Olaylar Ve Görüşler

‘Güvenli Bölge’ örtülü bir ‘Çekiç Güç’ mü olacak?

01 Eylül 2019 Pazar

Bugün aynı durumla karşı karşıya kalmamak için zaman kaybetmeden ulusal çıkarlarımız doğrultusunda Suriye merkez hükümetiyle görüşmelere başlamak gerekiyor.

ABD’nin eski Ankara büyükelçilerinden McGhee, anılarında şöyle der: “Ortadoğu’yu savunmanın mantığı, ABD’nin çıkarlarını güvenceye almakla biçimlenir” bu yaklaşım, bugünde ABD’nin Ortadoğu’da izlediği politikanın temelini oluşturuyor.
Küresel güçlerin ve uluslararası sermayenin buyruğu ile hareket eden Özal diplomasisinin uzak görüşlü (!) politikası sonucu, ABD ve İngiliz uçaklarından oluşan “Çekiç Güç”ün topraklarımızda konuşlandırılması, TBMM’nin “Çekiç Güç”ün görev süresini altı ayda bir uzatması, 1990’lı yıllarda gündemin en önemli konularından birini oluşturmuştu.
“Çekiç Güç”ün o yıllardaki yaratıcısı “Baba Bush” ile sıkı dostluk ilişkilerini sürdüren Özal’dan başkası değildi.
1990’lı yıllarda başta devlet televizyonları olmak üzere özel televizyonlarda düzenlenen açıkoturumlarda, eski Dışişleri bakanlarıyla birlikte içte ve dışta sorumlu görevlerde bulunmuş kimi üst düzey bürokratlar “Çekiç Güç”ün yararlarını kamuoyuna anlatmakta başarılıydılar!
6 Eylül 1996 gecesi TRT 1’de düzenlenen açık oturumda yine “Çekiç Güç” gündemdeydi. Oturuma katılan üst düzey bir yetkilinin “Çekiç Güç”ün yararlarını öven konuşması şöyleydi:
“ABD’nin Kuzey Irak’ta bir Kürt devleti kurmak isteyeceğine inanmıyorum. Irak’ta sorun çözülse bile ‘Çekiç Güç’ sonuna kadar kalmalıdır. ‘Çekiç Güç’ün görev süresinin uzatılması bizim itibarımızı artırır, Türkiye’yi Batı’ya daha da yaklaştırır.” (TRT 1, 6 Eylül 1996)
Oysa Uğur Mumcu, diğer aydınlarımızla birlikte çok önceden “Çekiç Güç”ün tehlikelerinden söz ediyor, kamuoyumuzu aydınlatmaya çalışıyordu.
Uğur Mumcu, Cumhuriyet gazetesinde yayımlanan 20 Nisan 1991 tarihli yazısında şunları yazmıştı:
“ ‘Tampon Bölge’, ‘Güvenlik Bölgesi’, ‘Çekiç Güç’ gibi projeler bölgede kurulacak Kürt devletinin temel atma törenleridir.”

Oyun aynı, adı farklı
1990’lı yıllarda “Çekiç Güç”ün topraklarımızda konuşlanması yaklaşmakta olan büyük tehlikenin habercisi gibiydi.
Geçmişte “Çekiç Güç” gölgesinde oynanan oyun ve bu oyunun yarattığı tahribat bugünlerde çok zor ve tehlikeli durumla karşı karşıya kalmamıza yol açmıştır. Sinsice hazırlanan aynı oyun bu kez “Güvenli Bölge” adıyla dört parçalı Kürdistan’ın Suriye ayağının oluşturulmasında sahneye konuluyor.
Kürdistan’ın Suriye ayağı hazırlanırken bu kez Şanlıurfa’da “Birleşik Müşterek Harekât Merkezi”nin kurulması düşündürücü değil midir?
Bu durumda; ABD’den gelecek askeri uzmanlar Türk topraklarında konuşlanacaktır. 1 Mart 2003 tezkeresini anımsatan bir durumla karşı karşıya kalabileceğimizi söylemek zorundayız.
Geçmişte yapılan hatalar nedeniyle ulusal çıkarlarımızı koruyacak önlemler almakta geciktik. Bugün aynı durumla karşı karşıya kalmamak için zaman kaybetmeden ulusal çıkarlarımız doğrultusunda Suriye merkez hükümetiyle görüşmelere başlamak gerekiyor.
Son söz “Güvenli Bölge” ne yazık ki örtülü bir “Çekiç Güç” olmaya aday görünüyor.

Daver Darende
Emekli Diplomat-Yazar


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları