Adil bir yargı sistemi için - Musa TEKİN
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Adil bir yargı sistemi için - Musa TEKİN

16.08.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK), siyasi iradeye karşı yargı bağımsızlığının, yargıç ve savcı güvencesinin sağlanması için oluşturulan bağımsız anayasal bir kurul olması esastır.

1982 Anayasası ilk defa hazırlandığında oluşturulan Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) anayasal bir kurul olarak kurumsal bir nitelik kazanamamış, yargı bağımsızlığının, hâkim ve savcı teminatının sağlanması yönünde işlevini sürdürememiş, kendi içerisinde zaman zaman siyasi iradeyi temsil eden adalet bakanı ve Adalet Bakanlığı müsteşarı ile Yargıtay ve Danıştay’dan gelen ve yargı kanadını temsil eden üyeler arasında çatışmalar olmuş, görevinin gereğini özgür ve bağımsız olarak yerine getirememiştir.

KURULUN SİYASALLAŞMASI

1982 Anayasası’nda yapılan son değişiklikle oluşturulan HSK de yine hukukun üstünlüğünün, yargı bağımsızlığının, hâkim ve savcı güvencesinin temini yönünde çağdaş modern toplumlardaki temel ilkeler ışığında ve Türk yargı sisteminin özgül koşullarına uygun olarak özgür ve bağımsız kurumsal nitelikte bir yüksek kurul olarak ortaya çıkarılamamıştır.

Her şeyden önce adalet bakanı (kurul başkanı olarak) ve bakan yardımcısı yine kuruldaki yerlerini korumuşlardır. Oysa bağımsız yüksek yargı kurulları anayasal kurullar olup kararlarını yargısal bir kurul olarak almalıdırlar. Somut gerçekler göstermiştir ki adalet bakanı ile yardımcısının (müsteşarının) kurulda yer alması, kurulun siyasallaşmasına, bağımsızlığının, hâkim ve savcı güvencesinin sürekli tartışılır hale gelmesine yol açmıştır.

Hâkim ve savcılardan oluşacak bağımsız bir yargı kurulunun gerektiğinde özgür ve bağımsız bir şekilde siyasi iradeyle ilişki kurması, idari sorunlarını kendisinin dile getirmesi ve çözüm üretmesi pekâlâ mümkündür.

16.4.2017 tarihindeki anayasa değişikliği ile oluşturulan yeni HSK yapılanması da uluslararası yargısal kurulların ölçütlerinden uzak kalmıştır. Özellikle hâkim ve cumhuriyet savcılarının kendilerini temsil edecek kurul üyelerini seçememeleri, bir siyasi partinin mensubu bakan ve bakan yardımcısının kurulda yer alması, diğer dört üyenin yürütme organınca seçilmesi, yasama organı tarafından yapılan yedi kişilik seçimde, çoğulculuğu oluşturacak önlemlerin alınmamış olması, HSK’nin siyasallaşmasına giden yolu açmıştır.

HSK YENİ BAŞTAN

Anayasanın 138. ve 139. maddelerinde hükme bağlanan mahkemelerin bağımsızlığını ve hâkimler ile savcılara güvence sağlayacak tek organ HSK’dir. Anayasanın 159. maddesi uyarınca da kuruluşunun ve görevinin esası, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik güvencesidir.

Bütün bu nedenlerle, adil bir yargı sisteminden bahsedebilmemiz için öncelikle kuvvetler ayrılığı ilkesinin derhal hayata geçirilmesi, uluslararası yargısal kurullar ölçeğinde, ülkenin kendine has somut koşulları da gözetilerek HSK’nin yeni baştan yapılandırılması gerekmektedir. Bu da yeni yasal düzenlemeleri zorunlu kılmaktadır.

MUSA TEKİN

YARGITAY ONURSAL ÜYESİ 

ESKİ HSYK ÜYESİ

Yazarın Son Yazıları

‘Savaş suçu’ ve ‘savaş etiği’ üzerine - Ziya Yergök

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı üzerine başlayan savaşın, insan kaybı, çevre felaketi ve petrol fiyatlarının yükselmesiyle küresel boyuttaki ekonomik etkileri yanında, İran’ın Minab kentindeki bir kız okulunun ABD’ye ait Tomahawk füzeleriyle vurularak 168 kız öğrencinin öldürülmesi tüm dünya genelinde büyük bir tepkiye neden oldu, “savaş etiği” ve “savaş suçu” konusu yeniden gündeme geldi.

Devamını Oku
04.04.2026
Ya 3 Nisan 1930 olmasaydı?

1924 Anayasası’nın 1. maddesinde yer alan “Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.” hükmü, yalnızca bir yönetim biçiminin ilanı olmayıp aynı zamanda bir imparatorluğun küllerinden doğan yepyeni bir yaşamın ilk nefesidir.

Devamını Oku
03.04.2026
Ebru Teğmen…

Nereden nereye sevgili okur, ‘’Fatmagül’ün suçu ne?’’ sorusunu hemen tanıdınız değil mi?

Devamını Oku
03.04.2026
İmamoğlu, üniversite ve diploma - Tahsin Yeşildere

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde bulunan Girne Amerikan Üniversitesi’nden İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi İngilizce programına Ekrem İmamoğlu tarafından 1990 yılında...

Devamını Oku
02.04.2026
TBMM’nin denetim işlevi - Cihangir Dumanlı

Çağdaş demokrasilerin önkoşulu yürütmenin (hükümetin) eylem ve işlemlerinin seçmenler tarafından denetlenebilir, sorgulanabilir olmasıdır.

Devamını Oku
01.04.2026
ABD/İsrail-İran savaşı - Hikmet Sami Türk

28 Şubat 2026 sabahı ABD ve İsrail’in İran genelindeki hedeflere eşgüdümlü hava saldırılarıyla başlayan savaş devam ediyor.

Devamını Oku
01.04.2026