Olaylar Ve Görüşler

Kamusal emeklilikte sona doğru

23 Ocak 2020 Perşembe

BÜLENT BULDUK

Sendika Uzmanı

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, mevcut kamusal emeklilik sistemini dönüştürmeye yönelik yapısal adımların atılacağını geride bıraktığımız yıl içerisinde sıklıkla dile getirdi. Zira bu adımların planlanması açıklanan 11. Kalkınma Planı ve 2. Yeni Ekonomik Program’da açıkça belirtildi. Kamusal emeklilik sisteminin kapsamlı bir şekilde reforme edilmesi sürecinde IMF’siz IMF programının izlerini görmek pekâlâ mümkün. Nitekim Türkiye’de emekliliğin kamusal niteliğinden arındırılıp piyasacı bir anlayış ile ele alınması hedefi IMF’nin ve Dünya Bankası’nın uzunca bir süredir ülke gündemine dayattığı bir süreçtir.

Emeklilik hakkı piyasacı bir anlayışa dönüştürülüyor

İktidar emeklilik sisteminde değişikliğin asli amacının daha sürdürülebilir bir emeklilik sistemini sağlamak olduğunu iddia etse de konunun altında yatan gerçekler oldukça farklıdır.

2. Yeni Ekonomi Program’da yer alan “Ekonomimizin uluslararası sermaye hareketlerindeki oynaklığa dayalı kırılganlığını azaltacak, reel sektere TL cinsinden ucuz ve uzun vadeli kaynak sağlayacak bir tamamlayıcı emeklilik sistemi (TES) sosyal tarafların mutabakatı ile kurulacak ve sermaye piyasalarını derinleştirecek kapsamlı bir reform paketi devreye sokulacaktır” ifadesi emekliliğin daha sağlıklı bir şekilde sürdürülebilirliğine işaret etmemektedir. Buradaki asıl amaç, 2020 yılı bütçe görüşmelerinde dile getirildiği gibi mevcut emeklilik sisteminde yapılacak değişim ile cari açığı kapatma hedefinin ortaya atılmasıdır. Yani bir bakıma emeklilik hakkının sermayeye açılması ve piyasaya devredilmesidir.

İktidarın bir diğer işaret ettiği nokta ise emeklilik gelirlerinin artırılması için alternatif emeklilik sistemlerinin teşvik edilmesidir. Bu durum 11. Kalkınma Planı’nda şu ifadeler ile yer almaktadır: “Kişilerin emeklilik gelirlerinin artırılmasını teminen kamu emeklilik sistemi dışındaki diğer emeklilik sistemlerine katılım teşvik edilecektir.” Sözü edilen durumun gerçekleşmesi halinde mevcut kamusal emeklilik sisteminin yerini bireysel hesaba dayanan ve kişinin kazanç durumuna göre değişen bir emeklilik sistemi alacaktır. Bireysel emeklilik sisteminde uygulanan zorunlu tasarruf politikası yeni dönemde tamamlayıcı emeklilik sistemine dönüştürülerek hem sistemden çıkışın önü kesilecek hem de tamamlayıcı emeklilik sistemi ile fonda birikecek olan para iktidarın sermayeye kaynak aktarmasına olanak sağlayacaktır.

Kamusal emeklilik anayasal bir haktır

AKP iktidarı, IMF ve Dünya Bankası’nın Türkiye’ye uzun yıllar boyunca dayattığı mevcut emeklilik sisteminin değiştirilmesi sürecini harfiyen uygulamaya devam etmiştir. İktidar bugüne kadar attığı adımların son evresine gelmiş durumdadır. Bahsi geçen tamamlayıcı emeklilik sisteminin kurumsal hale gelmesi ile bu süreç tamamlanmış olacaktır.

Türkiye’de 1999 yılından itibaren mevcut emeklilik sisteminde yaşanan dönüşümler neticesinde emeklilik hem yaşam standartları açısından hem de kamusal bir hak olması niteliğinden adım adım arındırılmaktadır. 2001 yılında ilk kez hayata geçirilen ve 2016 yılında zorunlu hale getirilen bireysel emeklilik sistemi ile 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu mevcut emeklilik sisteminin aşındırılması yönünde atılan adımlardı. Özellikle 5510 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra Türkiye’de hem emekli aylıkları düşmüş hem de emekli olabilme yaşı yükseltilmiştir. Tamamlayıcı emeklilik sisteminin mevcut emeklilik sisteminin yerini alması süreciyle de üç evreden oluşan emeklilik hakkının piyasa devredilmesi süreci tamamlanmış olacaktır.

Anayasanın 60. maddesi herkesin sosyal güvenlik hakkına sahip olduğunu ve devletin de bu hakkı sağlayacak gerekli tedbirleri almasını ve gerekli teşkilatlanmayı kurmasını ifade etmektedir. Anayasaya göre sosyal güvenlik hakkının ayrılmaz bir parçası olan kamusal emeklilik sosyal bir haktır. İktidarın emeklilik sistemine yönelik atmayı planladığı adımlar, çalışanların anayasal bir hak olan kamusal emeklilik hakkının elinden alınması anlamına gelecektir. Sosyal devlet ilkesi bu yönü ile iktidar tarafından ortadan kaldırılmaktadır. Türkiye’de emekçilerin ve emek örgütlerinin bu saldırıya geçit vermemesi ve kamusal emeklilik hakkına sahip çıkmak için mücadele etmesi gerekmektedir.


Yazarın Son Yazıları