Ya batacağız ya çıkacağız…
Orhan Bursalı
Son Köşe Yazıları

Ya batacağız ya çıkacağız…

19.12.2021 05:00
Güncellenme:
Takip Et:

Tam şöyle dedi aslında: “Bitersek hep beraber biteceğiz, kazanırsak hep beraber kazanacağız.” Yeni Maliye Bakanı Nureddin Nebati uyguladıkları YEM, yeni ekonomik modeli Sevilay Yılman’a böyle anlatmış.

Bir ülke ve ülke bütününü ilgilendiren ekonomi, demek “sırat köprüsü” üzerinde yönetiliyor, yürütülüyor. Gözümün önünde bir ip cambazı canlandı, elinde büyük sopayı ip üzerinde durabilmek için denge aracı olarak kullanıyor.

Ama genellikle cambazların altında gerili bir ağ da bulunur, iktidarın altında ise bir cehennem var. Tüm ülkenin yuvarlandığı.

Çıkma olasılığı var mı? Yok. Yani kendileri de “ya.. ya” dediklerine göre, yüzde 50 çıkarız diye düşünüyorlar. Bu aslında benim iyimser tahminim. Kendilerinin bile buna inancı yok, diye düşünüyorum.

Şimdi soru şu:

Böyle bir anlayışla, adeta kumar masasında imiş gibi, bul karayı al parayı mantığıyla ülke yönetilir mi? Ülke yönetimi bir denge meselesidir. Çok ağır bir sorumluluktur. Ülke insanlarını bedavaya getirecek, soyup soğana çevirecek bir ekonomi politikası uygulanabilir mi? Böyle bir acımasızlıkla yönetilen ülkedeki yoksulluk çığlıkları vicdanlarında asla yankılanmayacak demektir.

4250 TL’lik asgari ücret kötü mü diyorlar. Kötü, rezalet! Çünkü daha şimdiden her şeye yapılan zamlarla bir hafta içinde ücretin yüzde 10’u gitti. Düşünün ki ücretliler 4350 TL’yi şubat başında alacaklar. Şimdi asgari ücret 265 dolara denk geliyor (1 $>16 TL). O zamana kadar gelen zamlarla ücretliler yine dünyanın en söğüşlenen emekçileri arasında olacak.

Zaten bunun hesabını yaptılar asgari ücreti saptarken; verdiklerini, sanki yüksek gibi görünen ücreti, üç beş ay içinde fitil fitil emekçilerin burunlarından getirecekler.

BÜYÜK YIKIM YENİ BAŞLIYOR GİBİ

Kendilerinin bile bilmediği, dövizin yükselişini durdurmak, ateşi söndürmek için sattıkları 6 milyar doların kızgın bir fırında buhar olup uçuşunu seyrediyorlar.

Neden? Çünkü ilerisini gören kimse yok. Faiz ile enflasyon arasındaki farkı açtıkça, devalüasyon, parayı pul edecek. Böyle giderse, bir torba dolu enflasyon parasıyla beş tane ekmek almaya gidilecek günlere pat diye ulaşabiliriz. O zaman bugün yandaşların övgü düzdüğü asgari ücret, kaotik bir ekonomik düzende hiçbir hükmünün kalmayacağı bir değersizleşmeye uğrayacak.

Kötümser miyim çok? Evet. Herkes gibi. Çünkü güven verici hiçbir açıklama yok. Sadece geçerli ekonomik saptamalara kafa tutuluyor.

Sanıyorlar ki faizi düşürünce parası olan yatırım yapacak.

Cumhurbaşkanı, faizi düşürdük, şimdi patronlar gidip ucuz kredi alsınlar ve yatırım yapsınlar, iş sahaları açsınlar, diyor.

NE YATIRIMI!

Kredi yine de yüzde 20’lere geliyor. Diyelim ki “bu ucuz krediyi” aldı. Yapacağı yatırımın makinesi, teçhizatı en azından bir kısmı veya ciddi bir yatırım ise büyük kısmı dışarıdan satın alacak. Yani dövizle. Aldığı “ucuz kredi”yi dolara vuracak, abooov diyecek.. Ara malları elektroniği, en azından bir kısmını dışarıdan alacak, dolara bakacak      abooov diye bağıracak. Yandım, bittim, kül oldum, ben bu yatırımı yapacak kadar salak mıyım!

Güvence yok, dolar nerede duracak belli değil. Bu politikayı nereye kadar sürdürecekler belli değil, tek adamın iki dudağı arasında bir ülke, Maliye Bakanı bile gelir gelmez, bürokrasisi içinde farklı düşüncede olanları kapının önüne koymuş, demokrasi ayaklar altında, fikir özgürlüğü ezilmiş... Hiçbir tartışmanın, doğrular ve yanlışlar ayıklamasının yapılmadığı tek yola çıkan bir yönetim tarzının, nerelere hepimizi yuvarlayacağı konusunda derin kaygılar ve karanlıklar yarattığı bir durumda..

Ne yatırımı!

Peki neden bu yola girdiler, hesapları ne? Yarına...

AYRILMAYIN, GİTMEYİN!

Yıllardır bu gazetenin her sayfasında yoğun emeği, üzüntüsü, sevinci, beğenisi, eleştirisi olan, Cumhuriyet gazetesine ruh ve can katan, geçmişini bilen, aldıkları düşük ücretlere rağmen kendileriyle özdeşleştirdikleri ve büyük bir tarihsel mirasla yaşadıkları için mutlu çalışan sevgili arkadaşlarım kopup gidiyorlar, üç beş...

Neden? Özdeşlik duygusunu yitirdikleri için. Bu duygu yitince, yaptığı işin özü sıradanlaşır, bayağılaşır. Önemsizleşir, ben niye buradayım derler. Güle oynaya yaşayan bir gövdeden kopup giderler. Onlar “işçi” değil, bu gazetenin deneyimi, zenginliği, ruhu, bilinci. 

Hey gitmeyin, burada kalın, bizleri de anlamsızlaştırmayın...

Yazarın Son Yazıları

Kumpaslarla geçen 23 yıllık AKP dönemi

Türkiye’nin resmen açıklanmış 1 no’lu cumhurbaşkanı adayını “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” yaptıkları davanın tam bir sıkıyönetim koşullarında başlatılması bu davanın normal koşullarda geçmeyeceğinin başlı başına işaretidir.

Devamını Oku
10.03.2026
MHP’nin içi boş söylemleri ve İBB duruşmaları

MHP sözcüleri, başta Devlet Bahçeli ve Feti Yıldız arada sırada AKP’den farklı veya daha ileri iddialarla öne çıkıyor.

Devamını Oku
09.03.2026
‘İran, onu yöneten herhangi bir rejimden daha eskidir’

İran, dünyanın neredeyse kesintisiz en eski uygarlıklarından biri.

Devamını Oku
08.03.2026
Trump’ın ‘altın tokmaklı’ barış kurulu

Trump Gazze’yi yeniden “imar etmek” bahanesiyle azgelişmiş ülkelerin veya ondan korkmaktansa onunla karşılıklı menfaat ilişkileri içinde olmayı tercih eden azgelişmiş/gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri ile birlikte bir “barış kurulu” kurdu...

Devamını Oku
23.02.2026
Dezenformasyon

Savcılık kaç gündür aranan ama bulunamayan gazeteci Alican Uludağ’ın son çare olarak derhal yakalanarak mevcutlu olarak İstanbul’a getirilmesini istedi.

Devamını Oku
22.02.2026
Gürlek ve sadık gazetecileri

Biraz gecikmiş olsa da yazmalı ve aklımdan çıkarmalıyım, yoksa dönüp dolaşıyor.

Devamını Oku
19.02.2026
Yapay zekâ düşünüyor, öğreniyor

Önce üretken yapay zekâ programlarının yaratacağı işsizlik üzerine biraz daha bilgi...

Devamını Oku
17.02.2026
Geleceği, insanları, savaşları, gezegeni ‘teknoloji oligarkları’ mı biçimleyecek?

Oligark siyasette oldukça yerleşmiş bir kavramdır. Bu dizinin ilki olan dünkü yazımda, teknoloji multi milyarderlerin “demokratik bir katılım veya denetim olmaksızın insanlığın geleceğini şekillendirdiği”ne işaret etmiştik.

Devamını Oku
16.02.2026
Dehşet çanları ve yapay zekâ ve insanlığın kontrolü

Herkes küçük işleriyle yapay zekâ uygulamalarının tadını çıkarıyor.

Devamını Oku
15.02.2026
Daha zor aylar ve yıllar ülkeyi bekliyor

Adalet Bakanlığı’na Akın Gürlek’in atanması, ülkenin en önemli konusu haline geldi.

Devamını Oku
12.02.2026
Belediye başkanı ve milletvekili istifalarına bir çözüm arayışı

Şüphesiz bir siyasetçi koşullara göre fikir değiştirebilir ve partisinden ayrılabilir.

Devamını Oku
10.02.2026
İki 7.3 ne yapar? İstanbul ve Marmara bölgesi tamamen korunmasız...

Siz okumaktan bıkmış olabilirsiniz ama biz yazmaktan bıkmadık.

Devamını Oku
09.02.2026
Deprem: ‘Ruhuna el fatiha! Acımız sonsuz

İktidar siyasetçilerinin deprem sonrası en iyi bildiği şeydir.

Devamını Oku
08.02.2026
Yeni keşfi üzerine Aziz Sancar ile röportaj

Burada duyurmuştum Sancar’ın öldürücü beyin tümörü Glioblastoma’yı fare deneylerinde başarıyla yok ettiğini...

Devamını Oku
05.02.2026
Güç gösterisinin tırmandığı doruk, en zayıf olunan noktadır

Bu konuda benzer içerikte bir yazı yazmıştım, Trump’ın askeri, ekonomik ve siyasi gücünü bütün dünyaya karşı açıkça kullanmaya başlayınca bütün dünyayı karşısına almış, bu imkânsız denemesinin aşağı düşüşe yol açacağını yazmıştım, bazı okurlar ve sosyal medyadaki izleyiciler “Hayal görüyorsun” mesajı atmışlardı.

Devamını Oku
03.02.2026
Güvenlik için atom silahı arayışları

ABD’yi İran’a saldırı kararlılığından vazgeçirmek için İslam ülkeleri diplomatik çalışmalarını sürdürürken...

Devamını Oku
02.02.2026
Emperyalizmin apaçık yüzü; savrulan ve yeniden birleşen dünya

Evet sömürgecilik, hegemonya, askeri darbeler, eşitsizlikler, sürekli yoksullar aleyhine çalışan dünya ticareti vb.

Devamını Oku
01.02.2026
Saray bu kadar yoksulluğa rağmen hangi cesaretle milleti süründürüyor?

Bu sorunun yanıtını düşünmeli herkes.

Devamını Oku
29.01.2026
İran’a saldırı, bölgede deprem niteliğinde değişime yol açar

ABD Suriye’yi alelacele düzenledikten sonra, silahlı güçlerini (uçak gemileri başta) İran üzerinde yoğunlaştırıyor.

Devamını Oku
27.01.2026
Uğur Mumcu ve Karanlıklar Çağı-2

Şüphesiz Uğur Mumcu ve daha bir dizi kahramanın öldürüldüğü ve katliamların gerçekleştirildiği 1990- 2000 yıllarının öncesi var.

Devamını Oku
26.01.2026
Uğur Mumcu ve karanlıklar çağı

Uğur Mumcu’yu 33 yıl sonra bile kitlelerin gönlünden, meslektaşlarının yüreğinden silemeyen nedir?

Devamını Oku
25.01.2026
Pax Americana: Türkiye, Suriye, İsrail’e doğru

Şüphesiz beklenmiyordu veya ABD’nin ipiyle kuyuya inilmez seni yarı yolda bırakır diyenler de vardı.

Devamını Oku
22.01.2026
Bir intikam histerisinin sahne şovu mu?

“Bak ne yaparız biz sizi, sürüm sürüm süründürürüz!...”

Devamını Oku
20.01.2026
NATO: Bir ittifakın ölümü mü?

Dün Kopenhag adeta öfke patlaması yaşadı; on binlerce kişi Danimarka ve Grönland bayraklarını sallayarak “Grönland’a dokunmayın, Grönland satılık değil” pankartları sallıyordu.

Devamını Oku
19.01.2026
Sancar müjde verdi: Beyin kanseri klinik deneylerini Türkiye’de yapacağız...

Epeydir görüşemiyorduk.

Devamını Oku
18.01.2026
Marmara depremine yeni bir bakış var

Fay parçalar halinde kırılacak ve maksimum deprem büyüklükleri ancak 7.3’e ulaşabilecek.

Devamını Oku
15.01.2026
İran rejimi bölgeyi ateşe atabilir, Türkiye’ye etkileri ne olur?

İran’da molla rejimine karşı protestolar durmuyor, çok sayıda ölü var, yüzlerle ifade ediliyor.

Devamını Oku
13.01.2026
Yanardağ’dan Aysever’e... Suskunluğun anatomisi

Merdan’ı (Yanardağ) neredeyse hiçbir suçlama yöneltmeden içeri atma, üstelik Tele1 televizyonuna el koyma cesaretinin hüküm sürdüğü bir ülkede yurttaş güvenliğinin çok yönlü olarak risk altında (uzun süredir!) olduğunu söylemek bile artık bir cesaret denemesi mi olur?!

Devamını Oku
12.01.2026
Orta sınıfın düşüşü

Bu yılın gözde dizisi Kralın Düşüşü gibi oldu ama kastettiğim İpek Özbey ile Onur Alp Yılmaz’ın hazırladıkları kitap.

Devamını Oku
11.01.2026
Aziz Sancar’dan büyük bir başarı daha: Beyin kanserini farelerde yok ettiler

İki üç kez yazmıştım, Aziz Hoca, hızlı ilerleyen ve ölümcül bir beyin kanseri türü olan Glioblastoma’nın tedavisine yönelik çok ciddi bir yöntem geliştirdi ve ilk erken sonuçlar bu tedavinin mümkün olabileceğine ilişkin önemli umutlar doğurdu, diye.

Devamını Oku
08.01.2026
Askeri güç ile siyaset: Geleceği olabilir mi? Avrupa- Çin dayanışması

Bence Trump, bugünkü dünyada pek de geleceği olmayan bir siyaset dönemi başlattı.

Devamını Oku
06.01.2026
Dünyada her şey çöktü, kendini korumak bile ne kadar mümkün?

“Önce Amerika”, “En büyük Amerika” sloganları bugün yaşadıklarımıza (Venezüella’ya baskın) ve arkasından yaşayacaklarımıza ilişkin her şeyi açıklıyordu.

Devamını Oku
05.01.2026
İran’da rejimin tek çıkış yolu nükleeri iptal etmek mi?

En sonunda İranlılar, ekonomik çöküşe başkaldırdılar.

Devamını Oku
04.01.2026
Ekonomik panoramada kısa gezinti ve utanmazlık skalası tartışması

Ekonomik tablo yıllardır felaket.

Devamını Oku
30.12.2025
HÜDA PAR/DEM/İmralı el ele Kürt karanlığına

AKP, Türkiye ve Ortadoğu’da Kürdistan isteyen pankürdist, geçmişi karanlık HÜDA PAR’ı, 4 milletvekili vererek Meclis’e soktu.

Devamını Oku
29.12.2025
Hey Türkler, Anadolu, Trakya, savaşı kaybettiğinizden haberiniz var mı?

Kürt meselesini çözüm komisyonu sanki çıkmaza girdi gibi.

Devamını Oku
28.12.2025
Çin’in başarısının sırrı: Yüz binlerce genç mühendis

Anımsıyorum, 6-7 yıl önce Amerikan üniversitelerini bitiren fen alanlarında mühendislerin sayısı muhtemelen 400 bin kadar olduğuna ilişkin bir istatistiğe hayret etmiştim.

Devamını Oku
25.12.2025
Çin, 20 yılda kritik teknoloji araştırmalarının yüzde 90’ında öncü

Yukarıdaki başlık bana ait değil, dünyanın en önemli iki bilim dergisinden biri olan NATURE’a ait.

Devamını Oku
23.12.2025
6 yıllık ‘Manhattan Projesi’ ile Çin ABD tekelini kırdı

Bu proje İkinci Dünya Savaşı’nı bitiren atom bombası üretme projesi değil.

Devamını Oku
22.12.2025
Anket sonuçlarına ne kadar güvenmeli?

Onlarca anket önümüze geliyor ve buna göre yorumlar yapıyoruz.

Devamını Oku
21.12.2025