Olayların Ardındaki Gerçek

Yeni gelişmeler, Libya ve Kuzey Irak

21 Haziran 2020 Pazar

TSK’nin “Pençe Harekâtı” adı verilen Kuzey Irak’taki girişimiyle Libya’da gerek askeri gerekse diplomatik girişimler geçen haftanın önemli olaylarıdır.

TSK’nin Kuzey Irak’taki Pençe Harekâtı’nda önce F-16’lar kullanıldı, daha sonra Haftanin’de komando birlikleri bu askeri harekâtı sürdürdü. Pençe ve ardından yürütülen “Kaplan” harekâtında, MİT ile TSK’nin eşgüdümü çerçevesinde 150 hedefin havadan ve karadan vurulduğu ve imha edildiği belirtiliyor.

Aslında bu harekât, Türkiye’nin PKK terör örgütüne karşı ulusal çıkarlara dayalı politikasında en küçük bir değişiklik olmadığını gösteriyor. Ancak asıl mesaj, ABD ve İsrail’e verilmektedir. PKK/YPG’yi açıkça koruyan ve kollayan CIA-MOSSAD ikilisine karşı, Türkiye’nin ödün vermeyeceği bir kez daha gösterilmiş olmaktadır. Kuzey Irak’taki Haftanin, bilindiği gibi PKK’nin “yeni Kandil”i olarak tanımlanmaktadır.

PKK’nin Kuzey Irak’taki girişimi aslında Kuzeydoğu Suriye’de koşullanmış olan ve ABD destekli PYD/PKK terör örgütü ile birbirleriyle ilişki (irtibat) sağlanması temel planına karşı bir duruş sergilemektedir. Terör örgütü PKK’nin ana askeri eğitim kampı Haftanin, imha edilmiş oluyor, ardından da komandolar bölgeye girmiş bulunuyor.

Böylece Haftanin-Sincar koridoruna darbe vurulmuş olmaktadır. Burada önemli bir noktaya işaret etmeliyiz. TSK’nin Haftanin bölgesinde operasyonu sürerken PKK’nin ana kamplarının bulunduğu Kuzey Irak’taki bölge İran Silahlı Kuvvetleri’nce top atışına tutuldu. Bu da Türkiye-İran arasında bu konuda bir işbirliği yapıldığını göstermektedir.

Libya ve üsler

Bu operasyonlar olurken eşzamanlı olarak Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, MİT Müsteşarı Fidan ve Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Libya’ya sürpriz bir ziyarette bulundu.

Türk Kurulu, Libya Ulusal Uzlaşı Hükümeti Başkanı Sarraj ile görüştü. Bu görüşmelerde Libya’da stratejik konumda olan Vatiyye Hava Üssü ile Misrata Deniz Üssü’nün TSK’nin kullanımına açılması konularının ele alındığını belirtiyor.

Bilindiği gibi, Libya konusu çok karmaşıktır. Rusya, ABD, Avrupa ülkeleri; Ortadoğu’da Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri konunun içindedir. Avrupa ülkeleri de kendi ulusal çıkarları noktasında pozisyon almaktadır.

Yukarıda belirtilen hava ve deniz üslerinin kullanması olanakları elde edilirse Türkiye, Doğu Akdeniz çanağındaki ulusal çıkarları yönünde çok önemli bir kazanıma sahip olacaktır. Mavi Vatan kavramı çerçevesinde yürütülen faaliyetler daha etken bir duruma gelecektir.

Tüm bunlar yapılırken Türkiye’nin özellikle Suriye Merkez Hükümeti ve Mısır’la süratle diplomatik ilişkilerini olumlu bir düzeye getirmesi çok önemli bir koşuldur.

Özellikle Irak’ın kuzeyindeki askeri harekâtın Libya’da sonuç alacağı adımları etkinleştirmek ve Doğu Akdeniz’de elimizi güçlendirmenin yolu da Suriye rejimiyle yani Esad’la işbirliğinden geçmektedir.


Yazarın Son Yazıları

Hukuk, Reform ve Tehdit 21 Kasım 2020
Kafkaslar’da Savaş 1 Ekim 2020
Doğu Akdeniz Isınıyor 30 Ağustos 2020
Siyasi güçlerin oyunları 23 Ağustos 2020
Hareketli Bir Hafta 16 Ağustos 2020
Din ve Politika 27 Temmuz 2020