Londra’da ev almak - Yılmaz Özdemir
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Londra’da ev almak - Yılmaz Özdemir

29.03.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Türkiye’deki seçim atmosferi içinde adayların açıklamalarıyla eğlenceli tartışmalara tanık oluyoruz. Hele, 800’ün üzerinde daire sahibi olan bir adayın, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ı kastederek “Londra’daki kızının evi, benim servetlerime bedel” demesi oldukça gülünç... 

Birleşik Krallık sınırları içinde yaşayan bir kişi için Londra’da ev sahibi olmak, ulaşılması kolay bir hedeftir. Hele hele yaşınız 40’ın altındaysa, bir işiniz varsa, kredibilite açısından iyi de bir kişi iseniz Londra’da ev sahibi olmanız son derece kolaydır. 

Bilindiği gibi, Birleşik Krallık, sosyal devlet olma konusunda çok yol katetmiş, bu hususta oldukça ileri düzeyde bir devletler topluluğudur. Birçok sosyal devlette olduğu gibi, Birleşik Krallık da vatandaşlarını ev sahibi yapma konusunda işleri kolaylaştıran önemli tedbirler almıştır. 

Birçok ülkede uygulanan “mortgage” sistemi, burada da geçerlidir. “Mortgage”, alacağınız evi ipotek vererek kira öder gibi aylık ödemelerle ev sahibi olma uygulamasıdır. Londra’da legal yaşayan herkes, bu yolla ev sahibi olmayı seçebilir. Herkes bu yolu seçebilir de 40 yaşının altında olanların bu yolla ev sahibi olması daha da kolaydır. Çünkü “mortgage” uygulamasında taksit süresi ortalama 25 yıldır. Bankalar veya bu konuda yetkili inşaat şirketleri, insan ömrünün süresini de göz önünde tutarak, haliyle, 40 yaşın altındaki müşterileri daha çok istemektedirler. Tabii ki 40 yaşın üstündeki vatandaşlar da mortgage satın alabilirler. Ancak onların borçlanma koşulları bazı farklılıklar içerir. Örneğin, depozito olarak verecekleri para daha yüksek olabilir ya da onlardan bir kefil bulmaları istenebilir. 

Müşteriler, genel olarak, aldıkları mülkün yüzde 10 kadar bir kısmını peşin öderler. Kalan kısım ve faizler uzun yıllara bölünür. Yüzde 5’lik bir peşinatla, hatta hiç peşinatsız da “mortgage” satın alınabilir. Böyle bir durumda, banka sizden bir kefil isteyebilir; aylık borç ödemeleriniz de artmış olabilir. 

MORTGAGE SİSTEMİ

Siz “mortgage” satın alırken bankalar veya yetkili inşaat şirketlerinin önemseyecekleri bir başka nokta da sizin kredibilite durumunuzdur. Her yerde olduğu gibi, banka, geçmişe yönelik mali davranışlarınızı inceleyecektir. Kredi kartlarınız, varsa borçlandığınız yerlere yaptığınız ödemeler gözden geçirilecektir. Buradan da temiz çıkarsanız işiniz oldukça kolaydır. 

Önemli olan bir başka konu aylık geliriniz olacaktır. Aylık gelirinizin, taksitleri ödemeye yeterli olup olmayacağına bakılacaktır. Bunun için, borç uzun taksitlere bölüneceğinden öyle yüksek gelirli olmanıza da gerek yoktur. Zaten bir kira ödemekteyseniz bu kira bedeli, sizin mortgage ile bir ev sahibi olmanıza yetecektir. 

Bu özet bilgilerden sonra, Türkiye’deki, “Londra’daki ev” tartışmasına dönersek komik bir durumla karşı karşıya olduğumuzu görürüz. Şöyle ki yıllar önce Londra’ya tahsil için gittiğini bildiğimiz başkan Mansur Yavaş’ın kızı, ev aldığı tarihlerde 40 yaşın altında olmalıdır. Ayrıca, tahsilini tamamladığına göre, bir işte çalışıyor olmalı. Yavaş’ın kızının kredibilite açısından da bir sorunu olacağını sanmıyoruz. Bu durumda, Mansur Yavaş’ın kızı, hemen hemen kendi imkânlarıyla, Londra’da zaten bir ev sahibi olma gücüne sahiptir. Depozitoyu da babası ödediğine göre, Londra’da bir ev sahibi olması son derece kolaydır. 

Diğer yandan; Ankara Büyükşehir belediye başkanının açıklamalarından anlıyoruz ki evin tutarı 450 bin sterlin civarında. Londra’daki piyasaya bakıldığında, bu evin son derece mütevazı bir ev olması gerekir. Londra’da iki yatak odalı bir ev, semtlere göre değişse de bu fiyatın çok üstünde, iki katı kadardır. 32 yıllık taksitle bu mütevazi evi edinmek, Londra’da yaşayan ve sabit bir aylık geliri olan 40 yaşın altındaki bir insan için hiç de uzak bir hayal değildir. Mansur Yavaş’ın kızı, kira bedeli kadar bir taksit ödeyerek 32 yılın sonunda bir ev sahibi olacaktır. 

Servetinin bir kısmı 800 daireden müteşekkil olduğu televizyon ekranlarında belgelerle açıklanan, ve daha önemlisi Ankara Büyükşehir Belediyesi’ni yönetmeye talip olmuş bir kişinin “Başkan Yavaş’ın kızının Londra’daki evi, benim bütün servetimle alınamayacak değerdedir!...” diye beyanlarda bulunması çok gülünçtür. Gülünçten de öte, düşündürücüdür.

Eğitimci Yılmaz Özdemir

Yazarın Son Yazıları

Yönetenler, yüreklendirenler - Mustafa Yıldırım

Humeyni, Kuran için savaşı, bireyleri öldürmeyi emreden çağlar sonrasının yeni halifesi olarak saygı, sevgi kazanıyor; dünya Müslümanlarının tek önderi olduğunu gösteriyordu.

Devamını Oku
24.01.2026
UMUT o duvar yıkılıncaya kadar devam edecek

Türkiye’nin yakın dönem siyasi tarihinin en kritik kırılma noktalarından biri, 24 Ocak 1993’te gazeteci-yazar Uğur Mumcu’nun Ankara’da evinin önünde hunharca ve kalleşçe öldürülmesiydi.

Devamını Oku
24.01.2026
Kara bir tarih: 24 Ocak - Hilmi Taşkın

24 Ocak 1993 günü Ankara’da aracına yerleştirilen bomba ile katledildi Uğur Mumcu.

Devamını Oku
24.01.2026
Tarihsel mezhepçi zihniyet - Neval Oğan Balkız

Leyla Şahin Usta, bir milletvekili ve aynı zamanda AKP grup başkanvekili.

Devamını Oku
22.01.2026
Psikolojik sermaye - Banu Özkan Tozluyurt

Bugünün dünyasında çocuklarımızı en çok neyle ölçüyoruz?

Devamını Oku
22.01.2026
Stratejik akıl ve politik alan - Başar Yaltı

Generallerin sanatı olarak bilinen strateji, askeri bir terim olmakla birlikte artık yaşamın hemen her alanında, özellikle de politik alanda kullanılan bir kavram haline geldi.

Devamını Oku
21.01.2026
Gazze’ye kim çöktü? - Ufuk Saka

Her şey küresel sermaye ittifakı adına İngiliz hükümetinin, ta 1848 yılında bir genelgeyle Filistin’deki konsoloslarını Yahudilerin himayesine vermesiyle başlamıştı.

Devamını Oku
21.01.2026
İktidarın meşruiyet sorunu - Kadir Serkan Selçuk

2002 genel seçimlerinde AKP yüzde 34 oy aldı.

Devamını Oku
21.01.2026
‘Çıkmazdan kurtuluş Dil Devrimi’ - Hürriyet Yaşar

Türkçenin özleşmesinin yolunu açan Dil Devrimi’ne karşı olanlardan Atatürk’e karşı çıkmayı göze alamayanlar, onun öz Türkçeden vazgeçtiğini, üstelik özleştirmeye girişmekle yanlış yaptıklarını söylediğini öne sürerler.

Devamını Oku
20.01.2026
İşçi sendikalarına öneriler - Engin Ünsal

1968 yılında uluslararası bir sendika toplantısı için New York’taydım.

Devamını Oku
20.01.2026
Kayıtsızlığın vasatlığı - Av. Selin Bakan

Modern dünyanın siyasal dili uzun süredir aynı telkini fısıldıyor: Mesafeli ol. Tarafsız kal. Dünyayla arana güvenli bir çizgi çek.

Devamını Oku
19.01.2026
En kolay sömürülen işçi - Prof. Dr. Çağatay Güler

Belki genelden başlamak daha uygun olacak: Uluslararası kaynaklara göre 1 milyardan fazla insan çatışma, şiddet ve kırılganlıktan etkilenen ülkelerde yaşıyor. Her yıl milyonlarca insan da afetlerden etkileniyor.

Devamını Oku
19.01.2026
İnsanı insan yapan değer - Dr. Hüseyin Özkahraman

İnsan, yalnızca biyolojik bir varlık değildir; anlamını ve kimliğini toplumsal ilişkiler içinde inşa eden sosyal bir öznedir.

Devamını Oku
19.01.2026
Mektup (Kafka’ya) - Buğra Gökce

10 aydır mektup yazmak, yanıtlamak ve hatta mektup beklemek en önemli direnç ve yaşama bağlanma biçimi oldu adeta benim için.

Devamını Oku
17.01.2026
Karne kimin aynası? - HAMZA KİYE

2025-2026 eğitim öğretim yılında birinci dönem bitti, karneler dağıtılıyor.

Devamını Oku
16.01.2026
Bir çınar daha sonsuzluğa göçtü - MUSTAFA GAZALCI

Doğa yasası gereği, yüreklerimizi yaksa bile Köy Enstitülü çınarlar bir bir ayrılıyor aramızdan.

Devamını Oku
16.01.2026
Devrim Kanunları’ndan yeni müfredata

Bir eğitim-öğretim yılının daha birinci yarıyılı sona ererken Türkiye’de eğitim sistemi pedagojik ve toplumsal açıdan ciddi tartışmaların odağında yer almaya devam etmektedir.

Devamını Oku
15.01.2026
Nâzım Hikmet 124 yaşında

Cumhuriyet gazetesinin 30 Mart 1950 tarihli birinci sayfasında, “Bursa Cezaevi’nde Mahkûmlarla Konuşma” başlıklı röportaj yayımlandı.

Devamını Oku
15.01.2026
Öfke ekonomisi - Mehmet Utku Şentürk

Oxford Sözlüğü’nün 2025 yılı için seçtiği kelime “rage bait” yani “öfke tuzağı” idi.

Devamını Oku
14.01.2026
Bütün ülkelerin hukukçuları birleşin! - Ziya Yergök

Dünyanın ve ülkemizin içinden geçtiği süreç adeta hukuksuzluklar sürecine döndü.

Devamını Oku
14.01.2026
Eşsiz bir yurtsever: Rauf Denktaş - Doç. Dr. İhsan Tayhani

Henüz 18-19 yaşlarında bir genç olarak Kıbrıs Türkünün özgürlük savaşımına omuz vermeye başlayan ve 88 yıllık yaşamının büyük bölümünü söz konusu savaşıma adayan Rauf Raif Denktaş, salt özverili bir dava adamı değil, omuzladığı savaşımı, bir devlet kurarak taçlandırmış olan çok yönlü bir liderdir.

Devamını Oku
13.01.2026
Roma yanılgısı ve İran - Prof. Dr. Cengiz Kuday

Mesleğim gereği Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen birçok bilimsel toplantıya katıldım.

Devamını Oku
13.01.2026
MESEM ve çocuk işçiliği - Özgür Hüseyin Akış

Sanayi Devrimi’yle birlikte çocuk emeği üretim sürecinde ciddi bir biçimde yer almıştır.

Devamını Oku
12.01.2026
Emperyalizm, Venezuela ve demokrasi - Doğan Ergenç

3 Ocak 2026 günü ABD, Venezuela’ya saldırdı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini kaçırıp New York’a getirdi.

Devamını Oku
12.01.2026
Gündelik distopya ve umudumuz - Olcay Bağır

Distopyaların ilki olmasa da en meşhuru Aldous Huxley’in 1932’de basılan Cesur Yeni Dünya romanıdır.

Devamını Oku
10.01.2026
‘Bir bilen’ - Kadir Serkan Selçuk

Türkiye’de seçmen tercihleri, genel olarak sorgulayarak, araştırarak değil geleneksel-ailevi bağların, yakın çevrenin veya bir lidere duyulan hayranlığın etkisiyle yapılır.

Devamını Oku
10.01.2026
Bir haydut devletin resmi: ABD - Doğu Silahçoğlu

Dünya egemenliğine soyunan ABD; uluslararası hukuka aykırı bir anlayışla ve geçmişteki sabıkasına uygun olarak yeni yılın ilk sabahında Venezuela’da haydutluğa soyundu.

Devamını Oku
09.01.2026
Bitmeyen meşruiyet arayışı - Hande Orhon Özdağ

Erdoğan’ın ABD seyahati sırasında, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Trump’ın Erdoğan’a “ihtiyacı olanı” verdiğini söylemişti...

Devamını Oku
09.01.2026
Sermaye imparatorluğu - Kaan Eroğuz

Tüm dünya yeni yılı Amerikan emperyalizminin Venezüella’ya saldırısı ve devlet başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in bir savaş suçlusu gibi ABD’ye kaçırılması olayıyla karşıladı

Devamını Oku
08.01.2026
Yargı kısıntısı - Suna Türkoğlu

Anayasa Mahkemesi, 16.7.2010 tarihli E:2010/29 K:2010/90 sayılı kararında hukuk devletini “insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, anayasaya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, anayasanın ve yasaların üstünde yasa koyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlet” olarak tanımlamıştır.

Devamını Oku
08.01.2026
Venezüella’da ABD darbesi - Hikmet Sami Türk

3 Ocak 2025 sabaha doğru Venezüella Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, ABD Başkanı Donald Trump’ın emriyle ABD ordusunun özel görev birimi Delta Force timleri tarafından yataklarından alınarak kaçırıldı; ABD’ye yönelik uyuşturucu kaçakçılığı ve terörizm iddialarıyla yargılanmak üzere New York’a götürüldü.

Devamını Oku
07.01.2026
Liyakat, adalet, açılım: Türkiye masada... - Gani Aşık

“Vatanımız cennet, sofralarımız bereket ve idaremiz merhamet” sloganı ile iktidar olan intikamcı siyasal İslam; foyasının çıkması, yurttaşın bıkması ve devletin kokuşması ile 23 yıllık fetret döneminin sonuna gelmiş görünüyor.

Devamını Oku
07.01.2026
Türkiye 2026'dan ne bekliyor? - Necdet Adabağ

Ünlü İtalyan şair-yazarı Giacomo Leopardi “Takvim Satıcısı” adlı denemesinde bir yılbaşı öncesinde takvim satıcısına, gelecek yılın nasıl olacağını sorar, sorunun yanıtını beklemeden gelecek yılın yaşadıkları yıldan farklı olmayacağını; acı ve ıstırapların süreceğini, iç ağrılarının dinmeyeceğini söyler.

Devamını Oku
07.01.2026
Harita üzerinde mütalaa etmek - Nejat Eslen

Mustafa Kemal Atatürk, “Ben siyasi meseleleri de askeri vaziyetlerde olduğu gibi harita üzerinde mütalaa ederim” demiştir.

Devamını Oku
06.01.2026
Vicdanı altınla değil, hakikatle tartmak - Abdullah Dörtlemez

Atinalı Timon, Shakespeare’in kaleminde cömertliğiyle tanınan, dostlarına servetini açan ama karşılığında nankörlük ve ihanet gören bir karakterdir.

Devamını Oku
06.01.2026
Ayrıştırma mı, bütünlük mü? - Necdet Ersoy

Ülkemizde her düzeyde devlet görevlisi, siyasetçiler ve kanaat önderleri, söylemlerinde toplumun bir bütün olduğunu ifade etmek için yurdumuzdaki bütün etnik grupların isimlerini sayıp sonra da “Biz hepimiz kardeşiz” gibi birlik ifade eden bir söylemi kullanmaktadırlar.

Devamını Oku
04.01.2026
Toplumsal çürüme ve mücadele - Coşkun Özdemir

Kaygılar içinde yaşadığımız koca bir yıl geçti.

Devamını Oku
03.01.2026
Sahipsiz hayvanlar ve ‘tek sağlık’ - Ülgen Zeki Ok

İnsan sağlığını korumakla birlikte hayvan ve çevre sağlığının da korunması gerektiğine temellenen “tek sağlık” anlayışı, farklı alanlarda, farklı düşünebilen beyinlerin uyum içinde çalışmalarının yarattığı sinerji ile hızla yayılıyor.

Devamını Oku
03.01.2026
2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026