Müezzin ile İmam...

29 Haziran 2013 Cumartesi

Bezmiâlem Valide Sultan Camisi’nin müezzini Fuat Yıldırım “Ben din adamıyım, yalan söyleyemem; camide içki içilmedi” diyor.
Türkiye’nin imamı ise her nerede fırsat bulursa camide içki içildiği iddiasını yinelemekten vazgeçmiyor.
Dinin politikaya alet edilişinin en seçkin örneklerini izleme olanağını bulduğumuz süreç, özellikle de Gezi protestoları nedeniyle 61’inci Cumhuriyet hükümeti sırasında tavan yaptı.
Sayın Başbakan
“Besmele”nin bile kendi tekellerinde olduğunu söylemekten çekinmedi.
AKP’nin iktidara gelmesiyle Türkiye’de İslamiyetin yeni keşfedildiği gibi bir hava yaratıldı.
Çekinmeseler, Osmanlı’dan bu yana uygulanan inanç ve ibadet kurallarının yanlış olduğunu söyleyecekler.
Belki de hilafeti getiren ama hiç kullanmayan
Yavuz Sultan Selim’e ayıp olmasın diye düşünüyorlardır.

\n

***

\n

TRT’nin iki özel kanalı var. Biri Diyanet Televizyonu, öteki TBMM Televizyonu.
Diyanet TV her gün 24 saat yayın yapıyor. TRT’nin diğer kanallarındaki yayınlar da sürüyor.
Başkanlık kürsüsünün arkasındaki duvarda
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yazan Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli kurumunun adını taşıyan televizyon kanalı ise haftada 3 gün ve 5’er saat yayın yapıyor.
5 saatin büyük bölümü de gündem dışı konuşmalar, gündeme alma önerileri ve başkanlığın sunuşları ile geçiyor.
Tam önemli yasaların ya da gensoruların görüşmeleri başlamışken yayın sona eriyor.
Ne olup bittiğini ve neler söylendiğini internetiniz yoksa öğrenemiyorsunuz.
Baştaki gerekçe TRT 3’ün aynı zamanda spor kanalı oluşuydu.
Spor kanalları ikiye çıkarıldı ama bir değişiklik olmadı.
Dileriz yeni yasama yılında olup biteni halktan gizleme yaklaşımından vazgeçilir.

\n

***

\n

Başbakan’ın akilleri raporlarını sunmuşlar.
Açıklamalara göre halkın büyük çoğunluğu açılımın sürmesini ve özgürlükçü yeni anayasa istiyormuş!
Nasıl biteceği bilinmeyen açılımın ve kime özgürlük getireceği belli olmayan yeni anayasayı isteyenlerin büyük çoğunluk olduğu belirtildiğine göre, sayın Başbakan yüzde 50’den söz ederken büyük bir alçakgönüllülük gösteriyor!
Ancak raporların biraz talihsiz bir sürece rastladığı kesin.
Şehit gelmiyor diye süreci kutsayanlar, teröristlerin çekilirken(!) bile eylemlerini sürdürdüklerini ve yeni konum kazanma girişimlerini nedense görmemeyi yeğliyorlar.
Komutanların helikopterine ateş açılması, Pülümür’de yapımı süren karakol inşaatının şantiye şefinin kaçırılması,
Öcalan’a özgürlük istekleri, Cizre’de eğitimden geçirilip diploma verilen özel kolluk gücünün denetimleri, ardından da bir komiser yardımcısının yaralanması yok sayılıyor.

\n

***

\n

Yurtdışına çıkanların(!) yarattığı terörist açığını, Gezi olayları fırsat sayılarak yeni teröristlerle kapama girişimi de Türkiye’nin umursanmayan bir başka önemli derdi...

\n

Yazarın Son Yazıları

Kurtarıcı... 14 Eylül 2017
Gazeteciyi Kim Öldürdü? 17 Haziran 2017