Cumhurbaşkanlığı ve ‘Sandık Mühendisliği’
Nilgün Cerrahoğlu
Son Köşe Yazıları

Cumhurbaşkanlığı ve ‘Sandık Mühendisliği’

09.08.2014 03:48
Güncellenme:
Takip Et:

Hedefi on ikiden vuran tahminleriyle ünlü Konda biliyorsunuz son seçim anketini açıkladı:
Erdoğan yüzde 57; İhsanoğlu yüzde 34; Demirtaş yüzde 9!
“Oh!” dedim; “Mis. Lokum gibi! İktidar açısından ne ideal rakamlar böyle bunlar”...
Erdoğan yüzde 57 ile 1. turda Cumhurbaşkanı…
Ülkede eh.. nerden baksanız yüzde 34’lük muhalafet de kafadan vardır değil mi?
Başbakan yüzde 57 değil de, mevcut şartlarda yüzde 60’ı aşan oranla Köşk’e çıkacak olsa, bu fazla inandırıcı olmaz…
Demirtaş’ın sıkı yüzde 10 bandına yaklaşan bir oyu vardır…
Eh; CHP’si, Gezi’cisi, Paralelcisi.. şu bu derken muhalafet de nereden baksanız yüzde 30’u gene aşar…
Muhalefet cılız bir yüzde 30 sınırında kalsa; bu ikna edici olmaz.
İnsanlar rahatlıkla “Yok artık deve!” diyebilir.
Şurada 50 gün öncesine dek kimsenin tanımadığı “Ekmeleddin İhsanoğlu şemsiyesi” altında alternatif arayan “evsiz muhalefet oylarının”, yüzde 34’e takılıp kalmasına ise kimse uzun boylu şaşmaz…

Bir taşla birkaç kuş
Yüzde 57 itiraf edelim Erdoğan için efeli, şık bir oran.
Böylece ikinci tur badiresi savuşturulmakla kalmıyor…
Gezi ve 17-25 Aralık’ın “rövanşı” sandıkta döne döne alınmış oluyor; “karizma” temize çekiliyor ve “yenilmez lider” mitosu tazeleniyor.
Bundan âlâsı can sağlığı.
Yüzde 54 ve yüzde 57 arası oran… Erdoğan için -üstteki mantık gereğiolmazsa olmaz, mutlaka elde edilmesi gereken “kritik oy yüzdesi”dir…
Yüzde 57’ye varmayıp sonuçta yüzde 54’te de kalsa gerçi, “sağlam irade” için arzu edilen sonuç fersah fersah hasıl olmuş olur...

Sürprize geçit yok
Bu elverişli, “her derde deva” sihirli oran üzerinde düşünürken.. aklıma komşu İran ve komşu Rusya’da hep böyle “kritik oranlarla” alınan seçimler geldi.
İstikrarı hiç sarsmayan ve zinhar sürprizle sonuçlanmayan bölgenin danışıklı dövüş seçim pratiklerini; Putin’i son kez tartışmalı biçimde Kremlin’e taşıyan Rusya’nın 2012 Cumhurbaşkanlığı seçimleri ardından “İleri Demokrasilerde Seçim Mühendisliği” (8-10 Mart, 2012) adıyla yayımladığım bir mini dizide aktarmıştım.
Meselenin yalnız sandıktaki seçim hilelerinden ibaret olmadığını; “seçim mühendisliğinin” bu ülkelerde çok ince ölçüm biçimlere dayanan bir bilim düzeyine çıkarıldığını anlatan iki kısımlık dizide; temel noktanın “sürprizin önünü almak” olduğunu söylüyordum:
“Sandık sonuçlarının milimetresiyle öngörülebildiği, sonuçları önden kotarılan; sürprize geçit vermeyen seçim şovlarına bu ülkelerde ‘seçim mühendisliği’ adı veriliyor” demiştim…

Kem gözlere şiş oranlar
Gerçek muhalefeti olmadığı için, İran’da “seçim mühendisliğinin” “kritik oy yüzdeleri” örneğin her daim “katılım oranları” etrafında belirlenmekteydi…
“2009 isyanının açtığı güven bunalımının aşıldığını göstermek isteyen mollalar, ‘yüksek katılım oranını’ rejimin kredibilitesinin tesisi ve halkın rejimle et tırnak olduğunu Batı’ya göstermek maksadıyla kullanıyor. Bu nedenle mollaların beklentisi (2012 Martı’ndaki son İran parlamento seçiminde) en az ‘yüzde 60’ katılım olarak ilan ediliyor. Bu kritik oran, tam isabetle seçim ertesinde yüzde 64 olarak tebarüz ediyor…
Sokak gösterileriyle yıpranan Putin’in, Rusya’da imajını tamir edecek ‘kritik oy yüzdesi’ de seçim arifesinde -gene aynı şekilde- yüzde 60 bandında belirleniyor.
Putin’in böylece ikinci tura kalmaksızın zaferini tescilleyeceği; ‘iç düşman’ muhaliflerle, ‘dış düşman’ Batı’ya karşı -aynı mollaların hesabında olduğu gibi!- bu fiyakalı oy oranının ‘kem gözlere şiş’ sergileyeceği düşünülüyor….
Çünkü Moskova ve Tahran’da ‘oy mekanizması’ seçmenlerin tercihlerini yansıtmaktan çok; rejimin devamını sağlayan bir ‘istikrar’ ve ‘meşruiyet’ nişanesi olarak görülüyor...
‘Kritik orana’ varmak için oy satın almaktan hileye dek her yol bu nedenle mubah sayılıyor.
Putin de aynı mollalar gibi, (4 Mart 2012 seçiminde!) ‘kritik rakam’ yüzde 64’ü buluverdi.
‘Yüzde 64’; iki ileri demokrasi ülkesinde statükoyu sürdürmeye yarayan sihirli anahtar oldu…”
Sonucu genelde önden kestirilen seçimler olduğu için, katılımın hep düşük olageldiği İran’da; bu göz boyayan “yüzde 64’lük” oran; sosyal medyada daha sonra “Yüzde 80 evde TV seyrederken, sandığa koştuğunu öğrendi!” esprilerine yol açmıştı.
Putin iktidarını törpülemek amacıyla hedeflerini, son cumhurbaşkanlığı seçimlerinde “Çar”ı ikinci tura zorlamak olarak koyan Rus muhalefeti ise öyle fazla espri yapacak ve gülecek gücü kendinde bulamadı...
Çeyrek asır boyunca Kremlin’e.. Stalin misali demir atmaya kararlı görünen Putin’in son cumhurbaşkanlığı projesine karşı aylar boyu Sibirya soğuğuna aldırmadan büyük kentlerde yürüyen muhalif kitleler; “yüzde 64”lük zafer karşısında geri çekildi.  

Yazarın Son Yazıları

Sanchez kuşatma altında

Adına “lawfare/yargının silaha dönüştürülmesi” diyorlar.

Devamını Oku
31.05.2026
Proje...

“Proje nedir?” deseniz “Budur!” derim.

Devamını Oku
24.05.2026
Virüs kâbusu geri döndü

Kuş gözlemciliği yapmak adına dünyanın bir ucundaki atık depolarına gitmek, kuş beyinlilik değilse nedir?

Devamını Oku
17.05.2026
Bunlar daha iyi günlerimiz...

Kara haberler zincirinin son halkası Londra’dan geldi: İngiltere, İskoçya ve Galler’de yapılan yerel seçimlerde iktidardaki İşçi Partisi resmen çakıldı.

Devamını Oku
10.05.2026
Magna Carta viral oldu

Kral Charles’ın ABD kongresinde hafta içinde yaptığı Magna Carta uyarısı; İran savaşı sırasında piyasaya sürülen İran yapımı Trump karşıtı lego videolarında dahi viral oldu.

Devamını Oku
03.05.2026
Merhametli monarşi

İran’ın “tavus kuşu tahtı”nın varisi Rıza Pehlevi, Berlin’de ensesine atılan domates sosu ile kovalandı.

Devamını Oku
26.04.2026
Kahramanmaraş...

On bir yaşında küçücük çocuklar...

Devamını Oku
19.04.2026
Paskalya ateşkesi

Süreel bir haftaydı.

Devamını Oku
12.04.2026
Trump sirkinin İran’la imtihanı

ABD Savunma bakanı Pete Hegseth’in dövmelerini gördünüz mü?

Devamını Oku
05.04.2026
Viva! Yaşasın anayasa!

“Anayasacılık, siyasal iktidarların keyfi uygulamalarının; hukuk kuralları ve anayasal mekanizmalarla sınırlandırılmasını, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin güvenceye alınmasını savunan çağdaş akımdır.”

Devamını Oku
29.03.2026
Trump'ın Vietnam'ı olur mu?

Trump'ın Vietnam'ı olur mu?

Devamını Oku
22.03.2026
İlbercan: Tarihçilerin ‘Pavarotti’si

“Herkes kendi talihinin mimarıdır; ‘faber est suae quisque fortunae’”...

Devamını Oku
15.03.2026
İspanya farklıdır

Joder! “Hoderrr!” okunur.

Devamını Oku
08.03.2026
Hedef: Ara seçimi şartlamak

ABD’nin İran saldırısında hâlâ akıl, mantık, fikir “rasyonel” arayanlar soruyor: “İsrail’i anladık.

Devamını Oku
01.03.2026
Trump’a Andrew tuzağı mı?

İngiltere’de kralın kardeşi gözaltına alındı.

Devamını Oku
22.02.2026
Yıkım altında

Altmış yaşında bir kadın.

Devamını Oku
15.02.2026
Goril videosu

Faşizmin birinci dereceden tanıklığını yapan Primo Levi, “Bunlar da mı İnsan?” adlı başyapıtında her şeyin insanları önce insanlıktan çıkarmakla başladığını anlatır...

Devamını Oku
08.02.2026
Yurtta sopa, cihanda sopa

İkinci Trump döneminin düsturu bu.

Devamını Oku
01.02.2026
Titanik’i de Grönland batırdı

Tarihin garip tecellisi.

Devamını Oku
25.01.2026
Trump Nobel’e de çöktü

Sadece zorbalık değil, aynı zamanda arsızlık.

Devamını Oku
18.01.2026
FAFO

“FAFO”yu tercüme etmeyeceğim...

Devamını Oku
11.01.2026
Mamdani: ABD’nin en büyük siyasi şoku

Dünya 2026’ya Venezüella ve İran türbülansıyla girdi.

Devamını Oku
04.01.2026
2026’yı beklerken...

Capranica Meydanı’ndaki dev Noel ağacı, kilisenin çatısına kadar yükseliyor.

Devamını Oku
28.12.2025
2025 ‘müesses nizamın’ sonu

Yılbaşı mesajları şimdiden akmaya başladı.

Devamını Oku
21.12.2025
Nermin Abadan Unat

Nermin Abadan Unat’ı en son TV’de 2022 Aralık’ında İmamoğlu için yapılan destek mitinglerinin ilkinde gördüm.

Devamını Oku
14.12.2025
Masterchef’te yılın kelimesi: Nasip

Görmüşsünüzdür: “Siyaset dışı en güvenilir isimler anketi”nde Sedat Peker ilk sıraya oturdu.

Devamını Oku
07.12.2025
Epstein: Körlerin fil tarifi

“Gerçeklerin, çoğumuzun gözünden kaçan bir yapısı var”...

Devamını Oku
23.11.2025
BBC’ye darbe... Faşizme kayış

İngiliz yazar Ian McEwan uyarıyor...

Devamını Oku
16.11.2025
Mamdani tarih yazdı

Turhan Selçuk’un çok sevdiğim bir karikatürü vardır: Küçük balıklar bir araya gelip devasa bir köpek balığını kovalar.

Devamını Oku
09.11.2025
Mamdani kasırgası

Annesi Mira Nair...

Devamını Oku
02.11.2025
Kaddafi’nin İntikamı

Mezardan yükselen intikamlar bunlar...

Devamını Oku
26.10.2025
Ortadoğu’da altın çağ...

Shehadeh Dajani’nin yüzü hâlâ gözlerimin önünde...

Devamını Oku
19.10.2025
Nobel’in prestiji çakıldı

Michael Wolff... Trump döneminin kara kutusu.

Devamını Oku
12.10.2025
Geç olmadan

"87 yaşındayım" diyor Jane Fonda...

Devamını Oku
05.10.2025
Meşruiyet nedir?

“Cesur bir adım atalım ve ona (Cumhurbaşkanı Erdoğan’a!) bire bir ilişki temelli gereksinim duyduğunu verelim. O nedir? Meşrutiyet!”

Devamını Oku
28.09.2025
Trump’ın korku imparatorluğu

Sizler bu satırları okurken Trump Amerika’sı geçen hafta içinde öldürülen radikal sağ aktivist Charlie Kirk’ü ulusal törenlerle uğurluyor olacak.

Devamını Oku
21.09.2025
Hedef muhalefeti yok etmek

Amaç, muhalefeti etkisizleştirmek ve işlevsizleştirmek...

Devamını Oku
14.09.2025
Titanik’te olmak

Proizvol ve prodazhnost... Rusça iki sözcük.

Devamını Oku
07.09.2025
Hür dünyanın sonu

Prodi’yi hatırlarsınız...

Devamını Oku
31.08.2025
Midas’ın Kulakları

Çocukluğumda “Midas’ın Kulakları” diye çok ünlü bir oyun vardı.

Devamını Oku
24.08.2025