Olaylar Ve Görüşler

NAZMİ KAL Emekli TRT yapımcısı - Kalkınma savaşının kongresi

16 Şubat 2018 Cuma

17 Şubat- 3 Mart 1923 arasında toplanan İzmir İktisat Kongresi’nin 94. yılı. 1923’te çayına atacak bir topak şekeri, evinin temeline koyacak bir kürek çimentosu olmayan Cumhuriyet, 1938’e gelindiğinde buğday satan ülke olmuştu

Mustafa Kemal, Bandırma vapuru ile Samsun’a giderken kafasında üç hedef vardı. Yurdunu işgal eden düşmanı kovarak yeni bir devlet kurmak, sömürge haline gelen, üretmeyen, sanayiden yoksun, kendi kendini besleyemeyen ülkesini kalkındırmak ve Türk milletini çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak... Mustafa Kemal ilk iki ilkesini halk iradesi ile gerçekleştirmek istiyordu. Bu amaçla Erzurum, Sivas Kongrelerini ve nihayet Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni toplayarak halkın iradesi ile düşmanı denize dökerek ilk hedefini gerçekleştirdi.

İzmir’den başlattı
Mustafa Kemal, ikinci hedefi olan kalkınma savaşını 6 ay sonra 17 Şubat 1923’te düşmanı denize döktüğü İzmir’de başlattı.
İzmir İktisat Kongresi bazı kaynaklarda anlatılan “Lozan’ın kesintiye uğradığı dönemde batı dünyasına ‘Biz sizinleyiz’ mesajı vermek için” toplanmış bir kongre değildi.
Kurtuluş Savaşı’nı halk iradesi ve onayını alarak gerçekleştiren Atatürk’ün kalkınma savaşını da halk iradesi ve onayı ile gerçekleştirme arzusunun, her konuda demokrasiye ve halka inancının bir göstergesidir.
Atatürk’ün kongreyi düzenlemekle görevlendirdiği iktisat vekili Mahmut Esat Bozkurt’un yayımladığı genelge bu inancın belgesidir: “Memleketin rençper, ticaret, işçi ve sanayi kesiminden oluşacak olan bu kongre memleketin ekonomik gelişmesi için acilen alınacak tedbirleri görüşecektir. Kongreye her ilçenin rençper, ticaret, amele ve sanayi erbabından sekizer üye katılacaktır.”
Niyet şöyle açıklanabilir: Harpten yorgun çıkan ekonomimiz oldu, halkımız oldu. Bu yüzden ekonomi ile ilgili kişileri dinlemek istiyoruz. Bakalım ihtiyaçları nelerdir? Ne istiyorlar? Hükümetten neler bekliyorlar? Biz de bunları öğrendikten sonra önerilerde bulunacağız.

Katılanlar kimlerdi?
Kış koşullarında 1135 delege İzmir’de toplandı. Yeterli oteli olmayan İzmir’de delegeler evlerde konuk edildi... Delegeler kimlerdi? İzmir’den kadın amele Hayriye, Emine ve Nigar hanımlar. Malatya’dan tüccar Mehmet, çiftçi Hidayet, Zonguldak’tan madencilerden Bekir Sıtkı Bey, amele adına ocak çavuşlarından Ahmet çavuş ve sanatkârlar adına makinist Osman Nuri Efendi, Bartın’dan çiftçi Hasan, şirket namına Kadri, Buldan’dan doktor Behçet Uz (Sonradan İzmir Belediye Başkanı ve Sağlık Bakanı), Tekirdağ’dan banka temsilcisi Şeref ve Faik (Öztrak), amele ve bahçıvanlık adına İsmail ve Yakup...

Alınan kararlar
Atatürk’ün açılış konuşmasını yaptığı kongre önce tarım, sanayi, ticaret, gümrük vs. gibi görüşülecek konuları belirledi, daha sonra kurulan komisyonlarda tek tek tartışıldı, görüşüldü ve özetle şu kararlar alındı.
Anonim şirketlerin kurulmalarını kolaylaştırmak. Milli bankalar kurmak. Demiryolları inşasını hükümetçe bir programa bağlamak. Sanayii teşvik etmek. Aşarı kaldırmak. Tarımsal krediyi düzene sokmak. Rejiyi kaldırmak. Amele yerine işçi demek. Çalışma süresini 8 saate indirmek.
Bu kararlar hükümete sunuldu ve bir bir gerçekleştirildi. Böylece 1923’te ateşini yakacak bir çomak kibriti, çayına atacak bir topak şekeri, evinin temeline koyacak bir kürek çimentosu, mektup yazacak bir sayfa kâğıdı olmayan, ununu Romanya’dan, buğdayını Rusya’dan alan Cumhuriyet, 1938’e gelindiğinde tarımda kendi kendine yeten, buğday satan, sanayide demir, şeker, kâğıt, çimento, kauçuk, deri, tekstil ürünlerinde ihtiyacının büyük çoğunluğunu karşılayan bir ülke konumuna gelmişti.

Osmanlı’nın borçları
Bu başarıya ulaşılırken iç ve dış borçlanma yok denecek kadar azdı. 1938’de dış borç 146 milyon dolardı. 537.4 milyon olan iç ve dış borcun büyük bölümü Osmanlı’dan kalan borçlar, yabancı imtiyazında olan ve satın alınan demiryolları, madenler ve havagazı, elektrik, ulaşım hizmetleri içindi. Her yıl düzenli olarak Osmanlı’dan kalan 5 milyon altın lira düzenli şekilde ödendi. Dış ticaret açığı olmadığı gibi, fazlası vardı. Enflasyon yoktu. Dolar 1923’te 1.87 kuruş iken 1938’de 1.26 kuruş olmuştu.
15 yılda elde edilen bu başarı halkın temsilcisi 1135 delegenin aldığı kararlar doğrultusunda gerçekleşmişti. İzmir İktisat Kongresi’nin 94. yılında hem Atatürk’ü anmayı hem kongrenin bu ülkeye katkılarını anlatmak, şu anki durumumuza bakınca aslında ciddi bir görevdi.

NAZMİ KAL
Emekli TRT yapımcısı

 


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları