transferleri deneyebilirsiniz fakat en kritik noktada skor 2-1’ken böyle bir risk fazla. Oğuzhan gibi topu olumlu kullanan bir oyuncunun yerine Medel değil de yine defansif özellikli Necip alınsaydı da Beşiktaş skoru koruyabilirdi büyük ihtimalle. Çünkü Necip takıma alışık bir oyuncu.
Koca bir parantezin ardından yine konuya dönersek anlaşılıyor ki Beşiktaş için daha da zor geçecek bu sezon.
Beşiktaş’a üç yıl üst üste şampiyonluğu fazla görenlere en güzel cevap ise kendi içinde güçlü olan ve iyi futbolda inat eden bir Kara Kartal olmak.


Yazarın Son Yazıları

Luce laneti mi? 23 Ekim 2020
Bir tek Rıdvan 5 Ekim 2020
Van der Sar ne bilir? 24 Eylül 2020
Puan futbolu 17 Eylül 2020
Kolay başlangıç 14 Eylül 2020
Messi de gelse 11 Eylül 2020
Bile bile Paok 4 Eylül 2020
‘Paradan kıymetli’ 23 Ağustos 2020
Tren kaçıyor mu? 17 Ağustos 2020
Yerli, milli ve yabancılı 10 Ağustos 2020
Başakşehir dersleri 23 Temmuz 2020
Teşvik nedir bilmeyenler 17 Temmuz 2020
Rus ruleti 10 Temmuz 2020