Ormanlarımızla birlikte ekmeğimiz ve aşımız da yanıyor!.. - Mehmet Şakir ÖRS
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Ormanlarımızla birlikte ekmeğimiz ve aşımız da yanıyor!.. - Mehmet Şakir ÖRS

03.08.2021 07:30
Güncellenme:
Takip Et:

Ülkemizin Akdeniz ve Ege bölgeleri başta olmak üzere birçok yöresinde ardı ardına çıkan orman yangınları, hepimizi derinden etkiliyor ve sarsıyor. Ülke ve halk olarak bugünlerde yoğun acılar yaşıyoruz. Toplumun büyük kesimi, yangınlar karşısında yaşanan çaresizliğe isyan ediyor!.. 

İlgililerin, yetkililerin gerekli önlemleri zamanında almayışları ve başta yangın uçağı olmak üzere yeterli müdahale araçlarına sahip olmayışımız, yangınla mücadeleyi etkisizleştiriyor. Bu durum, insanlarımızı derinden üzüyor. Yurttaşlar, bütün bu olup bitene, gözler önünde yaşanan yanlışlıklara, eksikliklere, yetersizliklere, ekranlardan izledikleri gerçeklere büyük tepki duyuyorlar. Bu arada olan ormanlarımıza, yeşil alanlarımıza ve tarımsal üretim havzalarımıza oluyor. Ülke ve halk olarak birçok yönden büyük kayıplar yaşıyoruz.

YANGIN RİSKİ VE TEHLİKESİ BÜYÜYOR

Çıkan son yangınların nedeni ne olursa olsun, küresel ısınmanın ve iklimsel sıcaklıkların, önümüzdeki süreçte bu yangınları daha da artıracağı uzmanlarca öngörülüyor. Dolayısıyla ormanların, yeşil alanların korunması ve olası yangınlarla etkili mücadele edilmesi konusu, her daim öne çıkıyor ve giderek daha da önem kazanıyor.

Orman yangınlarıyla mücadele, tam anlamıyla bir uzmanlık, deneyim ve yeterli donanım konusudur. Bilgi, uzmanlık ve sürat ister. Bu nedenle de ciddi bir hazırlığı ve güçlü bir donanımı, sürekli hazır bulunmayı zorunlu kılar. Böylesi zor günler için yapılacak hazırlık, bir ölçüde çağdaş bir toplum ve büyük bir ülke olabilmenin de ölçütüdür. Maalesef son yangınlarda havadan müdahalede gerektiği ölçüde hızlı ve etkili olunamadığı, uzmanlar ve gözlemciler tarafından ifade edilmektedir. Doğrusu bu görüntüler, olumsuzluklar ve çaresizlikler, bir asırlık Türkiye Cumhuriyeti’ne ve 84 milyon nüfuslu bir ülkeye yakışmamaktadır.

THK YENİDEN İŞLEVSEL OLMALI

Yakın bir geçmişe kadar, orman yangınları ile mücadelede, Türk Hava Kurumu (THK) uçaklarından yararlanılmaktaydı. Tam anlaşılamayan ve kabullenilemeyen gerekçelerle THK bu konuda devre dışı bırakılmıştır. Bizce bu kararla ve izlenen tutumla yanlış yapılmıştır. Örnek bir Cumhuriyet kurumu olan THK, yeniden işlevsel hale getirilebilir. Bu kurumun, böylesi büyük yangınlarla ve felaketlerle mücadelede, yetkin ve uzman bir kuruluş haline getirilmesi sağlanabilir.

Sonuçta orman yangınlarının önlenmesi ve yangınla mücadele edilmesi konusu, yeniden ele alınıp tümüyle gözden geçirilmelidir. Bu konuda, daha etkili olacak bütüncül bir politika, organizasyon oluşturulmalı ve orman yangınları ile mücadele yeniden yapılandırılmalıdır. THK’nin uzmanlığından, uçaklarından ve donanımından yararlanılmalıdır. Böylesi değerli ve deneyimli kurumlar sahiplenilmeli, tüm donanımlarıyla yenilenip modernize edilmelidir.

TARIM ALANLARI DA YOK OLUYOR

Son orman yangınlarının ortaya koyduğu bir başka gerçek, böylesi büyük yangınlarla geniş tarım arazilerimiz de yok olmaktadır. Yanan yalnızca ormanlarımız değil, aynı zamanda ekmeğimizi, aşımızı sağladığımız tarımsal üretim alanlarıdır. Yerleşim yerlerinde ve bu yerlerin yakınlarında konumlanmış hayvan ağılları, otlaklar da yanmaktadır. Hele orman içlerinde ve bu alanlarda bulunan arıların, kuşların, her türlü canlının yanıp kül olmasının acısına, yüreklerimiz dayanmamaktadır.

Yanan tüm alanlar ve canlılar, hepimizin birer parçasıdır. Bu güzelim ülkenin ve kadim halkın toplumsal zenginliğidir. Onların yitip gitmesine hepimiz üzülmekteyiz. Elbette en çok üzülen ve yürekleri yananlar da oralardan ekmeğini çıkaran üreticilerdir, tarımcılardır. Ancak bu kayıpların yalnızca onların kaybı olmadığı, başta üreticiler ve tüketiciler olmak üzere tüm toplumun kaybı olduğu bilincimize kazınmalıdır.

TOPLUMSAL ÇEVRE NÖBETİ!

Tam da yangının başladığı günlerde,  “ormanlık alanlarda yapılaşma yetkisi”nin Turizm Bakanlığı’na verilmesi konusuna da dikkat çekmek istiyorum. Bu karar, yeşil dokunun ve tarım havzalarının korunması uğraşısının ne denli yaşamsal olduğunu, kısacası çevre mücadelesinin güncelliğini ve önemini bir kez daha çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır.

Hele yaşanan son yangınlar, yeşil doku ve tarım alanları için adeta bir “imdat” çığlığı anlamına gelmektedir. Toplum olarak lütfen bu çığlığı duyalım ve yeşil alanlara kıyılmasına, tarımsal alanların yok edilmesine izin vermeyelim. Bu konuda duyarlı olan herkesi, öncelikle yanan alanlar için uyanık olmaya ve bu bağlamda “toplumsal çevre nöbeti”ne çağırıyorum. Bu alanlar, yeniden doğaya, yeşil dokuya ve tarımsal üretime kazandırılmalıdır.

MEHMET ŞAKİR ÖRS

Yazarın Son Yazıları

2026'da Türk ordusu - Cumhur Utku

Filmi geri saralım.

Devamını Oku
02.01.2026
Her şey bizim elimizde - Yüksel Işık

Doğanın yasası bu, bir yılı daha tarihteki yerine yolcu ediyoruz.

Devamını Oku
02.01.2026
Mustafa Necati'yi düşünürken - Mustafa Gazalcı

Her yılbaşı geldiğinde gencecik yaşında talihsiz bir biçimde yitirdiğimiz Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati’yi düşünürüm.

Devamını Oku
01.01.2026
Liyakat kurumu - Ülkü Sarıtaş

Türk Dil Kurumu sözlüğündeki tanıma göre, kökeni Arapça olan liyakat kelimesinin anlamı; bir kimsenin, kendisine iş verilmeye yeterlilik, uygunluk ve yaraşırlık durumunda olmasıdır.

Devamını Oku
01.01.2026
Cumhuriyetin kurucu felsefesine dönüş - Basri Gürsoy

Türkiye bugün yalnızca bir iktidar değişimi tartışması yaşamamaktadır.

Devamını Oku
31.12.2025
Umut korkuyu yensin - Abdullah Yüksel

2025’in omuzlarımızda bıraktığı ağırlıkla giriyoruz yeni yıla.

Devamını Oku
31.12.2025
İyilik biriktirenlerin yolu - Serpil Güleçyüz

Yeni bir yıla, bin bir umutla merhaba derken tartışmaların dayatmaların gölgesinde, bizi biz yapan değerlerimizden ne kadar uzaklaştığımızı fark ediyoruz.

Devamını Oku
31.12.2025
Askeri hastanelerin yeniden açılması - Dr. Süleyman Kalman

Sıkça gündeme gelen askeri hastanelerin yeniden açılması yönündeki tartışmalar, yalnızca yönetsel bir düzenleme sorunu değil, görünüşte ani ama belki de “bile bile” yapılmış bir yanlıştan dönmenin ve silinmeye yeltenilmiş Cumhuriyetin sağlık belleği ile kurulan ilişkinin de bir göstergesidir.

Devamını Oku
30.12.2025
Barış üzerine bir deneme - Av. Ekrem Demiröz

Savaş kabadır, çirkindir ve acımasızdır.

Devamını Oku
30.12.2025
Yeni bir toplumsal yalnızlık - Dr. Alper Demir

Türkiye’de son yıllarda yaşanan siyasal gerilimler, derinleşen kutuplaşma ve kamusal alanın giderek daralması, artık yalnızca güncel siyasetin değil, toplumsal yapının kendisinin sorgulanmasını zorunlu kılıyor.

Devamını Oku
29.12.2025
Yıl biterken... - Erol Ertuğrul

23 yıldır Türkiye hak etmediği acıları yaşıyor.

Devamını Oku
28.12.2025
Mustafa Kemal’in Ankara’ya gelişi: Kızılca Gün - Hüner Tuncer

Birinci Dünya Savaşı sonucunda Osmanlı topraklarını Avrupa devletleri arasında paylaştıran Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında, Mustafa Kemal’in öncelikli düşüncesi, “ulusal birlik” düşüncesiydi.

Devamını Oku
27.12.2025
Su kıtlığına doğru... - İsmail Özcan

Herkesin bildiği üzere yaşadığımız dünyanın insanlar ve tüm canlılar için olmazsa olmaz iki büyük nimetinden biri hava, diğeri sudur.

Devamını Oku
27.12.2025
Devlet geleneği, demokrasi ve vicdan - Halil Sarıgöz

Dün İsmet İnönü’yü aramızdan ayrılışının 52’nci yılında andık..

Devamını Oku
26.12.2025
‘Asgari’ sömürü - Aydın Öncel

Aralık ayının son günlerinde yaşanan “asgari ücret” tartışmalarında gelenek bu yıl da bozulmadı!

Devamını Oku
25.12.2025
İBB davasında yargılama süresi - Hikmet Sami Türk

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hakkındaki yolsuzluk iddianamesiyle İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 12.12.2025’te başlayan ve ilk duruşmasının 9 Mart 2026 günü yapılmasına karar verilen davada hedeflenen yargılama süresi, mahkeme tarafından en çok 12 yıl 6 ay olarak belirlendi.

Devamını Oku
24.12.2025
Menemen Devrim Şehitleri Anıtı ve Cumhuriyet -

Yunus Nadi: “Kubilay timsalini taziz için ne yapsak yerinde olacağına şüphe yoktur.

Devamını Oku
23.12.2025
Kubilay olayının anlattıkları - Osman Selim Kocahanoğlu

23 Aralık 1930 salı günü, Menemen’de insanlık tarihi- nin en hunhar cinayetlerinden bi- ri işlendi.

Devamını Oku
23.12.2025
Cumhuriyetimizin vazgeçilmez değeri - Azmi Kişnişci

“Eşitlik”, Cumhuriyetin yalnızca hukuki bir ilkesi değil; toplumsal yaşamımızın adalet duygusunu ayakta tutan temel dayanaklarından biridir.

Devamını Oku
22.12.2025
Büyüyen eşitsizlik, yaygınlaşan yoksulluk - Sıtkı Ergüney

Ekonomide; fiyatlar genel düzeyindeki; artış “enflasyon”, gerileme “deflasyon”, duraklama ile birlikte yaşanan artış da “stagflasyon” olarak tanımlanır.

Devamını Oku
20.12.2025
Yenilmezlikler ve dokunulmazlıklar - Cengiz Kuday

Tarih, bazen büyük savaşlarla değil; küçük, sessiz ve ilk bakışta sıradan görünen olaylarla yön değiştirir.

Devamını Oku
20.12.2025
Hayvancılıktaki yol ayrımı - Gülay Ertürk

Türkiye bugün hayvancılıkta çok kritik bir eşiğe geldi.

Devamını Oku
19.12.2025
Devlet ve kalkınma - Prof. Dr. Bilin Neyaptı

Bir ülkede ekonomi yönetiminin temel hedefleri verimlilik ve adil bölüşümdür.

Devamını Oku
18.12.2025
Programda işçinin adı yok - Engin Ünsal

CHP 39. Olağan Kurultayı’nda tüzük değişikliği yaptı ve iktidar programını kabul etti.

Devamını Oku
17.12.2025
Yargı öyküleri - Ziya Yergök

Yıllar önce, 5 Ocak 1982’de Çetin Altan’ın Milliyet gazetesindeki “Şeytanın gör dediği” adlı köşesinde “Eski (Mahkeme Koridorları) sütununa özlem” başlıklı yazısında yer alan, bir ceza avukatının “Oturum” adlı anı kitabından alıntılanmış ilginç bir yargı öyküsüne değinmek istiyorum.

Devamını Oku
17.12.2025
Devletçiliğe dönebilmek... - Kemal Onur

Demokratik ve laik sosyal hukuk devletimizin kurucu lideri Atatürk’ün yönetimi döneminde; ülkemizin ulusal çıkarı açısından bilimsel anlayış ve duyarlı bir bilinçle, iç ve dış sermaye şirketlerinin çıkarları için vahşi madenciliğe kesinlikle fırsat verilmemiştir!

Devamını Oku
17.12.2025
Bu çığlığı duyun! - Mustafa Gazalcı

MESEM, Milli Eğitim Bakanlığı’nın sözde mesleki teknik eğitim merkezleri uygulaması.

Devamını Oku
16.12.2025
ABD’nin esnek realist stratejisi - Nejat Eslen

11 Eylül’ün hemen sonrasında ABD, tek kutuplu dünya düzeninin verdiği cesaretle küresel egemen güç olmanın hayallerini kuruyordu.

Devamını Oku
16.12.2025
Çağdaşlık yolunda bir ömür - Hüseyin Karataş

Çağdaşlık eksikliğine ve dokunulmazlara dokunan sevgili hocam Prof. Dr. Türkan Saylan...

Devamını Oku
13.12.2025
Geleceğin savaş alanı, Türkiye ve Karadeniz - Doğu Silahçıoğlu

“Erken Cumhuriyet dönemi”nde (1923-1938) savunma sanayisindeki gelişmeler Türkiye’yi; başta uçak olmak üzere harp silah araç gereçlerinde dış satım yapan bir ülke konumuna getirmişti.

Devamını Oku
12.12.2025
Gençlik MESEM’den büyüktür - Kaan Eroğuz

AKP iktidarı tarafından 2016 yılında örgün ve zorunlu eğitim kapsamına alınan mesleki eğitim merkezleri (MESEM), çocuk işçiliğinin yaygınlaşmasında ve “kurumsallaşmasında” kritik bir rol oynuyor

Devamını Oku
12.12.2025
İnsan onuru ve demokrasi - Ayşe Atalay

TDK sözlüğünde “onur” kavramı insanın kendisine karşı duyduğu saygı olarak tanımlanıyor.

Devamını Oku
11.12.2025
Komisyonda emekçinin adı yok - Şükrü Karaman

Milyonlarca emekçinin yeni ücrete ilişkin alacağı kararı merakla beklediği Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışmalarına yarın başlayacak.

Devamını Oku
11.12.2025
Karadeniz’de neler oluyor? - Can Erenoğlu

Dünyanın en güvenli ve istikrarlı denizi Karadeniz dünyanın en tehlikeli deniz alanına mı dönüştürülüyor?

Devamını Oku
10.12.2025
Gelir adaletsizliği tırmanıyor! - Devrim Onur Erdağ

Türkiye'de emeğin değeri uzun zamandır siyaset meydanında sıkça dile getirilen bir konu.

Devamını Oku
10.12.2025
Erdoğan’ın 2005’teki hayalleri - Kadir Serkan Selçuk

Yıl 2005. Dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, o dönem henüz el konmamış olan Sabah gazetesinin 20. kuruluş yıldönümü için gazeteye bir yazı yazmıştı.

Devamını Oku
09.12.2025
Yeni feodal çağ ve dijital baronluk - Doğan Sevimbike

Yanis Varoufakis’in No Kings Means No Barons başlıklı yazısı, çağımızın ekonomik ve siyasal düzenini “yeni bir feodalizm” olarak niteliyor.

Devamını Oku
09.12.2025
Terörist başının ayağına gitmek... - Hatice Topçu

Ulus devletler; tarih bilinci, ortak coğrafya ve dil birliğine dayanır.

Devamını Oku
08.12.2025
‘Kırkyama’ siyaset… - Prof. Dr. Utku Yapıcı

Türk siyasetinde son yıllardaki en ilginç gelişme siyasi kimlikler düzleminde yaşanıyor.

Devamını Oku
08.12.2025
Çocuklarımız artık kimsesiz mi? - Özgür Hüseyin Akış

Cumhuriyetin kuruluş yıllarında söylenmiş bir cümle hâlâ kulaklarımızda çınlar:

Devamını Oku
07.12.2025