Meriç Velidedeoğlu

‘Karikatür Oklar!’

27 Aralık 2019 Cuma

Değerli dostlar, bir hafta önce, “Karikatür” (KRT) televizyonunda yer almıştı, Erdoğan’ın bu “Karikatür Oklar” adlandırması. (20.12.2019)

Bıyık altından gülmeyle, alay eder gibi, kendince böyle adlandırdı “CHP”nin kuruluş ilkelerini...

“Altı ok”u...

Keyifliydi; yine sıraya konulmuştu, T.C. Devletini kuran Atatürkün var ettiklerine yapılacak saldırılar.

İlkin adını koyduğu gazetenin “Cumhuriyet”e, bomba atarak başlatacaklar, ardından da “CHP”ye uzanarak sürdüreceklerdi.

Anımsanacağı gibi, “bu tür” saldırı Cumhuriyet için ilk değil; her hücumdan sonra daha da güçlenerek yoluna devam etmiştir, gazetemiz “Cumhuriyet”...

Atatürkün “96” yıl önce, “Altı Ok” adıyla ortaya koyduğu ilkeleri de içeren doğrultuda kurduğu “T.C. Devletinin, bugün başında olan Erdoğanın, kurucu ilkelerden bütünüyle, temelden uzaklaşması nedeniyle dünya kamuoyu gündeminde ülkemizin düştüğü durumu, “CHP” çok yerinde bir anlatımla ortaya koydu:

Türkiye, ABD ile Rusya arasında gidip gelen pinpon topuna dönüştürüldü!” vurgusuyla...

Bütün uyarılara karşı bu utanılacak duruma düşmemize, düşürülmemize, bitmez tükenmez “öfke” ile “öfkeler”le karşı koymanın, artık pek bir anlamı kalmadığını, öfkenin yalnızca bir “başlangıç” olduğunu bütün dünyaya duyurmuştu çağdaş düşünür “Stephane Hessel”. (1923-2013)

2010” yılında yayımladığı, “Öfkelenin” adlı, avuç içi büyüklüğündeki kitapçığı, dünyayı ayağa kaldırmıştı milyonlarca baskısıyla; şöyle diyordu:

21. yy’a yaraşır, eşitlikçi, özgürlükçü, adil ve çevreci olan ve diktatörlüğe ‘hayır!’ diyen, sivil barışçıl bir başkaldırıdır ‘öfkelenmek’!” der ve sürdürür: “Olup bitenlere duyarsız kalmayın, öfkelenin!”...

Dolayısıyle, “Evrensel İnsan Hakları”nı kabul etmiş, “laik” ve “demokratik” olduğunu bildirmiş bir ülkede, “Hukuk Devleti” ilkesinin çiğnenip yok edilmesi, yolsuzlukların bitip tükenmemesi, yurttaşın kullaştırılması” karşısında da Hessel şöyle haykırıyor:

Tiksindiğinizi, kızdığınızı göstererek, insana has en basit tepkiyi verin: Öfkelenin! diyor...

Değerli dostlar, insan ister istemez, bizdeki “Tek Kişilik Yönetim”i anımsamadan edemiyor...

Ne dersiniz?

Ne ki Hessel sürdürüyor: “Öfkelenmek ilk aşamadır; ikinci ve belirleyici aşama EYLEM’e geçmektir!” vurgulamasıyla noktalıyor.

90”lık “Hessel”, 2013” yılında yayımladığı ikinci kitabı “Mücadeleye Katılın!”da da: Direnmek sadece düşünmek ya da anlatmak değildir, kesinlikle ‘eylem’e geçmektir!” diyerek de güçlü bir direnişin” altını çiziyor. (s.28)

Kuşkusuz Hessel, bir düşünür olarak, gerekli uyarıyı da yapıp “Öfke”nin de, “Eylem”in de, kümesteki tilkinin denetimsiz özgürlüğü” anlamına gelmediğini anımsatmaktan da kaçınmaz.

Bunun çok önemli ve dikkate alınması gereken bir uyarı olduğu ortada.

Ve değerli dostlar, günümüzde dünyanın durumuna bakınca, Çinde (Hong Kong), Hindistanda, Pakistanda, Endonezyada yer yer İranda, Lübnanda, Irakta, Macronun Fransasında (Sarı Yelekliler), İngilterede, İspanyada, Meksikada, Güney Amerikanın hemen hemen tüm ülkelerinde insanlar ayakta, gece-gündüz sokaklarda, alanlarda...

Demek, “Öfkelenme” dönemini bitirip “Eylem”e geçmişler...

Öyle değil mi?

Cuma’ya buluşmak üzere...


Yazarın Son Yazıları

‘Quo vadis?’ 16 Ekim 2020
‘Torpil’ 18 Eylül 2020
İlahiyatçı ne diyor? 11 Eylül 2020
Yine mi? 4 Eylül 2020
‘Ağustos’ ayı 28 Ağustos 2020
‘Mecelle’ 14 Ağustos 2020
Lozan’dan Lozan’a! 7 Ağustos 2020
86 yıllık... 17 Temmuz 2020
Düğme 10 Temmuz 2020
Bir zamanlar... 26 Haziran 2020