Olaylar Ve Görüşler

Memleketten Manzaralar - Prof. Dr. Coşkun ÖZDEMİR

17 Kasım 2020 Salı

Ülkemizde 4.5 milyon işsiz var. 3.5 milyon vatandaşın evinin elektrik borcunu ödeyemediği açıklandı. Milyonlarca yurttaşın kredi kartı borcu var. Yurdumuzda yılda üç bin kişi intihar ediyor. Aile boyu intihar haberlerini duyuyoruz.  Öte yandan her gün, yürek yakan şehit haberleri alıyoruz. Bin liranın altında emekli maaşı alanlar var. Bir bölümü bin liraya yükseltildi. Yetkililer yanıt vermeli:

Bir çayla bir simidi zor ödeyecek bu insanlar, nasıl ve neyle geçinecekler?

YOLSUZLUK, CİNAYET, TERÖR...

2350 liraya çıkarılan asgari ücretle çalışanlar, yurdumuzda çalışanların büyük çoğunluğu. Geride bıraktığımız 2019 yılında 479 kadın cinayeti işlendi. Bu alanda rakipsiz dünya birincisiyiz. Şili’de kadınların o renkli ve danslı isyanlarını gıpta ile izledik. Orada bir yılda 41 cinayet olmuş. Sigara tüketimi ve cep telefonu kullanımında şampiyonlar arasındayız.

İstanbul’da bir hastane çetesi, sahte hasta raporlarını kullanarak çok sayıda kişiyi malulen emekli yapmış. Bu sahte emeklilik şirketi, yaklaşık 700 bin kişiyi hilekârlıkla emekli yapmış. Sorunlar saymakla da yazmakla da bitmiyor.

Sözcü yazarları FETÖ’cülükten mahkûm edildi. Gerekçe ise aynı algıyı paylaşmak”mış. Bu mantığa göre mesela siz dünyanın yuvarlak olduğuna inanıyorsanız ve FETÖ’cüler de dünya yuvarlaktır derse siz FETÖ’cüsünüz. Çünkü aynı algıyı yapmış olursunuz. FETÖ ile mücadele sürecinin bu biçimde sulandırılmasına yine en çok FETÖ’cüler seviniyordur.

Sayın Bakan Mehmet Nuri Ersoy 1144 define arama izni verildiğini bildirmiş. Peki, neden 1144? Çünkü bu rakam manevi âlemlerden mesaj veriyor. 1144 melek var, bu onların sayısı. Define arayışlarının sonucu sıfır. Görüyor musunuz bakanın ermişliğini (!) Bir başbakan yardımcısı da Tıbbi Nebevi Enstitüleri kurulacağını müjdelemişti. Bu enstitüler peygamber efendimizin hadislerinde ipuçları bulunan tedavileri araştıracaktı. Galiba bu enstitülerin kuruluşu gecikti ama o enstitüler yoksa bile sülük var, kupa var.

GAFLET VE DALELET...

Bu arada bir yenilik(!), şeri hükümler Resmi Gazete’de yer aldı. Şu sıralarda faiz için fetva veren Diyanet İşleri Başkanlığı, nişanlıların el ele tutuşmasını günah sayıyor. Cumhurbaşkanımızın Güvenlik Başdanışmanı, Mehdi gelecek diye hazırlık yapıyoruz diyen dini bütün bir emekli general şeriat doğrultusunda girişimlerde bulundu. Keşke Yunan kazansaydı, saltanat ve hilafet devam ederdi” diyen bir dinci, Saray’a davet edildi.

10 Kasımlarda Anıtkabir’e gideceğinize kenefe gidin” diyen bu kişinin cenaze töreninde AKP milletvekilleri onu Türk bayrağına sararak defnettiler. İnanılır gibi değil ama T.C. vatandaşlığının 250 bin dolara satışa çıkarıldığını okuyorum.

GERİCİ DÖNÜŞÜM

Ben 90 yaşında, çok şey yaşamış bir piri fani olarak sık sık yineliyorum. Gerici dönüşüm, Büyük Atatürk’ten sonra, 40’lı yıllarda başladı. Türkiye’nin toprak ağaları, kafa dengi politikacılarla işbirliği içinde Amerika’nın desteğini alarak eğitime ağır bir darbe vurdular. Hasan Âli Yücel, Hakkı Tonguç dışlandı. Köy Enstitüleri ve Halkevleri kapatıldı. Halkımız aydınlanmacı bir eğitimden yoksun bırakıldı. 50’lerden sonra hiçbir iktidar o eşsiz devrimcinin yolunu izlememiştir. İşte bunca yıl sonra demokrasimizin nereye vardığı ortada.

Resul Tosun ve AKP yandaşları 17 yıldır halk bize oy veriyor diye öğünüyor ama 40’lardan bugüne süregelen büyük ihaneti görmezden geliyorlar. Peki, Türkiye’nin cehaletten uzak okumuşları, diplomalıları ne rol oynadı diye soracak olursanız...

Onlar sol adına ya da liberalizm adına derin birer militarizm karşıtları olarak İslamcılarla işbirliği yapıp, Atatürk’ü küçümseyip Kemalizmi suçladılar. Kullanım süreleri bitince demokrasi umdukları aynı iktidar, onları kullanıp attı, bir kısmını da hapislere koydu.

Saydığımız tüm sorunların çözümü ise bellidir: Yeniden Atatürk’e dönmek, onun Aydınlanma devrimlerine yönelmek....

PROF. DR. COŞKUN ÖZDEMİR 


Yazarın Son Yazıları