Güle güle padişah

09 Haziran 2015 Salı

Hayatımıza isteksizliğimizin ve umursamazlığımızın açık bıraktığı küçücük bir aralıktan geçerek girdin.
Şimdi ölçüsüz iştahınla kendi kendine açtığın koca bir kara delikten çıkıp gitmek üzeresin.
Evreni ilahi bir gücün yarattığına inanmayan ve kaderci olmayanlar iyi bilirler.
Başımıza gelen her şeyin müsebbibi isteklerdir.
İstekler hem önemlidir hem de tehlikeli.
Biz bu on üç yılda nasıl bir düzende yaşamak istediğimizi pek düşünmemenin savrukluğuna kurban gittik...
Sense kendi isteklerini başkalarını umursamadan ölçüsüzce gerçekleştirmenin küstahlığına...
Bu on üç yılın sonunda hepimiz çok şey öğrendik.
Mesela biz, düşlerimizin gerçekleşmesi için çaba sarf etmediğimiz an elimizde olan her şeyi kaybetmeye başladığımızı...
Sen bizden boş kalan alanı iktidarının kötücül istekleriyle hemen doldurabileceğini...
Biz senin asıl niyetini anlamakta geç kaldık...
Sen buna güvenip gerçekten görünmez olduğuna pek kolay kandın.
Niyetini saklamayı bıraktığın anda gücünü kaybettiğini geç görmen hep bu yüzden.
Bizim “Bu düzen değişmezliğe” yatkınlığımızsa politik genlerimizdeki tembelliğimizden.
Hayatın merkezine akılcılığı koyanların işi Allah’a bırakması; hayatın merkezine inancı koyanların da işi Allah’a bırakmayıp harıl harıl çalışması, başlangıçta acıklı bir komediydi.
Ama final hızla tehlikeli bir trajediye doğru gitti.
Biz kendi gerçek isteklerimizi ve bu istekleri gerçekleştirme gücümüzü hayal meyal tam hatırlamıştık ki...
Sen bizden hızlı davrandın, kendi isteklerinin altında kendin kaldın.
Dedim ya istekler hem önemlidir hem de tehlikeli.
Çünkü biz ne istersek o olur.
Barış mesela... Gerçekten istersek olur.
Aynı şekilde savaş da, eğer istenirse, hemen çıkar.
Ve maalesef kötünün yıldızı ancak iyilik ortalarda görünmediği zaman parlar.
Oysa varoluşun şartları yapıcı olandan yana.
O yüzden bütün imparatorluklar bir gün yalnızlaşıp yıkılır, bütün imparatorlar devrilir ama halklara bir şey olmaz.
Onlar dönüşerek ve çoğalarak varlıklarını sürdürürler.
İktidarların hırsına kurban gidip ara ara savaşsalar da özlerinde sevişmekten yanadırlar.
Birbirlerine âşık olurlar, ortak sofralar kurar, farklı dillerde aynı şarkıları söyleyip aynı sazları çalar, üstüne bir de rengârenk çocuklar doğururlar.
Tam giderken fark etmişsindir...
Kendisini yıllar boyu savaşarak ifade eden etnik bir ideoloji, silahı bırakmayı vaat edip barış diliyle konuşmaya başladığı anda halkların arasındaki kara büyü hemen bozuluverdi.
Biz şimdi hepimiz yolları çatallı bir bahçenin tam ortasındayız.
Bu noktaya, son anda ve can havliyle de olsa isteklerimizi doğru tarif ederek geldik.
Bu tarifte samimiysek ve ısrar edersek bizim izleyeceğimiz yolu doğru seçme şansımız yüksek.
Ama artık senin hiç şansın yok.
Maalesef ağır bir vasıta gibi, çıktığın vitesle ineceğin bir yokuşun başındasın.
Güle güle git padişah; yolun bir daha hiç açılmasın.  


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

‘Hadi’ ama kime hadi? 11 Haziran 2021
Neyi bekliyorsunuz? 28 Mayıs 2021