Çiftbaşlılık Krizi

03 Kasım 2012 Cumartesi

Barikat krizi ile su yüzüne vuran \t\tçiftbaşlılık sendromu trajikomik.

\n

AKPninileri demokrasihamasetini ve oportünizmini, bu denli dramatik biçimde ortalığa sermese bir yana geçip güleceğim. Ama gülemiyorum.

\n

ÇiftbaşlılığıTürkiyenin başına saran 2007nin o müthiş iddialı ilk referandumunu hatırlıyor musunuz?

\n

Ayol bu ne referandumu?, Neyin referandumu?, Böyle referandum olur mu?, Böyle bir sistem olur mu?diye yazıp çizdiğimizde bize demediklerini bırakmıyorlardı.

\n

Ne Kemalistliğimiz kalıyordu, ne artık faşizmle eşanlamda kullanılan ulusalcılığımız

\n

Doğrudan demokrasigetiren AKPye bu soruları sormak/soru sormak antidemokratlıktı.

\n

Neyi oyluyoruz?, Niçin sandığa gidiyoruz?diye ısrarla uzun edenlere üst perdeden verilen yanıtlarda referandum kültürüne alışmalarıdayatılıyor; cumhurbaşkanını doğrudan seçen halkın ileri demokrasiye atlayacağıbuyuruluyor, ülke sorunlarında halkın daha çok söz sahibi olacağı ileri sürülüyordu.

\n

İyi de bu nasıl bir sistem; bir tarafta parlamenter demokrasi, bir tarafta seçilmiş cumhurbaşkanı yetki karmaşası yaratmaz mı? Bu karmaşanın dünyada başka örneği var mıdiye soranlara, insanı çileden çıkaran bir hamasetle:

\n

Hımmm. Yoksa sen millet iradesine karşı mısın? Halk kendi cumhurbaşkanını seçmesin mi?” “Bunlar halka güvenmiyor. Halka karşı. Halkı hor görüyorlar. Tepeden bakıyorlar. Jakobenler ne olacak? vs...diyorlardı.

\n

Demagojiyle ortamı laf kalabalığına boğup, temeldeki sorunları konuşturmuyorlardı.

\n

Muz Cumhuriyeti Referandumu(27 Ekim 2007) olarak ifade ettiğim bu süreci o dönemde:

\n

“‘Akbeyaz evetler; kaka hayırları sandığa gömdü... Ne gömmek ama?diye anlatmıştım:

\n

Gümrük kapılarında oy kullanan vatandaşların oyları çöpe gitmiş, icra memurlarının kapıya dayanmasından çekinen seçmenler metazori sandığa yönlendirilmiş,(Referandum) yapılacak mı yapılmayacak mı?” iddialarıyla âlem serseme çevrilmiş, bir kampanya yapılmamış ve oy pusulalarına referandum konusu sorular dahi yazılmamış...

\n

Açık çek gibi milletin eline boş kâğıt parçası tutuşturmuşlar... Püripak, ak(!) evetler bir yanda... Kaka renkli hayırlar öte yanda... İlkokul sıralarında yaptığımız sınıf mümessili seçimleri daha demokratikti diye not düşmüştüm.

\n

İlk referandum kırılma noktası

\n

Konuya sonra defaatle dönmüştüm. Referandum Kültürüne Alışmak(29 Ekim 2007) başlıklı yazımda örneğinEski bir İtalyan özdeyişi vardırdemiştim: Geleceğin yüreği geçmiştedir!

\n

Referandum bitti. O mevzu kapandı. Sen hâlâ konudan çıkamadın!diyen bir dosta bu özdeyişi hatırlattım ve Geçmişten bahsettiğimi düşünmüyorumdedim:Tersine, gelecekten söz ediyorum. 21 Ekim referandumu, Türk demokrasisinde yeni bir kuralsızlık standardı oluşturacak ve geleceğimizi yönlendirecek. Cumhurbaşkanı seçimi ve yetkileri meselesi, kritik bir kavşakta bizi tekrar yakalayacak. Referandumun açtığı büyük belirsizlikler, sorunlar yumağı olarak yeniden önümüze çıkacak. 21 Ekimi ileride bir kırılma noktasının başlangıcı olarak hatırlayabiliriz.

\n

Dostum gülerek bana, Sabah ola, hayrola!yanıtını verdi; Hele o gün gelsin! Oluşan şartlara göre bakarız. Türkiye kriz yönetimi ile idare edilen bir ülke. Krizden krize yaşıyoruz biz. Sorunları bir sonraki krize dek -‘AlIahkerim!’- öteliyoruz. Geçen haftanın referandumuyla artık kim ilgilenir?

\n

Hani demokrasi bayramıydı?

\n

Bugünlere işte böyle geldik.

\n

Yalnız birmuz cumhuriyetindebulunabilecek acayip bir kuralsızlık ve belirsizlik yaratan o süreci, dönemin Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek demokrasi bayramıdiyerek yüceltmişti.

\n

Aynı Cemil Çiçek bugün ne diyor?

\n

Mevcut sistem ne idüğü belirsiz, melez bir yapı. Bu sistem devam ederse yarın cumhurbaşkanı ile başbakan çatışır. Siyasal gündemi tamamen bu gerginlik kaplar. Düşünün, cumhurbaşkanı gelmiş yüzde 50den fazla oyla. Halk seçmiş. İktidar yüzde 35-40 oyla işbaşına gelmiş. Kritik konularda karşı karşıya kalmazlar mı?”

\n

Pes!

\n

Demokrasi bayramıdiye öve öve yere göğe koyamadığı referandumla gelen sistem değişikliği için aynı Cemil Çiçek bugün, çatışma çıkarması kaçınılmaz ne idüğü belirsiz yapısaptaması yapıyor!

\n

Vaktiyle yapılan uyarılara kulak asmadıkları gibi göz göre göre bir dene idüğü belirsiz yapıdemokrasi bayramıolarak milli iradeyekakalamışlar!

\n

Bırakın bunların hesabını sormayı, bugün o söylenen laflar hatırlanmıyor dahi.

\n

Bu nedenle hâlâ zeytinyağı gibi üste çıkıp ona bunaahkâm kesebiliyorlar. Ve önüne gelene demokrasi dersivermek cüretini kendilerinde bulabiliyorlar

\n

Hayatımız arada güme gitmese, bunların hepsine katıla katıla güleceğim ama içimden gülmek gelmiyor.

\n

Yazarın Son Yazıları

Koronayla dans 18 Haziran 2020
Roma açık şehir 28 Mayıs 2020
Umut, korku ve öfke 21 Mayıs 2020
Nefretin zaferi 17 Mayıs 2020
Yeni virüs sarışın 14 Mayıs 2020
Şalom aleykem 10 Mayıs 2020
Yarın korkusu 3 Mayıs 2020