İlk büyük saldırı, Fenerbahçe Cumhuriyeti ve 2. şike yasası üzerinden (1)
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

İlk büyük saldırı, Fenerbahçe Cumhuriyeti ve 2. şike yasası üzerinden (1)

04.08.2016 06:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhurbaşkanı dün milletten özür diledi, Gülen’e yardımcı olduğu için. Ne desem bilmiyorum, ama gerçekler yıllardır yazılıp çiziliyordu. Burada Gülen’in iktidara yönelik büyük saldırılarına yer vereceğim özetle.
Anımsatalım, çünkü askeri kalkışma, bu saldırıların sonuncusuydu!
Gülen terör şebekesinin, devlet içinde iyice yerleştikten, Emniyet, Yargı, Ordu vb. içinde önemli mevziler elde ettikten sonra, kendisine büyük bir güvenle hareket ettiğini görüyoruz. Ve RTE ile ilk politika farklılaşmasını saptadığım tepkiyi, Mayıs 2010’da Mavi Marmara gemisinin Gazze’ye gönderilmesinin ardından patlayan olayda gördük.
Gülen, RTE-iktidara yönelik şöyle dedi: Otoriteye karşı geldiler, İsrail ile anlaşmalıydılar, yanlış yaptılar...”

‘Yol ayrımı kaçınılmaz...’
O andan itibaren aslında iktidarda iki farklı siyaset ve gövde olduğu netleşti. Gülen, bir iktidarı ele geçirme iddiasıyla, kesin ortaya çıkmıştı. 6 Haziran 2010 tarihli yazımda “Gülen, AKP ile giderek yol ayrımına gelecektir. Kaderleri farklıdır ve herkes kendi kaderini kendi çizmektedir” saptamasıyla perde açılacak ve askeri darbe girişimi ile de kapanacaktı.
İsrail konusunda bu farklılık dikkat çekmedi, ikisi arasında büyük ittifak vardı ve aynı yıl, yani 2010 Eylülü’nde Anayasa Referandumu ortaklığı vardı...
Unutmadan: 2007’de büyük ittifak, Ergenekon uyduruk davasını ateşlemişti ve 2010 Ocak ayında da, operasyon gazetesi olarak kurulan Taraf adındaki şey, Fatih Camii’ni bombalayacaklardı zırvalığıyla Balyoz davasını başlatmıştı.
Eylülde “başarılı referandum” operasyonuyla yargıyı, özellikle de özel yetkili savcı ve mahkemeleri, yüksek yargıyı da epey ele geçiren Cemaat terör örgütü, bu tarihten itibaren, devlette ve toplumda kendi “kişisel büyük tarihini” yazmaya, inşa etmeye koyuldu.

Güç var, ama halk desteği yok
İlk ayrılık, RTE ve hükümetine karşı ilk büyük saldırıyı, şike operasyonu ve özellikle de ikinci şike yasasıyla gerçekleştirdi.
Hedef Fenerbahçe ve RTE iktidarıydı. Tartışmanın Anatomisi kitabı, bu operasyonun siyasi ve toplumsal nedenleri üzerinde epey duruyor. Buna girmeyeceğim.
Fenerbahçe Cumhuriyeti’ne büyük operasyon, Meclis’te ağır bir şike yasasının kararlaştırılmasıyla sonuçlanmıştı, 2011 başları. Ama toplumdan gelen baskılar üzerine siyasi partiler anlaşarak cezaların hafifletilmesi için anlaştılar.
Cemaatin, iktidara karşı ilk büyük kıyameti koparması, bu ikinci şike yasa tasarısına karşı açtığı büyük kampanya ile gerçekleşti.
Cemaatin halk katında zayıflığı burada ortaya çıktı. Evet Yargı ve Emniyet güçleri ellerindeydi ama yüz binlerce Fenerbahçeli Cemaat akıllı ol, FB ile uğraşmapankartları altında savaştı.

Cezaların hafifletilmesi ve Gül’ün vetosu
Cemaatin büyük aleyhte kampanyası bu kez şike cezalarını hafifleten ikinci yasanın reddedilmesini hedef aldı, ama sonuç da verdi: O zamanki Cumhurbaşkanı Gül, 7 yıllık döneminde ilk kez bir yasayı, ikinci şike yasasını reddedecek ve Meclis’e geri gönderecekti.
Cemaat yazarları, ilk kez büyük bir açıklıkla RTE ve AKP’yi hedef alan yazılar yazmaya başladı. Mesela bugün saf değiştiren Hüseyin Gülerce (AKP’yi idam sehpasına çıkartıyordu), Taraf yayın yönetmeni Ahmet Altan (AKP’yi mafya aşkı ile suçluyordu) ve diğerleri... Bu, müttefikler arasında başlayan büyük savaşın da ilk işareti oldu.

RTE emir veriyor: Aynen geri gönderin!
RTE ameliyatlıydı, susuyordu ve evinden olan bitenleri seyrediyordu.
Gül’ün vetosuyla, Meclis’te cezaları hafifleten yasanın iptali yönünde kampanyalar arttı. Hükümet içinde, Arınç, Yazıcı ve diğerleri ve önemli bir milletvekili grubu bu yönde açıklamalar yapmaya başladı. Hükümet ve AKP yarılmıştı ve Fetocular başarıya ulaşmak üzereydiler.
RTE, son anda harekete geçti, partiye ve hükümete emir verdi, cezaları hafifleten yasa aynen Gül’e geri gönderilecekti! Ayrıca bir emir daha verdi, yasa değişikliği ile Gül’ün ikinci kez seçilemeyeceği kararlaştırıldı. Bu yasa geçmez, diyen Arınç, çark edecek ve “büyük bir siyasi hata” yaptığını söyleyecekti! (her zamanki gibi!)

Yalnız olduğunu gördü!
RTE, bir emirle hükümeti ve partiyi toparlamış ve FETÖ saldırısını savuşturmuştu.
Ama şunu da görmüştü: Partisivle yakın arkadaşları FETÖ’nün etkisine çok açıktı... Gül’ü de harcaması esas böyle başlamıştı.
Ve şunu da gördü: Aslında yalnız ve tek başına bir adamdı!
Sallansa, karizmasının hızla çizileceği ve sallanacağı bir ortam vardı! (Bu ilk saldırının sonuçları, kitabın ilgili konusunda genişçe var.)
Pazar’a: Durmaksızın ikinci saldırı geliyor!

Yazarın Son Yazıları

Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025
13 yıl öncenin büyük öngörüsü gerçekleşiyor mu?

Kaybettiğimiz Doğan Kuban Hoca’nın seçme yazılarına her hafta Herkese Bilim Teknoloji dergisinde yer veriyoruz.

Devamını Oku
18.12.2025
Ankara’nın F-35 rüyası bitti veya çok bedel ödemesi gerekir

Hayır, ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Barrack’ın F-35 konusunda verdiği yanıta dayanarak Ankara bu uçakların rüyasını bile göremez demiyorum.

Devamını Oku
16.12.2025
Bu anlaşmayı kim ‘Feshet’ dediyse suçlu o! Suriye tek mi olacak çok mu?

Bütün mesele bu. Derinden bir savaş veriliyor, bir varlık ve yokluk savaşı bu, olmak mı olmamak mı...

Devamını Oku
15.12.2025