Hikmet Çetinkaya

Zorba Devlet... Sansüre Hayır...

27 Kasım 2014 Perşembe

Türkiye Cumhuriyeti laiklik temelinde yükselen demokratik, sosyal bir hukuk devletidir, aşiret devleti değil...
Türkiye mollalar cumhuriyeti, muz cumhuriyeti hiç değil...
Türkiye; Suriye, Irak, Mısır, Libya, Katar, Suudi Arabistan değil...
Demokrasi; sandıktan halkın oylarını alıp; iktidara sahip olup erkini babasının çiftliği sanmak hiç değil!
Bu baskı, yıldırma, gözdağı!
Nereye kadar?
Demokrasiyi zorbalık sananlar, 17 Aralık operasyonunun ardından görevden alınan eski bakanlar Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Erdoğan Bayraktar hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu’yla ilgili haberlere yayın yasağı getirdi, yargı kararıyla.
Komisyon başkanlığı tarafından Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na gönderilen yazıda 27 Aralık 2014’e kadar istenen yayın yasağını, Ankara Yedinci Sulh Ceza yargıcı uygun gördü.
Yargının verdiği yayın yasağı anayasaya aykırıdır. Çünkü bilgi edinme yurttaşlara tanınmış bir haktır.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin yaptığı açıklamada olduğu gibi “yayın yasakları” bu hakkı çiğnemektedir.
Şimdi soruyorum:
“Türkiye’de basın özgürlüğü var mıdır?”

***

Cumhuriyetimizle yaşıt Cumhuriyet gazetesi, 17 Aralık için getirilen “yayın yasağı”na karşı tavrını açıkladı...
İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, dört eski bakan hakkında kurulan Meclis Soruşturma Komisyonu’nun istemi üzerine Ankara Yedinci Sulh Ceza Mahkemesi’nin aldığı karara uymayacağını açıkladı.
Cumhuriyet’in gerekçesi şu:
“Bir mahkeme ya da yargıç istediği konuda istediği gibi karar veremez.
Yetkisi olmayan bir konuda ya da yasal dayanağı olmadan verilmiş bir yargı kararının yaptırımı bazı hallerde ‘yokluk’tur.
Yani o karar, ilk alındığı tarihten itibaren hiç verilmemiş ve baştan itibaren hükümsüz sayılır.”
Cumhuriyet, halkın haber alma özgürlüğünü savunur.
Başlıca ilkelerinden biri budur...
Demokratik ülkelerde basın özgürdür, sansür edilemez!
Kamuoyundan haber gizleme istemi Türkiye’nin nereden nereye geldiğinin somut bir göstergesi...
Üstelik bunu TBMM’nin istemesi birey olarak beni üzdü!
Bir yurttaş olarak bilgi edinmem benim yasal ve anayasal demokratik bir hakkım ve bu hak benim elimden alınıyor...
Habere ulaşmak, bilgi edinmek, yorum yapmak, haberi özgürce yayımlamak basın özgürlüğü kapsamında değil midir?
Bir haber yargı kararıyla toplumdan gizlenir mi?

***

Öyle ’30’lara, ’40’lara gitmeye gerek yok...
Tek parti dönemiydi o yıllar ve devletin partisi vardı salt!
’50’ler, ’60’lar, ’70’ler, ’80’ler, ’90’lar ve 2000’ler...
Yıl 2014...
Ortadoğu’da, Afrika’daki zorba devletlerde yaşananlar laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye’de yaşanıyor...
Biz bunları darbeler döneminde, OHAL’de yaşamıştık...
Demek ki “ileri demokrasi” denilen şey buymuş!
Kandırıldın ey halkım, kandırıldın 12 yıldır...
Kandırılıyorsun ey halkım!
Toprağın metrelerce altında, rezidansların asansöründe, AVM çadırlarında ölüyorsun!
Uyansan bir kez, gözlerini açıp baksan ne oluyor, diye.
Ey emekçim, yoksulum, köylüm, kentlim, dindarım, Türk’üm, Kürt’üm, Lazım, ey benim halkım...
Hayat nedir senin için Tanrı hakkına söyle!
Bu talanı, yalanı, soygunu görsen, anlasan...
Tanrısı para olanları, halkın vergilerini çalanları tanısan...
Para ve kâr güdüsünün peşinde olanlarla yüzleşsen!
İnsanca yaşayabilsen!
Yapabilir misin ey halkım, yapabilir misin?  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Aşklar ve sevinçler... 9 Eylül 2018
Hoşça kal hüzün... 6 Eylül 2018
Bir garip yolcu... 4 Eylül 2018
Sevda düşleri... 2 Eylül 2018