Olaylar Ve Görüşler

Adaleti Yıkarsanız Altında Kalırsınız - Av. Erol ERTUĞRUL

04 Haziran 2020 Perşembe

1750 yılında Prusya Kralı Frederick, Berlin yakınlarında bir saray yaptırmak ister. Ancak saray yaptırmak istediği alanın içinde küçük bir değirmen vardır. Değirmeni sahibinden satın almak ister. Değirmenin sahibi değirmeni satmak istemez. Çok para önerilir, yine de satmak istemez. Bunun üzerine Kral Frederick değirmenciyi huzuruna çağırır.
Değirmenci değirmeni satmamak konusunda direnince Kral Frederick, Sen benim kral olduğumu unutuyorsun. Eğer satmazsan burayı zorla alırım” der. Değirmenci tarihe geçecek şu sözleri söyler: Evet, siz kralsınız, zorla alabilirsiniz ama Berlin’de de yargıçlar var.”

Bu sözler üzerine Kral, köylü bir değirmencinin ülkesinin yargısına duyduğu güven karşısında saygıyla isteminden vazgeçer. Değirmene dokunmaz. Saray yapılır ama değirmen yerinde kalır. Saraya da değirmencinin adı olan Sans Souci Sarayı adı verilir. Bu değirmen günümüzde hâlâ varlığını sürdürmektedir. Bu olay adalete duyulan güvenin çarpıcı bir örneğidir.

HUKUK DIŞI UYGULAMALAR 

Ne acı ki ülkemizde adalet yok edilmiştir. Ünlü sözdür, Adaletin olmadığı yer vatan değildir”. AKP yönetimine karşı olanlar terörist ve düşman görülmekte, yargıya hedef gösterilmektedir. Karşı görüştekiler uydurma suçlamalarla tutuklanmaktadır.

Hukuk dışı ve haksız bu olaylar bay Erdoğan tarafından gerçek suç imiş gibi anlatılmakta, kitleler inandırılmaya çalışılmaktadır. Genç gazeteciler Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan, Murat Ağırel, işlemedikleri suçlardan tutuklanmıştır. Öyle ki karşı görüştekiler susuyor olsalar bile neredeyse susarak suç işliyorlar” denilecek biçimde suçlanıp cezaevine atılmaktadırlar.

CHP Adana Yüreğir Gençlik Kolları Başkanı kendisine ve yakınlarına Kaymakam koruması tarafından silah çekildiği halde terörist diye suçlanmış ve cezaevine atılmıştır. İzmir’de 12 camide bir marş çalınmış, bunun sorumluları bulunacağı yerde bu durumu eleştiren ve bunların sorumlusu kimdir diye mesajlar atan eski İzmir CHP İl Başkan Yardımcısı tutuklanmıştır.

Bay Erdoğan aynı biçimde bu olayları CHP’nin suçları gibi kamuoyuna anlatmış ve CHP’lileri ötekileştirmeyi ve ayrıştırmayı sürdürmüştür. Her iki CHP’li de daha sonra serbest bırakılmış olsa bile günlerce tutuklu kalmışlardır.

‘CUMHURİYET' SAVCILARINA SORULAR 

Üzülerek belirtmek gerekir ki bu haksız soruşturmalar Cumhuriyeti korumakla görevli cumhuriyet savcıları tarafından açılmaktadır. Hukuk dışı tutuklamalar bağımsız olması gereken yargıçlar tarafından yapılmaktadır. İnsanın aklına şu gelmektedir: Sizler hangi hukuk fakültelerini bitirdiniz? Hangi hukuk kitaplarını okudunuz? Sizleri hangi öğretim üyeleri yetiştirdi? Hukuk kültürünüzü nasıl böyle teslim edebilirsiniz? Verdiğiniz kararlardan hiç mi rahatsız olmuyorsunuz? Yarın çocuklarınızın yüzlerine nasıl bakacaksınız?

Yarın görevlerinizden ayrıldığınızda nasıl anılacağınızı hiç düşündünüz mü? Halkımız adalete ve yargıya güvenmek ister. Adalet ve yargı son sığınılacak yerdir. İnsanların yüreğinden adalet duygusunu yıkarsanız, altında kalırsınız.

Yargıya işi düşen herkes Türkiye’de de yargıçlar var” diyebilmeli ve adalete güvenebilmelidir. Savcı ve yargıçlar halkın, gerçek hukuk kurallarının savcı ve yargıçları olmalıdır. Majestelerinin savcı ve yargıcı olmak kimseye onur kazandırmaz.

CUMHURİYET, TÜRK DEVRİMİNİN GAZETESİDİR

Bay Erdoğan işine gelmeyen mahkeme kararlarını saymıyor. Geçmişte Anayasa Mahkemesi kararlarını tanımadığını söylemişti. Onlara göre yargı kendi istedikleri gibi kararlar veriyorsa doğru ve yerindedir. İstemedikleri kararlar veriliyorsa yargı haksız ve yanlıştır.

Cumhuriyet gazetesine gerçekleri yazdığı için otuz beş gün ilan kesme cezası veriliyor. Böylece Cumhuriyet gazetesi susturulmak isteniyor. Cumhuriyet, adını Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği bir gazetedir. Bu gazeteyi kimse susturamaz. Cumhuriyet gazetesi hukuk devletini, insan haklarını, özgürlükleri, Türk devrimini savunan bir gazetedir. Cumhuriyet’e baskılar boşunadır.

Bu dönemde karşı görüştekilere tehditler savuran TV kanalları görmezden geliniyor. RTÜK tüm bu hukuk dışılıkları es geçiyor. Bunca hukuk dışılık olurken dün bunlara engel olabilecek Anayasa Mahkemesi vardı, Danıştay, Yargıtay vardı, üniversiteler vardı. Ne acı ki hepsi teslim alındı bugün, artık bunların hiçbirisi yok.

Özgürlükler yok edilmiş, insanlar konuşmaya korkuyorlar, gazeteciler ve karşı görüştekiler cezaevinde. İnsanlar aç, ekonomi bozuk, döviz almış başını gidiyor. Yönetim bunları unutturup bütün bunları yaparak sanal gündem yaratıyor. Halkın sesi, adaletin sesi günümüzde barolardır.

Barolar bağımsız ve özgürdür. Avukatlar susmaz. Avukatlar susarsa hukuk susar. Bay Erdoğan şimdi baroların sesini kısmaya, bağımsızlıklarını yok etmeye çalışıyor. Suları geriye akıtmanın, özgürlükleri yok etmenin, avukatları ve baroları susturmanın olanağı yoktur. Bu günler geçecek, adalet sağlanacak, yargı bağımsız olacaktır. 

EROL ERTUĞRUL 


Yazarın Son Yazıları