Başkanlık Sistemi ve ABD Örneği

06 Kasım 2012 Salı

\n

Başbakanın çevresi ikide bir ABDyi işaret ederek; Bakın demokrasinin kalbindeki sistem ne güzel, gül gibi! diye çağrı yapıyor ya

\n

Yakup Kepenek bu kopyacılığın Türkiyede neden bambaşka sonuçlar vereceğini Başkanlık mı Sultanlık mı?” başlıklı yazısında dün ayrıntılı biçimde irdeledi. Ben de ek olarak sistemin,demokrasinin beşiği ABDde bileyarattığı açmazdan söz etmek istiyorum...

\n

Kepenekin bahsettiği gibi ABDde Türkiyeden farklı olarak güçler ayrılığı her şeyden önce çalışıyor. İfade özgürlükleri, kutsallık ölçüsünde önemseniyor. Aday belirleme sürecindeki çoğulculuk, gücün tek merkezde yoğunlaşmasını engelleyen federal yapı başkanın diktatör kesilmesini engelliyor

\n

Buna rağmen sistemin ABDde dahi kriz ürettiğini söyleyen çok sayıda siyasi gözlemci var.

\n

Bugün yapılmakta olan seçimleri ele alalım. Bu seçimlere ilişkin kullanılan başlıklar şunlar: İkinci Florida sendromu”, “Kaos senaryosu”, “Beraberlik kâbusuvs

\n

Niçin?

\n

Çünkü Amerikan toplumu son yıllarda hiç olmadığı denli kutuplaşmış; Cumhuriyetçiler ve Demokratlar arasında karpuz gibi ikiye bölünmüş durumda.

\n

Cumhuriyetçiler,Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler!kertesinde vahşi kapitalizmi sahipleniyor. Geleneksel, dinci aile değerlerini öne çıkarıyorlar. Farklılıklara ırkçılık derecesinde tahammülsüzlük gösteriyorlar.

\n

Demokratlar ise görece olarak ABDnin laik, ilerici kesimlerini kucaklıyor, Obama örneğinde olduğu gibi gereğinde ekonomiye müdahale edilebileceğini savunuyorlar.

\n

Ayrışma son yıllarda neredeyse iki farklı toplum projesinoktasına itilmiş vaziyette.

\n

Hal böyle olunca yarış, son oya dek kovalanan düelloya dönüşüyor. Kutuplaşma radikalleşiyor.

\n

Sıfır toplam oyunu

\n

Başkanlık sistemi hakkında okuduğum en aydınlatıcı kitaplardan biri olan Başkanlık Sisteminin Başarısızlığı(The Failure of Presidential Democracy: Comparative Perspectives, Johns Hopkins University Press) adlı kitabında Juan Linz Başkanlık sistemidiyor: “Bir zero sum game (sıfır toplam) oyunudur. Kazanan parsayı toplar. Zıt güçleri temsil eden adaylardan biri kıl payı farkla çıksa, kutuplaşma bilenir. Meşruiyetgölgelenir. Başkanın 4-5 yıl için seçildiğini düşünün. Tarafların tabanları arasındaki sertleşme ve gerilimi, bu dönem zarfında düşürecek ya da giderecek mekanizma yoktur. Parlamenter sistemdeki çareler (parlamentoyu çözmek, yeni bir seçimle siyasal güç dengelerini yinelemek) bu sistemde bulunmaz. Yenilen taraf; 4-5 yıl bekleyecektir. Gerilim tırmanır!”

\n

ABDde şimdi yaşanan bu. Obama ve Cumhuriyetçi Romney arasında birsıfır toplamoyunu oynanıyor.

\n

Oyun, 12 yıl önceki seçimlerin kaderini belirleyen Florida oylarının tekrar sayılmasına yol açan ve mahkemede sonuçlanan 2000 seçimleri gibi bir kez daha beraberebiterse; kutuplaşma (kongre ve senato da dahil olmak üzere!) iyice tavan yapacak.

\n

Çünkü, ufak marjla da olsa üstün çıkan yanın kendisini karşı tarafa olanca gücüyle abanarak dayatması, toplumsal uzlaşı arayışını gereksiz kılıyor. Kutuplaşma sarmalındaki kesimler her seçimde daha da düşmanlaşıyor.

\n

‘Yüzyıl geri gideriz!’

\n

Başkanlık sisteminin derinleştirdiği bu siyasi polarizasyon, ABDde gerçekte sırf 2000den bu yana gelen bir olgu da değil. Hastalığın kökeni, Reaganizme dek uzanıyor.

\n

Örneğin, Amerikan anayasacılığı ve siyaset bilimi üzerine yazılar yazan Rogers M. Smith, ABDde gericiolan yeni sağınReagan döneminde öne çıktığını ve ilericilikle özdeşleştirilendemokratlara karşı sistemli olarak örgütlendiğini söylüyor. Asimetrikdiye adlandırdığı bu derin kutuplaşmada, demokrat kanadın hep tıknefes kaldığını ilave ediyor.

\n

Geri dönüp baktığımızda hem ekonomik hem kültürel bağlamda köktenci olanyeni Amerikan sağıylagerçekten, ilk Reagan yıllarında tanıştığımızı hatırlıyoruz. Aynı sağın Monica Lewinski skandalı bahanesiyle Bill Clintonı alaşağı etmeye teşebbüs ettiğini anımsıyoruz. 2000in Florida dönemecinin aydınlanmamış olmasının bir kez daha ayırdına varıyoruz.

\n

Bu yüzden aralarında Robert Redford gibi ünlülerin de bulunduğu ABD liberalleri şimdi Romney sağcılarının kazanması halinde yüzyıl geri döneceğizdiye uyarıda bulunuyorlar.

\n

R.M. Smith, bu saptamada mübalağa olmadığını 2012-1912 karşılaştırmalı seçim analiziyle ortaya koyuyor.

\n

1912 seçimlerinde demokrat Wilson karşısındaki muhafazakârlar arasında, bugünün köktenci Çay Partisi güdümündeki Romney gibi tek bir muhafazakâr yoktudiyen yazar, sonrasında şunları ekliyor: “1912’nin adayları, hangi görüşten olursa olsun, 19. yüzyılın bilimsel pozitivizmine inanıyordu. 1912 seçimlerinde sırtını Darwinciliği günah sayan köktenci Hıristiyanlığa dayayan tek aday yoktu!

\n

Özetle, başkanlık sisteminin tuzaklarıyla ABD yüzyıl geri gitmiş/gidebiliyor

\n

Varın aynı sistemin Türkiyede vereceği sonuçları siz hesap edin.

\n

Yazarın Son Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020
Roma açık şehir 28 Mayıs 2020
Umut, korku ve öfke 21 Mayıs 2020
Nefretin zaferi 17 Mayıs 2020
Yeni virüs sarışın 14 Mayıs 2020
Şalom aleykem 10 Mayıs 2020
Yarın korkusu 3 Mayıs 2020