Mehmet Ali Güller

Atatürk’ün Kafkas planı

08 Ekim 2020 Perşembe

Hürriyet’in, Türk-Rus işbirliğini hedef alarak Dağlık Karabağ sorunu için manşetten “Stalin’in Kanlı Mirası” demesine daha önce kısa bir yanıt vermiştik.

Günümüze ışık tutan yüzyıl önceki o süreci bugün biraz daha ayrıntılı aktaracağız. Hem de doğrudan Atatürk’ün telgrafıyla... 

Mustafa Kemal Atatürk’ün 5 Şubat 1920’de komutanlara gönderdiği “siyasi vaziyetin muhakemesi” belgesi, Kemalistlerle Bolşeviklerin İngiliz Kafkas Seddi’ni yıkma işbirliğinin önemini tüm boyutlarıyla sergilemektedir.

Mustafa Kemal Atatürk, stratejik analizinde, Avrupa’dan Hindistan’a uzanan hat üzerinde emperyalizmin yolunun nasıl kesileceğine dikkat çekmekte ve aynı hat üzerinde bir mazlumlar ittifakına işaret etmektedir. 

Oldukça uzun olan bu tarihi önemdeki belgenin konumuzla ilgili kısımlarını okurlarımızın dikkatine sunuyoruz:

İngilizlerin Kafkas Seddi planı

“Türkiye, Kafkasya’dan Bolşevik istilasını kolaylaştırmak ve onunla harekât birliği etmekle batıdan doğuya doğru Anadolu, Suriye, Irak, İran ve Afganistan ve Hindistan kapılarını müthiş bir şekilde açmış olacaktır. Bu açık kapıları kapamak için müttefikler stratejik taarruz harekâtı yapacak kuvvetleri süratle tedarik edemezler. Lüzumlu hareket üslerine ise tabiaten sahip değildirler. Böyle bir harekât ancak Batum’da söz konusu olur ki, bu halde dahi Kafkasya ile Hazar Denizi’nin arasını tıkamak için Batum’dan itibaren 400 kilometre fazla uzaklaşmak icap eder. 

Bu hal karşısında İtilaf Devletleri Bolşevikler ile Türklerin arasını Kafkas milletleri vasıtasıyla kesmek planını bulmuşlardır. Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan belki de Kuzey Kafkasya hükümetlerinin bağımsızlıklarını tasdik ederek onları kendilerine çektiler. Şimdi Bolşeviklerle vuruşmalarını bir emrivaki yapmak için onları her şekilde teşvik ve takviye etmektedir. Bundan başka bizzat kuvvet sevkine de başlamışlardır ki bu kuvvet tesiriyle hem Bolşeviklerle çarpışmayı çabuklaştırmak ve hem de Kafkas milletlerinin gerek Türklerle Bolşeviklerin herhangi bir temaslarını önlemek ve kontrol etmek fikrindedirler.

Kafkas Seddi’nin yıkılmasının önemi

“Eğer bu plan muvaffak olur ve Kafkas milletlerinin bize karşı kati bir set vaziyeti almasıyla memleketimiz kuşatılmış kalırsa, artık Türkiye için mukavemet imkânları temelinden yıkılmış olur, ondan sonra siyasi mevcudiyetlerini tamamen kaybedebilecek olan Anadolu Türkleri İtilaf Devletleri subayları kumandası altında sömürge askeri olarak ordular teşkil edecek, hem Kafkasya milletlerinin İtilaf itaatinde tutulmasını ve hem Bolşevik istilasının durdurulmasını temin için kan dökeceklerdir. Bu halde İtilaf Devletleri’ne mutlak teslimiyet halinde Türkler için canlarını feda etmekten kurtulmak emin değildir.

Dolayısıyla Kafkasya seddinin yapılmasını Türkiye’nin kati mahvı projesi sayıp bu seddi İtilaf Devletleri’ne yaptırmamak için en son vasıtalara müracaat etmek ve bu uğurda her türlü tehlikeleri göze almak mecburiyetindeyiz.

Bolşeviklerle anlaşmanın önemi

İşte 5 Şubat 1920’de aleyhimize tatbik edilmekte olduğunu gördüğümüz plan budur. Bu planın açıklanması, bize düşen tedbirleri ve vazifeleri göstermektedir. Bu tedbirler aşağıdadır. 

Doğu cephesinde resmi veya gayri resmi seferberlik yaparak Kafkas seddini arkadan yıkacak yığınaklara başlamak, yeni Kafkas hükümetleriyle ve bilhassa Azerbaycan ve Dağıstan İslam hükümetleriyle acilen temasa gelerek İtilaf planına karşı kararlarını ve vaziyetlerini anlamak, Kafkas milletleri bize set olmaya karar verdikleri halde taarruz harekâtımızı birleştirmek için Bolşeviklerle anlaşmak ve dahilen milli teşkilatı son derece genişletmek ve takviye etmek ve silah, cephane ve malzememizi vermemek için silah kullanmaktır.” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, c.6, s.266-269)

Ne yapmalı?

Benzer tablo, aslında bugün de geçerlidir. ABD emperyalizmi, 20 yıldır Kafkasya’da bir dayanak oluşturmaya çalışmaktadır. Gürcistan örneğini yinelemek peşindedir. 

ABD için Kafkaslar; birincisi Türkiye, Rusya ve İran’ın arasına girmenin; ikincisi Karadeniz’e doğudan da yerleşmenin, üçüncüsü Karadeniz-Hazar bağlantısını kesmenin, dördüncüsü de Çin’in Kuşak ve Yol İnisiyatifi’ni düğümlemenin sahasıdır.

Bu saha, Türkiye-Rusya-İran ve elbette Çin işbirliğiyle ABD’ye kapatılabilir ve böylece Güney Kafkasya’da Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan için en yararlı “ortak çözüm” bulunabilir.


Yazarın Son Yazıları

Stratejik özerklik 21 Kasım 2020
‘Tek adam’ devleti 19 Kasım 2020
Trump mı, Biden mı? 2 Kasım 2020