Atatürk'ün Kızı Türkan - Özlem ÖZDEMİR
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Atatürk'ün Kızı Türkan - Özlem ÖZDEMİR

18.05.2020 07:00
Güncellenme:
Takip Et:

1935 yılında soğuk bir kış günü Emirgan’da, Atatürk’ün bir Limoge, vazosuna benzettiği, İsviçreli güzeller güzeli bir anne ile iş insanı babanın bir kız çocuğu doğdu. Adını Türkan koydular. Türkan, beş kardeşin en büyüğüydü. Annesi bir yere gideceği zaman kardeşlerini ona emanet ederdi. O günlerden kalma bir duyguyla belki de kendini yaşamı boyunca yurdunun bütün çocuklarına karşı sorumlu hissetti, bu belki o günlere duyduğu özlemin de getirisiydi.

rkan, çocukluğunda mahalledeki yoksul ailelerin çocuklarına süt dağıttığı için arkadaşları onunla Florence Nightingale diye dalga geçerdi. Ortaokulda doktor olmaya karar vermişti, hem de köy doktoru olmak istiyordu. Hatta lise son sınıfta doktor olamazsam ölürüm diye geceleri uykusu kaçardı. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazandığı gün, koşarak kendine bir tıp rozeti aldı. Kendisi gibi doktor olan ilk eşiyle evlendiğinde sadece eş ve anne olmak değil, hekim olmak da istiyordu. Ama ne yazık ki evliliğinde bu konuda yalnız kalacaktı…

1958... "DÖNÜM YILI"

1958 yılı, Türkan’ın hayatının dönüm noktası olacaktı. Önce babasını kaybetti. Daha sonra Bakırköy Akıl Hastanesi ziyaretini yapacak, cüzam hastalarını ilk kez gördüğünde perişan olacak ve hayatının yönünü o gün tayin edecekti. Aynı yıl hem hamile kalacak hem de vereme yakalanacaktı! Ardından ikinci hamileliğinde de verem olacak ve bu kez verem mikrobu omuriliğine sıçrayacak, on üç ay boyunca yüzükoyun yatakta kalması gerekecekti. Ayrıca evde de huzursuz günler çoğalmıştı.

rkan, üç yıllık cildiye eğitiminin ardından bu iş erkeklere göre” seslerinin hepsinin üstünden gelecek ve İstanbul Üniversitesi Dermatoloji Bölümü’nün başasistanı olacaktı. Üniversitede cüzam dersi verecek, öğrencileri de cüzam hastalarını ziyarete götürecekti. Türkan, cüzamı halka anlatmak için mücadele ederken turizmi baltalamakla ve Türkiye’de cüzam var dediği için yalan söylemekle” suçlanacaktı!

ANADOLU'YA UZANAN EL 

Nihayet uzun süren mücadeleler sonunda 1976da Cüzzamla Savaş Derneği’ni kurdu. Hastaları iyileştirmek için Anadolu’nun en uzak köylerine gitmeye üşenmedi. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde kurulan Lepra Araştırma Uygulama Merkezi’nin müdürü oldu. Hastaların sadece sağlığıyla değil iyileştikten sonra hayata katılmaları için de uğraşır, iş bulur, aile kurmalarına yardım ederdi. Bu çalışmalar 1981 yılında cüzam hastanesinin kurulmasını sağlayacaktı.

Türkan, yaptığı çalışmalarla 1986 yılında Uluslararası Gandhi Ödülü’nü alacaktı. Ancak o yıl hem annesini kaybedecek hem sağlığı bir kez daha bozulacaktı. Bu kez de meme kanseri olmuştu. Ama o, bu hastalığı da yenecekti! Öte yandan 12 Eylül 1980 darbesinin etkileri sürüyor, Türkiye’de gericilik ve siyasal İslam yükselişe geçiyordu. Atatürk Türkiyesi’nin geleceğinden endişe eden bir grup aydınla birlikte 1989 yılında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ni kurdu. rkan, ölene dek Atatürk devrimleri, çağdaş ve laik Türkiye Cumhuriyeti için mücadele etmeye devam edecekti. Bu mücadelede ödeyeceği bedel ise çok zalimce olacaktı.

"O ZAMAN SİZ CENNETLİKSİNİZ"

2002 yılında kanser tekrarladığında onunla yine aynı kararlılıkla savaşacaktı. Ta ki yedi yıl sonra, 2009’da hastalık kötülükle birlikte ona yeniden saldırana kadar... Türkiye kumpas davalarıyla karanlık bir döneme girmişti. Ne yazık ki Türkan ve ÇYDD de bu kumpasın içinde yok edilmek istenecekti. 13 Nisan 2009 tarihinde Türkan’ın Arnavutköy’deki evinin kapısını terörle mücadele ekipleri çalacaktı. Türkan, avukatı gelene kadar görevli polisle sohbet etmiş, Vanlı olduğunu söyleyen polise ilk cüzam çalışmalarını Van’da kendisinin başlattığını söyleyince buna şaşıran polis, O zaman siz cennetliksiniz” demişti.

73 yıllık hayatındaki mektup ve defterlerde saklı özeli, tanımadığı insanlarca didik didik edilirken,Beni darbeye teşebbüsle suçluyorlar. Oysa darbelerin yaptığı tahribatı kimse benden iyi bilemez” diye içinden konuşuyordu.

Bu süreç çok yordu Türkan’ı, maalesef hastalığın da hızlanmasına neden oldu. Doktorlardan sadece 2 Mayıs’taki ÇYDD 20. yıl kutlamasında onu iyi hissettirmelerini rica etti, orada olmak istiyordu, son kez.. O arada görüşmek istediği insanlarla vedalaştı, işlerini tamamladı. O törenden sonra kemoterapiye son veren Türkan, 18 Mayıs 2009 tarihinde bu dünyadan ayrıldı.

Atatürk’ün kızı Türkan’ı, bir 19 Mayıs günü, Atatürk’ün Samsun’a çıktığı gün on binlerce insan gözyaşlarıyla uğurladı...

Türkan Saylan’ın aziz hatırısına saygıyla..

ÖZLEM ÖZDEMİR
GAZETECİ, YAZAR

Yazarın Son Yazıları

Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025