‘Dehşetengiz! Sonuçları feci olacak karar’
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

‘Dehşetengiz! Sonuçları feci olacak karar’

17.02.2022 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bunu ben değil, bir YÖK yetkilisi söylüyor. Bu kadar hissiyatıma tercüman olamazdı bu sözler. YÖK’ün yeni başkanının üniversite giriş sınavlarında barajları kaldırmasının, ülkemiz için yol açacağı kötü sonuçları anlatıyor.

“Düşünün” diyor YÖK yetkilisi, “İlk sınavda 3 soru cevapladınız ve bu 3 sorudan 2 yanlış yaptınız ve bir doğru bildinizse üniversiteye giriyorsunuz, yani yarım puanla üniversiteli olma şansı elde ediyorsunuz. Olacak şey değil, bunun ülkenin yakın geleceğinde yol açacağı niteliksizliğin vereceği zararın haddi hesabı olmayacak. Üniversitelere niteliksiz, asla üniversiteye girmemesi gereken, biraz abartarak söylersek, adını soyadını ancak doğru dürüst yazabilen gençler dolacak”.

Eh dedim YÖK yetkilisi de bunları söylüyorsa bizim yönelttiğimiz eleştiriler çok hafif kaldı. Demek YÖK Başkanlığı’na oturan zat ve bu kararı almasına yardımcı olanlar dışında, oralarda bulunan yurtsever yetkililer arasında gelecek açısından geniş bir rahatsızlık var.

Ekliyor: “Üniversitede kontenjanları da artıracaklar, başta vakıf üniversiteleri olmak üzere. Şimdi düşünün, girdikleri testlerden aldıkları 2-3 doğru cevapla üniversiteye girecek yüz binler, 

a) eğitimin niteliğini tüm üniversitelerde hızla aşağı çekecekleri gibi, 

b) zaten var olan üniversitelerdeki eşitsizliği de doruk noktalarına tırmandıracaklar...”

Ayrıca bir de bunların devleti işleten kurumlara girdiğini düşünün. 

İYİ ÖĞRENCİLERE CEZA SİSTEMİ

Nasıl yani diye açmasını istiyorum.

“Mesela vakıf üniversitelerine bursla alınan, parasız okuyan çalışkan ve bilgili öğrencilerle buralara doluşan niteliksiz öğrenciler aynı sınıfta dersleri görecekler. Genellikle hoca ders verirken sınıftaki düzeyi dikkate alır ve hepsinin izleyebilmesi için bir ders düzeyi tutturur. Şimdi bu düzeyi, çoğunluğu oluşturacak en alt seviyedeki öğrencileri dikkate alarak kararlaştıracak. Bu hem hocanın vereceği eğitim seviyesini düşürecek hem de daha yüksek düzeydeki öğrencileri alt düzeydeki öğrenciler düzeyine indirecek. Sonuç niteliksiz bir eğitim ve mezuniyettir. Vakıf üniversitelerinden birçoğunun yöneticisi bundan memnun. Bütün boş bölümleri dolduracaklar ama ülke açısından sonuç feci olacak..”

İyi öğrencileri cezalandıracak bir sisteme dönüldü!

Peki, devlet üniversiteleri, diye soruyorum.

“Benzer bir durumla karşılaşacağız, özellikle Anadolu’da yeni kurulmuş üniversiteler açısından, eğitimin düzeyi hızla düşecek.”

DİPLOMALAR EŞDEĞER!

Ve tabii ülkemizi üniversiteyi bitirmiş, elinden fazla bir iş gelmeyen sıradan üniversite mezunları dolduracak. 

“Evet” diyor ve sormadan ekliyor:

“Devlet için tüm üniversite diplomaları eşit değerdedir. Dolayısıyla devlet hizmetine girecekler arasında büyük bir nitelik düşüşü yaşanacak. Üniversitelerde kalite düşeceği için yetenekler arasında kaçış artarak sürecek çünkü kendisi için arzu ettiği ve geleceğini inşa edeceği iyi eğitimi başka ülkelerde aramayı sürdürecek.”

Devlet içinde büyükelçi, kaymakam, bürokrat vb. olmak için diplomalar arasında bir ayrım var mı? Yok!

Bugün üniversitelere baraj puanlarıyla giren öğrencilerden çoğu, belki de hiçbiri, şimdi barajsız bir şekilde üniversitesine girecek öğrencileri istemiyor. Üniversiteye giremeyenlere tüm kapıları açan, barajlı sistemde üniversiteye giremeyen ve giremeyecek nitelikteki, baraja takılan 760 bin kişiden belki “200 bin kişiye kapıları açan, onlara avantaj sağlayan ama 8 milyonluk bir üniversite kitlesinin aleyhine alınmış bir karar söz konusu”.

“Düşünün” diyor YÖK yetkilisi, “Yabancı dil testini dışarıda tutarsak 280 sorudan 3-4 net doğru cevapla formasyon aldıktan sonra matematik öğretmeni oluyorsunuz. Bu kadar zayıf bir matematik öğretmeninin öğrencilere ne öğretmesini beklersiniz? Dolayısıyla üniversite öncesi eğitimin kalitesini de olumsuz etkileyecek bir durum yaratıyorsunuz”.

Başka bir noktaya daha dikkat çekiyor: “DGS, yani Dikey Geçiş Sistemi’nin işleyişi amacından çıkacak, 2 yıllık programlara eksi puanlarla giren öğrenciler hukuk ve mühendislikler dahil her yere girme şansı elde edecek.”

Yani üniversite sistemi, kapısı her yana açılan bir Nasreddin Hoca türbesine dönüyor.

YERELLEŞME VE CUMHURBAŞKANI

Başka bir büyük tehlikeye daha işaret ediyor yetkili: “Üniversiteler büyük ölçüde yerelleşecek.” Şunu demek istiyor: Doğu ve Güneydoğu’da mesela üniversiteye girecekler, daha çok o bölgedeki öğrenciler olacak. Oysa o bölgelerin tüm iyi öğrencileri, en iyi üniversitelerde de okuma şansı elde edebilmeli.

İyi çocukların en iyi yerlerde okumasını sağlayacak bir sistem kurgusu gerekirken... Tersi yapılıyor.

Geliştirilmeye çalışılan meslek okullarını da olumsuz etkileyecek bir süreç doğacak. 

Soruyorum. Peki, Cumhurbaşkanı tüm bunlardan bihaber mi onayladı?

“Sonuçlarının kendisine anlatıldığını sanmıyorum. Nasıl bir kurgu ile aldığınız kararı sunduğunuz şekil önemli. Bahsettiğim yönleri es geçer, ‘Bakın büyük alkış alacağız ailelerden’ derseniz, onayını alabilirsiniz. Üstelik dış konularda çok sıkışık bir dönemde gelip dayatırsanız...”

‘4+4+4+4’

Son cümlesi bu oldu. Artık üniversite eğitiminin de ilk ve ortaöğretime eklenen bir dördüncü halkaya dönüştüğünü ima ederek.

Kendisine acaba, üniversitelerin niteliğini artırmak için bu kadar karar alan eski Başkan Yekta Saraç ne düşünüyor, diye soruyorum.

“Bütün bu kararların, üniversitede kaliteyi tüm iyileştirme çabalarını çöpe attığını görmüyor musunuz. Kalite için barajları yükselten ve tıp ve hukuk gibi bazı branşlara başarı sıralaması getiren önceki başkan Saraç’ın kendisi, bunu onaylaması mümkün mü” diye yanıt veriyor.

Evet, galiba bu yeni süreç Saraç’ın görevden alınmasını gerektiriyordu, diye düşünüyorum.

Niteliksiz çoğunluk, nitelikli azınlığı silip süpürecek, diyorum ama ekliyor: “YÖK Kalite Kurulu’nun önceki dönemdeki çoğulcu yapısı da değiştirildi ve evet deyicilerden oluşturuldu.”

Yazık bu ülkeye! YÖK dehşet bir tablo oluşturdu ülke için.

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025