Hukuku yargıçlar yıktı - Av. Erol TÜRK
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Hukuku yargıçlar yıktı - Av. Erol TÜRK

29.09.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

12 Haziran 2007 tarihinde Ümraniye’de bir gecekonduda bulunan 27 adet el bombası ile Ergenekon davaları süreci başladı. Aydınlar, gazeteciler, üniversite hocaları gözaltına alındı, tutuklandı. 20 Ocak 2010 tarihinde Taraf gazetesi “Fatih Camii Bombalanacaktı”, “Kendi Jetimizi Düşürecektik” başlıkları ile çıktı. Balyoz davaları süreci başladı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca AKP’nin laikliğe aykırı fiillerin odağı haline geldiği gerekçesi ile açılan kapatma davasında (2008/1) Anayasa Mahkemesi, AKP’nin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğunu kabul etmekle beraber, parti kapatılmadı (6/5). Ancak partinin Hazine’den aldığı yardımın yarısının kesilmesine karar verildi.

KUMPAS DAVALARI

19 Temmuz 2010’da İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde İstanbul cumhuriyet savcılarının hazırladığı iddianame ile tamamı asker 196 kişi hakkında dava açıldı. Eski ordu komutanları ve çok sayıda yüksek rütbeli asker tutuklandı. 21 Eylül 2012’de komutanların çoğu ömür boyu hapis cezasına mahkûm edildi. 

2013 yılında İzmir’de Askeri Casusluk davaları süreci başladı, yüzlerce subay tutuklandı. 6 Ocak 2012 tarihinde eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, “İnternet Andıcı” davası kapsamında “terör örgütü yöneticisi olmak ve darbeye teşebbüs” suçlamasıyla tutuklandı. Yapılan yargılama sonucu ömür boyu hapis cezasına mahkûm edildi. Hukuka aykırı kararlarla ve yargıçlar eliyle ordunun general kadrosu tasfiye edildi.

AKP ile yol arkadaşı cemaat arasında iktidar kavgası başlayınca 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonları patladı. AKP genel başkanı, yapılan operasyonların darbe girişimi olduğunu, mevcut yargının kendi askerine kumpas kurduğunu açıklamak zorunda kaldı. Kumpas davalarını kabul eden, yasalara ve anayasaya aykırı olarak davaları yürüten yargıçlar, anayasanın temel ilkesi olan hukuk devletini yıktılar. Derken 15 Temmuz 2016 darbe girişimi yaşandı. OHAL ilan edildi.

16 Nisan 2017 anayasa değişikliği ile parlamenter sistem kaldırıldı yerine başkanlık sistemi getirildi. HSYK’nin yapısı değiştirildi. HSK oldu. Resmi olmayan sonuçların açıklanmasından sonra, YSK 2 milyon 500 bin mühürsüz oyun geçerli sayılmasına karar vererek hukuki bir skandala neden oldu. Anayasanın açık hükmüne aykırı ve meşru olmayan bir referandum nedeniyle bugünkü hukuksuzluğu yaşıyoruz. AKP ve Erdoğan’ın bugüne kadar yaptığı tüm icraatlar anayasaya aykırı ve gayrimeşrudur. 

MÜHÜRSÜZ OYLAR

AKP ve Erdoğan seçimle iktidara gelmiştir. Ancak iktidara geldikten sonra devletin bütün kurumlarına karşı Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra saldırıya geçmiş ve Cumhuriyetin tüm kalelerini yıkmıştır. Kurulu düzeni zor kullanarak değil Meclis’teki hukukçular ve yargıçlar eliyle hiçbir direnişle karşılaşmadan değiştirmiştir. YSK kıdemli yargıçlardan oluşur. 2.5 milyon mühürsüz oyu geçerli kabul edenler kıdemli yargıçlardır.

Bu yaşananlar bize göstermiştir ki baskıcı bir yönetim zor kullanmadan hukukçular ve yargıçlar eliyle hukuk devletini yıkabilmektedir. Ancak diyalektik yasalarını unutmayalım. Her olay kendi zıttını içinde yaşatır. Meşruluğunu yitiren bu iktidar demokratik bir seçimle yenilgiye uğratılacak ve hukuk devleti yeniden kurulacaktır.

AV. EROL TÜRK

Yazarın Son Yazıları

Şeffaflaşan baskı - Fadime Uslu

Ulusal egemenlik tam bu noktada kırılıyor: 23 Nisan’da makam koltuklarının çocuklara devredilmesi sırasında.

Devamını Oku
24.04.2026
Güç zehirlenmesi - Suna Türkoğlu

Anayasamıza göre “Devletin temel amaç ve görevleri” Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak olarak; çok açık, kesin ve net bir biçimde belirlenmiştir.

Devamını Oku
24.04.2026
Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026
Vatansever olmak, ya da olmamak… - Erol Ertuğrul

Kimse vatan haini olmak istemez.

Devamını Oku
22.04.2026
Yanılsamalar ve gerçekler üzerine... - Cengiz Kuday

Politika, çoğu zaman sanıldığı gibi gerçekleri bütünüyle inkâr etmek ya da doğrudan yalan söylemek değildir.

Devamını Oku
22.04.2026
Okullardaki şiddetin çözümü - Ömer Adıgüzel

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı eylemlerin gerekçelerine ve yapılması gerekenlere ilişkin çok farklı görüş ve çözüm önerileri elbette mümkündür.

Devamını Oku
21.04.2026