Mehmet Ali Güller

Moskova’dan Ankara’ya Karadeniz ve İdlib mesajı

20 Şubat 2021 Cumartesi

Soçi’de yapılan Astana toplantısından çok önemli iki sonuç çıktı: Rusya, İran ve Türkiye üçlüsü, hem ABD’yi hem de İsrail’i uyardı.

Astana üçlüsü, ortak bildiriyle “Suriye Arap Cumhuriyeti’ne ait olan petrolün yasadışı olarak ele geçirilmesinin ve satışından elde edilen gelirlerin transferinin kabul edilemez olduğunu” belirtti. Böylece Suriye petrolünü “çalan” ABD-PYD ortaklığı hedef alınmış oldu.

Astana üçlüsü ortak bildiriyle İsrail’in Suriye topraklarına saldırmasını kınadı, “bu saldırılarının uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve bölgedeki güvenliğe tehdit oluşturduğunu” ilan etti.

PUTİN’İN TEMSİLCİSİNİN İDLİB UYARILARI

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev, Astana Platformu toplantısından sonra Rus basınına verdiği demeçte, Ankara’ya üç önemli mesaj verdi:

1. Lavrentyev,Türkiye’nin İdlib’i kontrolü altında tutan gruplar üzerinde yeterli nüfuza sahip olmadığını, bu durumun İdlib gerilimi azaltma bölgesindeki teröristleri muhaliflerden ayırma sürecini sekteye uğrattığını” belirtti.

2. Lavrentyev, “Türkiye’nin ılımlı muhalifleri İdlib’deki teröristlerle mücadele için harekete geçirmek istemediğini” kaydetti.

3. Lavrentyev,Türkiye’nin M4 karayolundaki durumu normalleştirme sorumluluğunu henüz yerine getirmediğini” belirtti.

Moskova’nın bu mesajları, İdlib’in hâlâ Suriye konusunda önemli bir düğüm olduğuna işaret ediyor.

İDLİB NEDEN DÜĞÜM?

Suriye ordusu, Rus hava desteğiyle İdlib’i teröristlerden temizlemek istiyor uzun süredir. AKP iktidarı ise bölgeden çıkmak istemediği için Suriye-Rusya operasyonuna karşı çıkıyor. “Teröristleri ılımlılardan ayırmak” şeklindeki formülünü hayata geçirme beklentisiyle operasyonu engelliyor.

Rusya ise Ankara-Moskova ilişkilerine olumsuz yansımaması için ve Ankara’yı Washington’a itmemek gerekçesiyle Şam’ın talebini rafa kaldırdı; sorunu Astana içinde çözmeye çalışıyor.

AKP iktidarının İdlib’de bulunma ısrarı neden peki? İdlib’den çekilirse, Afrin’den de çekilmek zorunda kalacağını hesaplıyor çünkü...

Afrin’de kalmak istemesini ise “ABD’nin PYD koridorunu” kesme hedefine bağlıyor. Oysa Suriye ordusunun tüm bölgeyi kontrolü altına alması, bırakın kesilmesini, koridorun toptan ortadan kalkması demek zaten!

Nitekim hem Moskova hem Tahran bu konuda Ankara’ya asıl adresi işaret ediyor.

RUSYA: KÜRT DEVLETİ KABUL EDİLEMEZ

Lavrentyev, Rus basınını bilgilendirdiği toplantıda bu konuda da önemli açıklamalar yaptı. “Kürtlerin Suriye halkının ana unsuru olduğunu, bu nedenle bağımsız Kürt devleti ya da başka türden sözde devlet yapıları kurmanın söz konusu olamayacağını” söyleyen Putin’in Suriye Özel Temsilcisi, “bunun kesinlikle kabul edilemez olduğunu” önemle vurguladı.

Lavrentyev, bunun yerine “Kürtleri Şam’la verimli diyalog kurmaya, gerili- min azalması için karşılıklı olarak kabul edilebilir mutabakatlar yapmaya yönlendiriyoruz” dedi.

Benzer mesajları Tahran da veriyor. Son olarak İran Dışişleri Bakan Danışmanı Ali Asker Hacı, “Türkiye’nin sınırlarında- ki durumla ilgili tedirginliğin giderilmesinin”, “Suriye’nin tüm toprakları üzerindeki egemenliğine bağlı” olduğunu belirtti. İranlı diplomat, Suriye ve Türkiye hükümetleri arasında ilişkilerin kurulmasından yana olduklarını vurguladı.

KARADENİZ RAHATSIZLIĞI

Moskova’dan Ankara’ya dolaylı gelen eşzamanlı bir başka mesaj ise Karadeniz konusundaydı. Rusya, Karadeniz’de yapılan TürkAmerikan ortak tatbikatına tepki gösterdi.

“Tatbikatın Rusya karşıtı olduğu herkes için açık” diyen Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “tatbikatın sınırlarının hemen yanı başında yapıldığını, bunun da barış ve istikrarı tehdit ettiğini” savundu.

HERKESİ İDARE ETME YANLIŞI

Sonuç olarak; Karadeniz’de TürkAmerikan ortak askeri tatbikatından Suriye konulu Astana toplantısına, Blinken-Çavuşoğlu görüşmesinden S-400 pazarlıklarına, Savunma Sanayi Başkanlığı’nın Patriot almak için ABD’yle temasa geçmesinden Ankara’nın F-35 programına dönmek için ABD’de bir lobiyle anlaşmasına kadar pek çok gelişme yaşanıyor...

Tüm bunlar; Türkiye’nin hem ABD’yle hem de Rusya’yla ilişkilerinin seyrini etkileyecek gelişmeler.

Böylesi karışık sorunları, herkesi idare etmeye çalışarak değil, tehdidin nereden geldiğini saptayıp bütünlüklü bir strateji oluşturarak çözebilirsiniz!


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları