Ahmet Hakan'ın zırvaları
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

22.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bay Ahmet Hakan yazı yayımladıkça konu sıkıntısı çekmeyeceğimi anladım artık. 17 Mart 2026 günkü yazısının bir bölümü “Osmanlıca Cehaleti ile Arapça Nefreti”. Bilmesi gerekenler dışında kalanların Osmanlıca bilmemesini başta bu kişi olmak üzere kimse kınayamaz. Arapça nefreti de kınanamaz. Mutlaka maddi ve manevi bir nedeni vardır. Örneğin benim durumum: Bir şair ve yazar olarak bütün dillere sevgim olmasa da saygım vardır. Türkçe ve Fransızca benim ezeli ve ebedi sevgilimdir.

Şimdi artık Ahmet Hakan adlı dut ağacını silkeleyebiliriz. Okuyalım ve silkeleyelim. Ama önce bir özdeyiş yazalım: “Babıâli yüksek kapısından tek bir atlı yeksüvari mürur edip geçerken yeksüvari atlılara tesadüfen rastladım.”

Bu cümleyi icat edenler Osmanlıca denen karma jargonda dalga geçmeyi amaçlamışlar. Bu zatın bilmediği bir şey var. Osmanlıca denen jargon (toplumun bir kesiminin konuştuğu özel dil), konuşmalı iletişim aracı olmayıp yazı ve dilekçe dilidir. Sadece Anadolu halkı değil saray halkı da Osmanlıca konuşmaz, haremin etkisiyle “gelorum, gidorum” deseler de Anadolu Türkçesi konuşurdu. Tekrar ediyorum: Osmanlıca bir konuşma dili değil yazı diliydi, bir jargondu. Bu dili devlet memurları resmi yazışmalarında kullanırlardı.

OSMANLICA CEHALETİ, ARAPÇA NEFRETİ 

Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, bugünkü köşe yazısında Türkiye’deki Osmanlıca bilgisizliği ve Arapçaya duyulan tepkiyi eleştirdi. Hakan’a göre, Arapçaya karşı hissedilen nefret, ırkçılık ve İslam karşıtlığından kaynaklanıyor.

Ahmet Hakan köşe yazısında işte şu ifadelere yer verdi:

Bugün Türkiye’de okumuş yazmışlar arasında şu iki şey var:

Bir: Korkunç bir Osmanlıca cehaleti.

- Osmanlıca yazılı belgeleri okuyup anlamaya gereksinim duyanlar bu jargonu çok iyi bilirler. Bizim Göde Omar’a Osmanlıca küfür gibi gelir. “Korkunç bir Osmanlıca cehaleti”ymiş, hadi canım sen de!

İki: Korkunç bir Arapça nefreti.

- Bir dilden nedensiz olarak kimse nefret etmez. Nefret edenlerin özel bir nedeni vardır. İşkenceciler, katiller Arapça konuşuyorsa işkence gören Arapçadan nefret eder. İşkenceci Eskimo ise onların konuştuğu dilden nefret edersin. Arapça müthiş bir şiir dilidir. Mısır’da, Cezayir, Fas ve Tunus’ta edebiyat toplantılarında bu dilin en iyi şairlerinin ağzından şiirler dinledim. Merak ediyorum Ahmet Hakan, Al Maarri adlı şairden hiç şiir okudu mu? Sanmam!

Ben Türkçe sözlü, Arapça şarkılı filmlerle büyüdüm Mersin’de: Yusuf Vehbi, Tahiyye Karyoka, Behiyye Şıkşık... Alın size Kahire radyosunun anonsu: “Hunel Gahira muhaddatil şarkıl adnani ve izahatil Arabiyya, Feridül Atraş allum allum allume...”

Osmanlıca cehaleti şu düzeyde:

Osmanlıca denilenin Türkçe olduğunun farkında değiller.

- Atma Recep! Ancak Japonlar... Bu nasıl bir kafa yapısı ki bir dil ya da jargonu “Osmanlıca” olarak tanımlıyorsun, sonra da “Osmanlıca” = “Türkçe” diyorsun. Osmanlıca olan neden Türkçe olsun ya da tersi? Osmanlıca Osmanlı’nın konuştuğu yazdığı dildir.

Türkçe yazılabilen her cümlenin Arapça harflerle de yazılabileceğini bilmiyorlar.

- Tanrı’m bu ne densizlik be! Her dille de öyledir.

Öyle cahiller ki Osmanlıca ile Arapçayı birbirine karıştırıyorlar.

- Ahmet Hakan gene işkembeden sallıyor. Kimmiş bu gerzekler? Kemalistler mi, Cumhuriyetçiler mi, devrimciler mi, komünistler mi? Olsa olsa cahil Araplar karıştırır.

İstiklal Marşı’nın orijinalinin Osmanlıca yazıldığının farkında bile değiller.

- Ahmet Hakan İstiklal Marşı’nın Osmanlıcasını yeni harflerle sütununda yayınlasa da müstefit olsak.

Arapça nefreti ise şu seviyesizlikte:

İngilizce: Kafasını gözünü kırarak konuşsalar da saygıda kusur etmezler. (Sana ne!)

Fransızca: Anlamasalar da işittiklerinde tatlı bir zevk alırlar. (Sana ne!)

İtalyanca: Bilmeseler de hayata bağlılığın göstergesi sayarlar. (Sana ne!)

(“Sana ne!”ler bana ait.)

Ama sıra Arapçaya gelince...

Harflerinden, yazılışından, telaffuzundan bile nefret ederler. İnsan bir dilden tiksinir mi yahu? Tiksiniyorlar resmen.

- Atma Ahmet!

Biraz ırkçılık, çokça İslam alerjisi. Nefretlerinin nedeni bu.

- İslamı din olmaktan çıkartırsanız İslamı cellatlaştırırsanız, İslamı siyaset ve para işlerine karıştırırsanız, İslamı “kadın düşmanı”na dönüştürürseniz, İslamı sömürü aracına dönüştürürseniz İslamı sakatlar ve yozlaştırırsınız! Laikler işte bu nedenle lanetliyor seni ve sizi. Şimdi yazacaklarımı iyice belle Ahmet Hakan: Dini tapınağın dışına çıkarma, siyaseti tapınağa sokma! Yap yapabilirsen ve R.T. Erdoğan’ın din ticaretine karşı çık!

Profesörü de böyle siyasetçisi de böyle...

- Atma! İsim ver! Kuruluş ve kurum ve kişi adı ver!

Denemesi bedava:

Karaman’da bir törende birkaç öğrenci, İstiklal Marşı’nın birkaç dizesini İngilizce okusun...

“Karaman’da Arapça İstiklal Marşı okundu” diye ortalığı inim inim inletenlerin bunu en küçük bir sorun haline getirme olasılığı sıfırdır.

- İstiklal Marşı’nı Arapça söylemek ideolojiktir. İşin doğrusu ve hoşu Türkçe söylemeleri. Karamanlıların İstiklal Marşı’nı Arapça söylemeleri bir deneme mi, spor mu? İkisi de değil!

Tam anlamıyla laik Cumhuriyet düşmanlığının çiğ ve çirkin bir göstergesi. Yazıcı Ahmet Hakan da bu çirkef içinde debelenen bir zavallı!

Yazarın Son Yazıları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Ahmet Hakan'ın zırvaları

Devamını Oku
22.03.2026
Ebedi Kemalizm

20-25 yıl kadar oluyor... Bir zamane genç ökesi (dâhisi) bize meydan okurcasına, damdan düşercesine “Eh artık Kemalizmi tartışmak zamanı gelmedi mi” demez mi?

Devamını Oku
20.03.2026
Televizyon ve ben (2)

Görevde bulunduğum süre içinde televizyonda reklama karşı çıktım ve Başbakan Bülent Ecevit’e firmaların reklam giderlerini vergiden düştüklerini anlattım ama engel olamadım.

Devamını Oku
17.03.2026
Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025