Örsan K. Öymen

Kitle imha silahı

04 Ocak 2021 Pazartesi

Cumhurbaşkanı” ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de kurduğu dikta rejimi, medyayı, siyasi partileri, belediyeleri, yargıyı, üniversiteleri, sendikaları, meslek odalarını baskı altına aldığı gibi, demokratik kitle örgütlerinin kılcal damarları sayılan dernekleri de baskı altına almaya başladı.

2021 yılına girmeden önce, AKP, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne, “Kitle İmha Silahlarının Önlenmesine İlişkin Kanun” adı altında bir yasa önerisi sundu ve bu yasanın içeriğiyle ilgisi olmayan derneklere ait düzenlemeleri de “torba yasa” taktiğiyle, noter tasdik makamına dönüştürdüğü TBMM’ye onaylattı.

Söz konusu düzenlemeyle, yargı sürecinden bağımsız olarak, İçişleri Bakanlığı’nın kararıyla, derneklerin kapatılmasının, dernek faaliyetlerinin durdurulmasının ve dernek yönetimlerinin değiştirilmesinin yolu açıldı. Yasal düzenlemede, terör, uyuşturucu kaçakçılığı gibi suçlara bulaşmış dernekler ve yöneticileri için bunun geçerli olduğu belirtilmiş olsa da AKP iktidarının kendisine muhalif olan hemen hemen herkesi terörist, casus ve suçlu ilan ettiği bir dönemde, söz konusu yasal düzenlemenin suiistimal edileceğini tahmin etmek zor değildir.

Oysa, geçerli olan yasalara göre, bir derneğin veya yöneticisinin herhangi bir suç eylemine karıştığının yargı tarafından karara bağlanması durumunda, derneklere ve yöneticilerine yasal cezalar zaten uygulanabilmektedir. Buna rağmen, yargı kararları atlanarak ve yok sayılarak, idari bir kararla, dernekleri ve yöneticileri cezalandırmak, hangi zihniyetin bir sonucu olabilir?!

***

Bunun da ötesinde, yeni düzenleme, yargı organlarını yok saydığı gibi, derneklerin iç denetim ve bağımsız denetim mekanizmalarını da yok sayarak, derneklerin devlet tarafından her yıl denetlenmesini sağlamaktadır. Oysa dernekler zaten, Dernekler Yasası gereği her yıl, gelirlerini, giderlerini, bankadaki ve kasadaki paralarını, faaliyetlerini, şubelerinin olup olmadığını, ücretli personel çalıştırıp çalıştırmadıklarını, kaç üyelerinin olduğunu, üyelerinin kim olduklarını, üyelerinin adres ve kimlik bilgilerini, taşınmaz mallarının olup olmadığını, yurtdışında bir kurumdan yardım alıp almadığını, yurtdışında bir kuruma yardım edip etmediğini, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne beyan ediyorlardı. Söz konusu beyanlarda bulunmayanlara zaten ceza uygulanıyordu. Devlet zaten, bir kuşku oluşması durumunda, dernekleri denetleme yetkisine sahipti.

Dernekler ayrıca, yine yasa gereği, bir Denetleme Kurulu oluşturmakla yükümlülerdi ve bu kurul derneğin tüm işlerinin yasalara ve mevzuata uygun olup olmadığını denetliyordu; dernekler, yetkili dernek organlarının karar alması durumunda, bağımsız denetleme kurumlarının da derneği denetlemesini sağlayabiliyordu; dernekler yasası gereği yapılması zorunlu olan Genel Kurul toplantılarında da dernek Yönetim Kurulu, tüm üyelere, Kesin Hesap ve Faaliyet Raporu’nda, derneğin tüm mali bilgilerini ve faaliyetlerini aktarıyordu; dernek Denetim Kurulu, raporlarındaki bilgileri tüm üyelere aktarıyordu; üyelerin onaylamaması durumunda, söz konusu raporlar ve yönetim ibra edilmiyordu, yani aklanmıyordu; Genel Kurul sonuçları ayrıca, yasa gereği zorunlu olarak, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne beyan ediliyordu.

***

Söz konusu yeni yasal düzenlemeyle, derneklerin sadece Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu üyeleri değil, tüm üyeleri, potansiyel suçlu yerine konmuş, kriminalize edilmiş, ayrıca dernekler birer devlet dairesine dönüştürülmüş, derneklerin özerkliği ve bağımsızlığı ortadan kaldırılmıştır.

Dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde, derneklerle ilgili olarak, böyle bir uygulama yoktur. Mevcut dernekler yasası ve ilgili yönetmelikler ve yönergeler bile, birçok Avrupa Birliği ülkesiyle karşılaştırıldığında, derneklerin özerkliğini ve bağımsızlığını ihlal ederken, mevcut yasalar, yönetmelikler ve yönergeler demokratikleştirileceğine, daha da geri bir noktaya gidilmesinin, Avrupa Birliği ile yeni bir sayfanın açılmasıyla uzaktan yakından bir ilişkisinin olmadığı açıktır.

Kitle İmha Silahlarının Önlenmesine İlişkin Kanun” yoluyla, demokratik kitle örgütlerini imha etme yolu açılmıştır!


Yazarın Son Yazıları

Anayasa ve laiklik 22 Şubat 2021
Muharrem İnce olayı 15 Şubat 2021
Kâbus gibi 8 Şubat 2021
Avrasyacılık 1 Şubat 2021
Faşizmin tuzakları 25 Ocak 2021
Türkiye, AB ve NATO 18 Ocak 2021
Üniversite 11 Ocak 2021
Kitle imha silahı 4 Ocak 2021
İslam ve hoşgörü 28 Aralık 2020
İslam, felsefe ve bilim 21 Aralık 2020
Batı’dan kaçanlar 14 Aralık 2020
Laiklik düşmanlığı 7 Aralık 2020
Felsefe, ahlak ve erdem 30 Kasım 2020
Din ve ahlak 23 Kasım 2020
Ahiret ve kötülük 16 Kasım 2020