Eller gider mersine biz gideriz tersine
İrfan Hüseyin Yıldız
Son Köşe Yazıları

Eller gider mersine biz gideriz tersine

26.06.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Durgunluk yaratma riskine rağmen ABD Merkez Bankası (Fed) 75 baz puanlık agresif bir faiz artırımına gitti, ardından İsviçre Merkez Bankası, İngiltere Merkez Bankası, Brezilya, hatta Körfez ülkeleri bile “Nass”a aldırmadan faiz artırımına gittiler. Birçok gelişmiş veya gelişmekte olan ülke yılbaşından beri faiz artırımına gidiyor, AB Merkez Bankası da 11 yıllık aradan sonra ilk kez temmuz ayında faiz artırımına gideceğinin sinyalini verdi. 

Peki bu ülkeler neden faiz artırımına gidiyor?

Çünkü pandemi döneminde başta gelişmiş ülkeler olmak üzere birçok ülke, kapanan işyerleri, durgunluğa giren ekonomileri, artan işsizlik oranları nedeniyle vatandaşlarına ve işyerlerine büyük mali desteklerde bulundular, sıfıra varan faiz oranlarıyla kredi dağıttılar. Ancak piyasaya bolca pompalanan bu likidite pandemi sonrasında, fiyat artışlarına, istikrarsızlığa, dolayısıyla enflasyona neden olmaya başlayınca, çare olarak piyasada oluşan likidite fazlasını azaltmak için faiz artırmaya, parasal ve mali daraltıcı politikalar uygulamaya başladılar. 1929 büyük buhrandan beri kapitalist sistem kendini böyle tedavi ediyor. Ekonomi daralırken genişlemeci para ve maliye politikaları, ekonomide enflasyon tehlikesi oluşunca da daraltıcı para ve maliye politikaları izleniyor.

Türkiye ise aksine hareket ediyor, yüzde 73.5 olan resmi enflasyona rağmen, yüzde 14’e indirdiği politika faizini artırmama ve negatif reel faiz verme ısrarını sürdürüyor. Elbette bu durumda tasarruf etmek değil, TL kredi kullanmak daha cazip hale gelmiş oluyor. Ayrıca enflasyonun sebep olduğu maliyet artışları nedeniyle de stagflasyon (enflasyon ve durgunluğun bir arada olması) riskinin arttığı görülüyor. 

Enflasyon, emeği ile geçinenlerin yani ücretlilerin, serbest meslek kazancı elde edenlerin, sabit gelirlilerin, emeklilerin ve işsizlerin üstüne karabasan gibi çökmüş, her açıdan ekonomide sürdürülebilirliğin ortadan kalktığını gösteren gelişmeler izliyoruz.

DÜDÜKLÜ TENCERE SUBAPSIZ OLMAZ

İktisat bilimi, piyasa ekonomisinde Merkez Bankası’nın hem faizleri hem kuru aynı anda kontrol etmeye çalışmaması gerektiğini öneriyor. Çünkü enflasyonist bir ortamda faizleri düşürdüğünüzde, diğer mal ve hizmetler gibi dövizin de fiyatı artar. Bu düdüklü tenceredeki emniyet subapı gibidir, basıncın bir seviyeden sonra dışarıya verilmesi gerekir, aksi halde düdüklü tencere patlar. 

Ekonomi yönetimi inadına kuru kontrol etmek ve politika faizini artırmamak için temel mekanizmaları terk etti. Önce 128 milyar dolarlık hazine rezervi kamu bankaları üzerinden piyasaya satıldı olmadı, sonra kur korumalı mevduat uygulaması getirildi olmadı, gelire endeksli senet çıkarıldı pek ilgi görmedi, haftalık 2 milyar dolar civarında bir para dolaylı olarak piyasaya satıldı yine olmadı, üstelik döviz rezervleri uçtu gitti.

Merkez Bankası’nın 10 Haziran itibarıyla brüt rezervlerinin 102.51 milyar dolar, bilanço içi yükümlülüklerinin 94.57 milyar dolar olduğu, buna göre net rezervlerinin 7.94 milyar dolara, swap’lar hariç net rezervinin ise eksi 54.25 milyar dolara gerilediğini hesaplıyoruz.

BU KEZ DE BDDK ŞAPKADAN TAVŞAN ÇIKARDI

Cuma günü piyasalar kapandıktan sonra günübirlik, arkası ve önü düşünülmemiş bir karar da BDDK’den geldi, özet olarak deniyor ki; 15 milyon TL üzeri döviz nakdi varlığı bulunan şirketlerin, bu varlığı aktifinin ya da bir yıllık satış hasılatının yüzde 10’unu aşması durumunda yeni nakdi TL ticari kredi kullanamayacaklar. 

Böylece kuru kontrol etmeye ve şirketlerin döviz talebinin önüne geçmeye yönelik nafilesi olmayan bir çıkış daha geldi. Ortamı istismara açık hale getirip, zabıtayla stok kontrolüne gittikten sonra, şimdi de sermaye kontrollerine de geçmiş olduk.

Kabaca şirketlere deniyor ki senin TL krediyi alıp dövize çevirme ihtimalin var. Ancak bu şirketlerin döviz yükümlülükleri var mı, yok mu? İşlerini yürütmek için dövize ihtiyaçları var mı, yok mu? Bütün bunlar dikkate alınmadan getirilen bu sınırlama Türkiye ekonomisine getiriden çok zarar vereceğini düşünüyorum. Şirketler, dövizlerini sistem dışına veya dışarı çıkarmaya yönelirse, bundan bankacılık sistemi de olumsuz etkilenir.

Olması gereken, en azından ekonomik işleyişin; entegre olduğumuz kapitalist dünya siteminin bilimine, normlarına, standartlarına ve hukukuna uygun olması gerekiyor. Aksi halde güvenini, hukukunu ve uyumunu kaybeden bir üçüncü dünya ülkesi olmanın ötesine geçmemiz mümkün görünmüyor maalesef... 

Yazarın Son Yazıları

Kalkınma ve akademik meslekler

Birinci sanayi devriminin belirleyici teknolojisi; makineler, buhar gücü ve fabrika sisteminin oluşmasıydı (1760-1840).

Devamını Oku
17.08.2025
Ekonomik belirsizlikler

Ülke olarak neden sürekli makroekonomik belirsizlikler ve dengesizliklerle uğraşıyoruz?

Devamını Oku
03.08.2025
Bıçak kemiğe dayandı

İktidarın iki yıldır yürüttüğü enflasyonla mücadele programında yolun sonuna gelindi diyebiliriz.

Devamını Oku
20.07.2025
İçimiz yanıyor!

Her yaz meydana gelen orman yangınları, yaşadığımız bir trajediye dönüştü...

Devamını Oku
06.07.2025
Ekonomi politik girdap

Trump’ın, gümrük tarifelerinde ve uluslararası ticarette yarattığı belirsizliklere, 13 Haziran’da İsrail’in, İran’a saldırmasıyla artan jeopolitik riskler de eklenince...

Devamını Oku
22.06.2025
Bayramlaşamıyoruz bile!

Düşünce üreten, yazan ve çizen insanların erdemi, elbette yaşadığı dönemin sorunlarını dile getirmekten geçiyor.

Devamını Oku
08.06.2025
İstikrarsızlığın maliyeti büyüyor

Geçtiğimiz cuma günü, 19 Mart’ta başlayan İBB operasyonlarının dördüncüsü yapıldı. Merkez Bankası da perşembe günü, 19 Mart’tan sonra ilk enflasyon raporu sunumunu gerçekleştirdi.

Devamını Oku
25.05.2025
Ekonomi sert daralıyor

Ekonomi sert daralıyor

Devamını Oku
11.05.2025
Depremi beklerken

Depremi beklerken

Devamını Oku
27.04.2025
Dünya’da Trump belirsizliği

Dünya’da Trump belirsizliği

Devamını Oku
13.04.2025
Ekonomide büyük tahribat

Ekonomide büyük tahribat

Devamını Oku
30.03.2025
Milli gelir büyümesi ve kalkınma

Milli gelir büyümesi ve kalkınma

Devamını Oku
16.03.2025
Ekonomide güven sorunu

Ekonomide güven sorunu

Devamını Oku
02.03.2025
TÜSİAD’ın enflasyon eleştirisi

TÜSİAD’ın enflasyon eleştirisi

Devamını Oku
16.02.2025
Sosyal adaletin küresel krizi

Sosyal adaletin küresel krizi

Devamını Oku
02.02.2025
Bütçede adaletsizlik ve keyfilik

Bütçede adaletsizlik ve keyfilik

Devamını Oku
19.01.2025
Ekonomide öngörüler

Ekonomide öngörüler

Devamını Oku
05.01.2025
Dağılımda adaletsizlik büyüyor

Dağılımda adaletsizlik büyüyor

Devamını Oku
22.12.2024
Emekli maaşı ve asgari ücret sancısı

Emekli maaşı ve asgari ücret sancısı

Devamını Oku
08.12.2024
Aralıkta faiz indirimi sinyali

Aralıkta faiz indirimi sinyali

Devamını Oku
24.11.2024
Vergide adalet kalmadı

Vergide adalet kalmadı

Devamını Oku
10.11.2024
Kurumlar güvenilirliklerini kaybediyor

Kurumlar güvenilirliklerini kaybediyor

Devamını Oku
13.10.2024
Faiz sarmalına girdik

Faiz sarmalına girdik

Devamını Oku
29.09.2024
Bu ‘OVP’ de piyasalara güven vermedi

Bu ‘OVP’ de piyasalara güven vermedi

Devamını Oku
15.09.2024
Tarımını kaybeden ülke

Tarımını kaybeden ülke

Devamını Oku
01.09.2024
Ekonomide belirsizlikler devam ediyor

Ekonomide belirsizlikler devam ediyor

Devamını Oku
18.08.2024
Servet transferi ve iktidar

Servet transferi ve iktidar

Devamını Oku
04.08.2024
Vergide sistemsizlik ve adaletsizlik

Vergide sistemsizlik ve adaletsizlik

Devamını Oku
21.07.2024
Krizin bedelini emekçiler ödüyor

Krizin bedelini emekçiler ödüyor

Devamını Oku
07.07.2024
Faşist ideolojiler geri mi geliyor?

Faşist ideolojiler geri mi geliyor?

Devamını Oku
23.06.2024
Enflasyon zirve yaptı

Enflasyon zirve yaptı

Devamını Oku
09.06.2024
Ahbap çavuş kapitalizmi

Ahbap çavuş kapitalizmi

Devamını Oku
26.05.2024
Enflasyonla mücadele programı başarılı mı?

Enflasyonla mücadele programı başarılı mı?

Devamını Oku
12.05.2024
Mali müşavirler ayakta

Mali müşavirler ayakta

Devamını Oku
28.04.2024
Kötü yönetilmeye kırmızı kart

Kötü yönetilmeye kırmızı kart

Devamını Oku
14.04.2024
Enflasyon en büyük endişe kaynağı

Enflasyon en büyük endişe kaynağı

Devamını Oku
31.03.2024
Ekonomimiz uyuşturucu bağımlısı

Ekonomimiz uyuşturucu bağımlısı

Devamını Oku
17.03.2024
İrfan Hüseyin Yıldız yazdı...

Hayat pahalılığı kimleri eziyor?

Devamını Oku
03.03.2024
Kapsayıcı kurumlarımızı kaybediyoruz

Kapsayıcı kurumlarımızı kaybediyoruz

Devamını Oku
18.02.2024
Kapitalizm krizleri üretiyor

Kapitalizm krizleri üretiyor

Devamını Oku
04.02.2024