AKP’nin seçimle kazanamadığı ve kazanamayacağı İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni Cemil Tugay’a AKP rozeti takarak kendi partisine geçirmesi, siyasi ahlaksızlığın yarattığı erozyonun son halkası oldu.
Bu erozyon kendi kendine olmadı; ardında pek çok neden var.
Tugay, Karşıyaka Belediyesi başkanı olduğu dönemde yaptıklarıyla, özellikle Cengiz Holding ile ilişkileri yüzünden tepki çekmiş, işçilere karşı tavırlarıyla gündeme gelmişti.
Ama CHP’nin 2023 kurultayında “değişim” cephesinden taraf olunca Özgür Özel yönetimince İzmir için aday yapıldı. Hem de öyle böyle övgülerle değil; Özel tarafından “Yol arkadaşım, iftiralara karşın üzerine hiçbir çamurun yapışmadığı, sütte leke var onda yok, bir cerrah titizliğiyle yöneticilik vasfına sahip, sevgili dostum, çok sevdiğim ve güvendiğim Cemil Tugay” denilerek aday gösterildi.
SEVGİLİ DOST OLDU HAİN OĞLU HAİN...
Tugay, aynı emekçi karşıtı ve sermaye yandaşı tavrı, büyükşehir belediyesinde de sürdürdü. Böyle birini seçmenin tepkisine karşın matematiksel hesaplarla aday gösterenler, İzmir’deki rezaletin baş sorumlularıdır!
Benzer hezimetler Lütfü Savaş, Muhittin Böcek gibi birçok aday için de yaşandı. Önseçim sözü veren Özel, neden sözünü unutup seçmenin tercihlerine karşın bazı isimlerde diretti? Eskiden “sevgili dostum” dediklerine şimdi “hain oğlu hain” demeleri sorunu çözmez. Sorumluluğunu alıp hesap vermeleri gerekir!
SIVILAŞAN ZEMİNDE KAÇINILMAZ EROZYON!
Adayları anketle belirlediklerini söyleyen Özel, “Ama ankette kavun gibi dibini koklayıp hainin kokusunu alamıyorsun” demiş. Bırakın bu benzetmeleri... “İzmir’deki sosyal demokratlar, muhafazakâr demokratlar, milliyetçi demokratlar, liberal demokratlar” diye bağıracağınıza, CHP Genel Başkanı olarak Kemalistleri ve gerçek cumhuriyetçileri dinleyecektiniz Sayın Özel. Üstünde durduğunuz zemin o kadar sıvılaştı ki erozyon kaçınılmaz hale geldi!
Bu konuda YENİ Parti’den özeleştiride bulunanlardan biri de “Bazı adaylarda yanlış yaptık” diyen İzmir Milletvekili Yüksel Taşkın oldu. Ne tuhaftır ki yazılarında “post-modern şaman” dediği Gülen’den defalarca övgüyle söz eden, Kemalizmi “ırkçı ve dışlayıcı” olarak niteleyen, FETÖ’nün medya aparatı Taraf’ta yazan bu akademisyenin CHP’den 1. sırada milletvekili adayı yapılmasına da İzmirliler büyük tepki göstermiş ama Kılıçdaroğlu yönetimi kulak asmamıştı!
AYNILAR AYNI YERE!
AKP’ye geçeceği iddiaları üzerine “Annem beni evlatlıktan reddeder, eşim beni boşar” diyen Cemil Tugay, sonunda yanında eşi olduğu halde AKP’nin belediyeleri baskıyla ele geçirme operasyonuna dahil oldu. Tehdit mi edildi, tehdit edildiyse hapse girmekten mi korktu, yoksa çekineceği bir açığı mı vardı diye sormak gerekiyor.
Ama AKP rozetini takmakla kurtulacağını sanıyorsa yanılır; Tugay, belediye başkanlığından istifa etmelidir. İradesi gasp edilen İzmir’in cumhuriyetçi halkı, Tugay’ı sürekli protesto ederek tepkisini ortaya koymalıdır.
AKP’ye geçerken yüzünde mide bulandıran bir gülümsemeyle etrafa bakan Tugay’ın salonda yankılanan “Recep Tayyip Erdoğan!” sloganları arasında sahneye gelişi, siyaset tarihimizin karanlık sayfalarına yazıldı. Üstelik konuşmasında “Son 25 yıla damgasını vurmuş büyük liderimiz” diyerek Erdoğan’a övgüler yağdırdı.
Bir ara o kadar coştu ki Atatürk’ün cumhuriyet rejiminin yurttaşlar için anlamına vurgu yapan “Cumhuriyet, bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” sözünü, “AK Parti kimsesizlerin kimsesidir” şekline dönüştüren Erdoğan’ın ifadesini yineledi; emekçi halkı 25 yıldır süründüren AKP’ye yağ çekti. Aslında ruhen ve fikren AKP’li olup CHP’de kendini gizlediğini düşündürdü.
ARTIK SİYASAL İSLAMCI AKP’YE ÜYESİNİZ!
Halkın omuz verdiği bir devrimle kurulan 1923 Cumhuriyeti’ni tüm kurumlarıyla yıkmayı hedef haline getiren, o büyük devrimin yarattığı tüm birikimi sermayeye, kompradorlara peşkeş çeken bir iktidarı, üstelik de ülke asrın soygunu ile çalkalanırken “kimsesizlerin kimsesidir” diye sunmak, devrim karşıtlığına hizmettir!
Sahte cumhuriyetçiliği bırakın Sayın Tugay. Artık laikliğe karşı odak olduğu Anayasa Mahkemesi tarafından tespit edilmiş bir partiye üyesiniz. Artık Atatürk’ün adını kullanarak 10 Kasım’da “Saat 9’u beş geçer, özlemin hiç geçmez” yazan paylaşımlar yapmanıza gerek kalmadı! Artık liderinin “şeriatçıyım” dediği siyasal İslamcı AKP’ye üyesiniz!