ABD, Suriye’nin neresine çekiliyor?

25 Aralık 2018 Salı

“Ben tarife adamıyım” diyen Amerikan Başkanı Trump’ın Suriye’den çekileceğini açıklaması, başta ABD olmak üzere bütün ilgili tarafları salladı. Trump ise tepkilerin hiçbirini sallamadı. “Dediğim dedik, bastığım tetik” diyor.
Böylesi durumları sütuna yatırırken ilk madde şu olmalı:
Küresel aktörler, hiçbir zaman amaç değiştirmezler, sadece araç değiştirirler.
ABD’nin bölgede attığı adımın bu çerçevenin dışında olması mümkün değil.
Trump diyor ki:
“Suriye’de yeterince bedel ödedik, artık başkaları savaşsın...”
Bay Başkan, “Suriye’de bir barış planı yaptık. Bundan sonrasını şöyle götürmek gerekir” demiyor.
Bay Başkan, “Suriye’de yeterince kan aktı. Hem biz zarar görüyoruz hem Suriyeliler. Buna son verme kararı aldım” demiyor.
“Artık başkaları savaşsın” diyor.
Trump’a çok yakışan çok acımasız bir cümle...

*** 

ABD, dünyada ülkesi dışındaki topraklarda en çok muharip asker bulunduran ülke. 150 ülkede askeri üssü bulunuyor. Üs sayısının 1000’e yakın olduğu tahmin ediliyor. Kesin sayıyı bilmek zor. Çünkü kimi ülkelerdeki üs ve tesislerinin sayısını açıklamıyor. Bu konuda en hassas olduğu ülke Suudi Arabistan. 11 Ortadoğu ülkesinde 70’e yakın üssü bulunuyor.
ABD’nin kendi topraklarındaki muharip güç sayısı dışarıdakilerden daha az.
Böyle bir küresel işgalin ortasında tartıştığımız konu şu:
ABD, Suriye’den çekiliyor mu? Hakikaten mi? Sahi mi? Ne zaman çekilir? ABD içinde buna karşı olanlar etkili olabilir mi?
Trump yönetiminden istifalar da olunca sorular daha mitolojik hale geliyor. Oysa ABD içindeki tartışma, hangi adımın Amerika’ya daha çok çıkar sağlayacağına yönelik.
Her şey bir yana, Amerkan sermaye çevreleri açısından Trump’ın en büyük başarısı silah satışlarını artırmış olması. Dünyadaki tüm silah ticaretinin beşte birinin Ortadoğu’ya olduğunu anımsatıp soralım:
ABD’yi yönetenler (Trump dahil) bu pazardan vazgeçebilir mi?
Başka sorumuz yok!

***

Gelelim madalyonun öbür yüzüne...
ABD’nin çekilme kararı aldığını açıklamasından sonra bölgede tüm varlığını ABD’nin varlığına dayamış olan kesimler telaşlandı. Onlara söylenecek çok şey var. Bunu bir başka yazıya bırakalım.
Bölge ülkeleri içinde, çevresini toparlayacak, “Gelin bundan sonrası için bir plan yapalım. Biz bu topraklarda birlikte yaşıyoruz” diyecek tek ülke, tek devlet başkanı yok. Yan yana sınırdaş olup diyalog kurabilen üç ülke yok.
Asıl sorun burada...
Amerikan yönetimi bunu bildiği için rahat hareket ediyor, şöyle diyor:
“Suriye’den çekileceğim ama, Suriye’nin neresine çekileceğime karar vermedim...”


Yazarın Son Yazıları

Ş-ahlanış! 17 Ocak 2021
Demoktatörlük! 13 Ocak 2021
AİHM’den Uludere’ye! 27 Aralık 2020