Olaylar Ve Görüşler

İbni Haldun’u anımsarken - Prof. Dr. Cengiz KUDAY

21 Ocak 2022 Cuma

İçinden geçtiğimiz sıkıntılı günlerde İbni Haldun’un sözlerini anımsamakta fayda var:

- İnsan kendisine uygun haberleri kabul eder. Bir fikre, mezhebe taraftarlık ederse yalanı gerçek zannetmeye başlar.

- İlmi engelleyenler ve insanları yalanlarla meşgul edenler, insanlığın en büyük düşmanlarıdır.

- İnsan, karşısında üstün bir güç gördüğünde ona itaat etmesi gerektiğine inanır.

- İnsan, aklının idrak etmediklerini inkâr eden bir varlıktır.

- Allah iyilerle beraberdir.

- Bir ülkede halka yüklenen vergiler ne kadar az olursa halk çalışmak ve üretmek için daha fazla mücadele eder. Yeni ürünler ve yenilikler çoğalır. Ülke kalkınır. Ancak devlet idarecilerinin refaha ve bolluğa alışması arttıkça savurganlık çoğalır ve bununla birlikte masraflar artar. Bunun sonucunda ise halka yüklenen vergiler çoğalır. Halk buna dayanmaya çalışır. 

OSMANLI ISKALADI

Aynen bugün olduğu gibi bir süre sonra halk vergilerin yavaş yavaş artmasına alışınca da neyin arttığını bilemez. Tarih bize güçlenen, büyüyen devletlerin ekonomik güçlerinin üretimden geldiğini göstermiştir.

Osmanlı Devleti 1683 yılına kadar savaşlar yapıp, fethederek hükmettiği topraklardan vergi alarak devamını sağlamıştır. Bir devletin üretimi ne kadar çeşitli ve güçlü ise ekonomisi de o kadar güçlü olur. Osmanlı İmparatorluğu tarihte hiçbir zaman üretken olamamıştır. Sanayi Devrimi’nin gerekliliğini ve eğitimin gelişim için şart olduğunu çok geç fark etmiştir. Dolayısıyla 1683 Viyana bozgunundan sonra Osmanlı’nın gelirleri de ciddi bir şekilde düşmüştür. Bir ülkede üretim çöker veya azalırsa o ülke çöküntü devrine girer. Osmanlı’nın da sonu bu şekilde olmuştur. 

Diğer yandan aynı dönemde etrafımızdaki Belçika, Hollanda, İsviçre hatta Portekiz gibi küçük ülkeler bile üretim ve eğitim kaliteleri sayesinde dünyada güç sahibi olmuştur. Buradan şu dersi çıkarmalıyız:

Daha da önce belirtildiği gibi bir devletin ekonomik gücünün zayıflaması ve yok olması, tamamen devlet adamlarının kendi ve kendilerine bağlı kişilerin, grupların refahını halkın önüne olmasındandır. Devlet yöneticiliği bir geçim yolu değildir. 

GÜNCELLİĞİNİ KORUYOR

Sonuç olarak geçmiş dönemlerde yönetimlerin yaptığı hatalar bugün de hâlâ yapılmaktadır. Adalet ve akıl konusunda bazı sözleri kulağımıza küpe yapmalıyız:

- Adalet mekanizması düzgün çalışmalıdır. Adaletsizlik medeniyeti çökertir. Yöneticiler akıllı olabilirler. Akıllı olmak bir şey değildir. Mühim olan o aklı yerinde kullanmaktır. (Descartes)

- Bazı olayların doğa üstü kavramlarla açıklanması doğru değildir. Her olay insan aklı ile açıklanır ve kavranabilir. (Newton)

Özetle önce hepimizin, Farabi’nin deyişi ile “Doğruyu bilmesi” gerekir. “Doğru bilinirse yanlış da bilinir. Ama önce yanlış bilinirse o zaman doğruyu bulamayız.”

Bilim ve sanatta diğer ülkeler ile karşılaştırdığımızda geriyiz. Çünkü bilim ve sanat uyuşamadığı ülkeyi terk eder. İbni Haldun 14. yüzyılın başında yaşamış bir düşünür. Söyledikleri bugünlerde bile doğruları içeriyor. 

Sevgi ve en iyi sağlık dileklerimle.                                                                                        

PROF. DR. CENGİZ KUDAY 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları