Olaylar Ve Görüşler

Covid 19'la Savaş ve Dürüstlük - Prof. Dr. Hasan YAZICI

06 Haziran 2020 Cumartesi

Albert Camus’nun ünlü romanı “Veba (1947)”, Cezayir’in Oran şehrinde bir veba salgınını anlatır. Romanın kahramanlarından Dr. Rieux şöyle der. ...Burada söz konusu olan şey kahramanlık değil, sadece dürüst olmak. Bu öyle bir fikir ki insanı güldürebilir, fakat vebayla savaşmanın tek çaresi dürüst olmaktır.” ev. O. Akbal 1985) COVID-19 salgını gün geçmiyor ki bana bu sözleri anımsatmasın. Dış basından öğreniyorum. Meğer Veba” son bir kaç aydır Avrupa’da en sık okunanlar listesine girmiş.

Geçen hafta Türk Tabipleri Birliği (TTB) aynı gün içinde, kanımca çok önemli, iki bildiri yayımladı. Bunlardan ilki COVİD-19 salgını dolayısıyla yapılacak tüm bilimsel çalışma ve yayınların Sağlık Bakanlığı kontrolünde yapılması yolundaki yeni ve gerçekten olabildiğince tuhaf bir uygulamaya karşı çıkıyordu. Uygulama için verilen örnek daha da üzücüydü. COVID- 19 hastalarına bakan 125 kurumda çalışan 175 hekim ve 1014 hastayla ilgili klinik bilgileri açıklayıp tartışan bir makaleyi ünlü bir tıp dergisine, bir Bilim Kurulu üyesi birinci bir diğeri ise sonuncu isim olarak, ülkemizden COVID-19’la ilgili ilk klinik veriler diye yayın için sunmuşlar fakat kısa zamanda geri çekmişlerdi.

'KENDİNE KARŞI DOĞRU OL'

İlgili TTB bildirisinde makalenin geri çekilme nedenleri ve içeriği hakkında oldukça ayrıntılı ve haklı eleştiri var.

Açıklanan nedenler arasında en dikkatimi çeken ise geri çekilen araştırmanın bir tam makale olmaması”. Yani 175 hekimimiz yayına hazır olmadığını düşündükleri bir çalışma metnini basılmak üzere dergiye göndermişler öyle mi? Hadi canım siz de. Hamlet’te Polonius oğluna şöyle nasihat eder: Hepsinden evvel, kendine karşı doğru ol!”

TTB’nin ikinci bildirisi ise Sağlık Bakanlığı protokollerine göre COVID 19 hastalığının her evresinde kullanılması önerilen Hidroksiklorokin (HK) isimli sıtma ilacıyla ilgili. Altını hemen çizeyim. Literatür’de HK’nın COVID 19 koruma ve tedavisinde etki ve yan etkileri hakkında tam bir bilgi kirliliği bulunuyor. İlgili bildiride istenen ise  olabildiğince somut ve haklı.

Bakanlıktan sorulan yaş, cins, hastalık evresi ve sonuçları olarak ülkemiz hastalarında HK kullanımının ne sonuç verdiği. Unutulmasın. Böyle bir soru sormak TTB’nin doğal olarak hakkı olmak yanında bir yerde yasal görevi de. Neyse ki İngiltere’de önümüzdeki haftalarda 11 bin dolayında hastanın katıldığı RECOVERY çalışmasının sonuçları açıklanacak ve ilacın gerçekten etkili olup olmadığını yakında umarım çok daha iyi anlayacağız.

KUŞKULU RAPOR

Bu tartışmalar arasında unutulmaması gereken diğer bir vahim nokta COVID-19 çalışmalarını değerlendirip yayımlayan dergilerin bilimsel kıstasları global olarak oldukça gevşemiş durumda. TBB’nin HK’le ilgili raporunda anlatıldığı gibi HK lehine ilk Fransa’dan gelen bilimsel verinin bilimselliği kuşkusuz olabildiğince kuşkuluydu.

Bunun yanında halen ABD’nin COVID - 19 tedavisinde kullanımına ruhsat verdiği Remdisivir adlı gerçekten çok pahalı ilacın yayımlanan çalışmaya göre kanıtlanmış ana etkisi sadece iyileşme süresini 4 gün azaltmak oldu. Ölümcüllüğe etkisi gösterilemedi.

Söz ettiğim gevşemiş bilim eşiğiyle ilgili kişisel bir deneyimi de sizinle paylaşayım. Annals of Internal Medicine iç hastalıklarının belki de tartışmasız en bilimsel dergisidir. Dergi bir kaç hafta evvel 11 COVID-19 hastasının otopsi bulgularını anlatan Almanya kökenli değerli bir çalışma yayımladı.

Ancak yazarlar maalesef önemli bir bilimsel ayıp işleyip 11 hastada gözlemlediklerini yüzdelerle belirttiler. Diyelim 8/11 ve 80/110’in her ikisi de yüzde 73 eder ancak 11 kişi ile 110 kişi arasında aynı yüzdede yapılan gözlemlerin bilimsellikleri arasında dağlar kadar fark vardır. Sözünü ettiğim bilim ayıbının diğer yönleriyle gerçekten kıymetli yazının değerini maalesef düşürdüğü yönünde dergiye bir not gönderdim. Notumu hemen web sayfalarına koydular ancak 48 saat içinde, yani yine hemen, kaldırdılar.

Sakın bu dediklerimden “Şu menhus salgın sade bizde değil yurtdışında da bilim eşiğini düşürdü, hoca bu kadar da hoşgörüsüz olma” sonucunu çıkarmayın. Eskilerden gelen çok güzel bir deyişimiz var. Kötü örnek, örnek olmaz. Girişte Dr. Rieux’nun dediği gibi isterseniz gülünç bulun. COVID-19’un da esas ilacı dürüstlük. 

EMEKLİ PROF. DR. HASAN YAZICI
İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi



Yazarın Son Yazıları