Olaylar Ve Görüşler

Kadınlar Halk Fırkası ve İstanbul Sözleşmesi - Berkan MAHLIÇLI

27 Mart 2021 Cumartesi

TBMMye, 16 Haziran 1923te, bir partinin kuruluşu için başvuruldu. Bu, Meclise gelen ilk parti başvurusuydu. Türkiyenin ilk partisi kurulmak üzereydi. Fakat başvuru dilekçesi okundukça işin rengi değişti. Henüz cumhuriyeti ilan etmemiş Türkiye için değil, dünya siyaseti için bile son derece uç bir parti kurulmak isteniyordu.

Daha sınıfsal yapısı oluşmamış, neredeyse hiç sınıf çatışmasına sahne olmamış Anadolu için akıl almaz bir olaydı. Tepkiler yükseldi. Parti başvurusu, tartışılmadan reddedildi

Başvuru dilekçesinde partinin adı “Kadınlar Halk Fırkası” idi. Başvuruyu yapan, ünlü gazeteci, yazar, kadın hakları savunucusu Nezihe Muhiddindi. İzin verilseydi, ilk siyasi partimiz, bir kadın partisi olacaktı. Olmadı. Vazgeçmedi Nezihe Hanım. Şükûfe Nihal gibi kadınların da desteğini alarak Türk Kadınlar Birliğini kurdu. Birlik 1935te Uluslararası Kadın Kongresinin Türkiyede yapılmasını sağladı. Üstelik kongre, ilk kez devlet desteğinde yapılacaktı. Bu büyük onur Türkiyenin oldu.

 ASIM USUN ÖNERİSİ

Kongrenin nerede yapılacağı tartışılırken Kurun gazetesi yazarı Asım Us, Yıldız Sarayı’nı önerdi. Burası son padişahın sarayıydı. Türk milleti kadın-erkek cephede çarpışırken Osmanlı Şeriye Vekâleti, hiç iş yokmuş gibi, bu saraya çöreklenerek kadınların nasıl kapanması gerektiğini aylarca tartışmıştı. İşte bu nedenle Yıldız Sarayı kongre yeri olarak seçildi. Türk kadını, padişaha, padişahın emriyle toplanan bu komisyona, hareme, kadın düşmanlığına karşı görkemli bir zafer kazanıyordu. 

Asım Usa tebrik yağdı. Asım Us takma adıyla Kurun gazetesinde sıklıkla yazan kişinin Atatürk olduğunu çok az kişi biliyordu. O dönem Yunanistanda çıkan Akropolis gazetesi şöyle diyordu: On beş yıl önce kime söylesen bütün kalbi ile gülmekten katılırdı. Türk kadını, harem hayatının mahpus, esrarengiz hanımı, bugün dünyanın feministlik tacını tutuyor!”

Sonra ne oldu? Türk Kadınlar Birliği dağıtıldı. Nezihe Muhiddin, öldüğünde akıl hastanesindeydi. Şükûfe Nihal, hayata veda ettiğinde etrafında sesini hatırlayan kimse yoktu. Çünkü yıllarca hiç konuşmamıştı.

ÜZÜCÜ HAKLILIK

Şimdi İstanbul Sözleşmesi feshedildi. Ne tuhaf değil mi? Galiba Nezihe Muhiddin aklını yitirmekte, Şükûfe Nihal hayata küsmekte haksız değillerdi. Fakat asıl konu hepsinden önemli. TBMM kararı, bir kişinin kararıyla aşıldı. "Rubicon geçildi". 

BERKAN MAHLIÇLI

MAKİNE MÜHENDİSİ


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları