Gülengül Altınsay

Şampiyonluğun öyküsü (1)

20 Mayıs 2021 Perşembe

Beşiktaş’ın şampiyonluk öyküsüne gelin şampiyonluğun ilan edildiği 15 Mayıs’tan başlayalım.

Kara Kartallar şampiyonluk maçına çıkıyor artık; rakip Göztepe, yer İzmir. 

Ve 2-1 kazanan Beşiktaş şampiyon.

Tıpkı 1967’ de bir başka Göztepe-Beşiktaş maçını kazanıp (2-0) şampiyonluğunu ilan ettiği gibi...

İzmir’in uğuru mu nedir Siyah-Beyazlılar Ziraat Türkiye Kupası’nı da yine İzmir’de 3 gün sonra alıyor.

Koşullar düşünülünce büyük başarı bu.

Her şeyden önce taraftar desteği olmadan, pandemi stresi altında, 40 maçlık bir sürecin sonunda şampiyon oluyorsunuz.

Dahası, Euro 2020 nedeniyle sıkıştırılmış bir fikstürün ardından.

Zaten ben şaka ile karışık bu sezonun şampiyonluğuna bir kupanın yetmeyeceğini, 2 kupa ile ödüllendirilmesi gerektiğini talep etmiştim.

Tarihin başladığı gün

Ve her başarının ardından o başarıya sahip çıkanlar, fotoğrafın en önünde görünmek isteyenler çok olur. Geçmiş unutulur. 

Neyse biz yine çift kupalı Beşiktaş’a dönelim. Ve bu kez işin başına ta tribünlerde “Sergen Yalçın” nidalarının yükseldiği zamana dönelim.

Abdullah Avcı’nın kimyası Beşiktaş’a uymayınca, başarısız sonuçlar da taraftarın canını sıkınca bu ateşi söndürebilecek, hatalı işler yapsa da taraftarın nezdinde kredisi olan Beşiktaş forması giymiş bir ismin akla gelmesi de doğal.

Tamam tribünler Sergen Yalçın diyor ama Ahmet Nur Çebi seçimden kısa bir süre önce aday olup seçilmiş ve çok ağır sorunları kucağında bulmuş. Yönetim hem hazırlıksız hem de deneyimsiz. Teknik heyetle sağlıklı bir ilişki kurulamıyor. Bu arada yeni hoca için değişik isimler düşünenler var.

22 Ocak 2019’da Erzurumspor’a yenilip kupadan elenmenin akşamı başkanın locasında şaşkınlık ve mutsuzluk egemen… Başkan çevresinin fikrini alıyor. Çoğu kişi şikayet ederken “sezon ortasında hoca değişikliği risklidir ama illa yapılacaksa Sergen Yalçın takımın başına gelmeli” fikri ortaya atılıyor. Ne var ki orada bulunan çoğu kişi kuşkulu.

Başkan da temkinli. Ertesi akşam Ümraniye’de topluyor kurmaylarını… Abdullah Avcı ile görüşüyor ve onda devam etme konusunda yeterli enerjiyi görmeyince kararını veriyor: Sergen Yalçın takımın başına geçecek.

Aslında plan daha büyük… Sergen Yalçın takımın başında olacak, onun çok iyi bir teknik direktör olacağını söyleyen Lucescu kulübün sportif yapılanmasının başında olacak…

Sonra ne oluyorsa belki kulübün gelecek 5-10 yılını düzlüğe çıkaracak bu planın Lucescu tarafı uygulamaya sokulmuyor.

Böylece Yalçın’ın göreve başlamasıyla günümüze kadar gelen tarih dilimi başlıyor.

Güven veren başkan 

Taraftar Sergen Yalçın’dan yana ama bu sezon başında sonuçlar gelmeyince zaten Yalçın’a kuşkuyla bakanlardan itirazlar gelmeye başlıyor.

Kafalarda Sergen Yalçın’ın bir sezonu bile tamamlayamamış bir geçmişi var öncelikle. Ama öngörü sahibi olmak yöneticiliğin en önemli ögesi. Yöneticilik ayrıca risk alma yeri. 

Zaten Yalçın sadece futbolculuğunda kulübün efsanesi olduğu için hak etmiyor bu görevi… Beşiktaş’ta Serpil Hamdi Tüzün, Gordon Milne ve Lucescu’yla, milli takımda Terim, Güneş ve Denizli ile çalışmış bir futbolcu o… Beşiktaş’ta yardımcı hoca olarak başladığı teknik adamlığa birçok lig takımıyla devam etmiş. Ve hep futbol zekasıyla, olumlu top oynatma ısrarıyla öne çıkmış. Şimdi olmazsa ne zaman geçecek Beşiktaş’ın başına…

Kuşkular sezon sonuna kadar hem içte,  hem dışta sürüyor ama kulüpte hocaya da takıma da güvenen ve etrafa güven veren bir isim var: Başkan Ahmet Nur Çebi… Büyük zorluklar altına giren başkan Ümraniye’ye de el atıyor. Maaşlar ve primler söylenen zamanda ödeniyor. En önemlisi hoca ve futbolcular asıl zor günlerde onların arkasında duran “Başkan gibi başkan” görüyorlar.


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Haydi kalk ayağa 11 Haziran 2021
Sıfır noktası 5 Haziran 2021