Şaban Yıldız, Tanbey, İşpartiş
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Şaban Yıldız, Tanbey, İşpartiş

01.10.2023 03:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu yazı daha önce, 21 Temmuz 2007 günü Hürriyet gazetesinde yayımlanmıştı. Şimdi neden mi yayınlıyorum? Şimdi yazıyı okuyun, yanıtını yazının sonunda okuyacaksınız:

***

Yıl 1965. Eylül başı olmalı. Mustafa Ekmekçi ile Bodrum çarşısındaki Adliye Camisi’nin önünde burun buruna geldik. Mustafa, Bodrum’a 10 Ekim 1965 seçimleri için halkın nabzını tutmak için gelmiş. Biz de Ülker’le Aydın’dan gezmeye gelmiştik.

Mustafa, dönemin en sıkı gazetecilerindendi, Cumhuriyet’te çalışıyordu. Biz ayaküstü sohbet ederken yanımıza biri yanaştı. Adı Sami idi, Almanya’dan yeni dönmüştü, mazotla çalışan bir Mercedes getirmişti. İstersek bizi Gümbet diye bir yere götüreceğini söyledi. İstedik. Gümbet uçsuz bucaksız bir kumsaldı. Kumsalda bir tahta iskele, üstü ağaç dallarıyla örtülü bir kahve ocağı vardı. Yemek de yapıyorlardı. Bizim için ahtapotlu pilav yapabilirlerdi, tavuk istersek ortalıkta dolaşanlardan birini yakalayacaklardı.

Ülker yüzdü. Biz Mustafa ile seçim üzerine konuştuk. En çok da TİP’i konuştuk. Seçimlere ilk kez bir sol parti katılıyordu. Adaylarlar işçi, köylü ve sol aydınlardan dengeli olarak seçiliyordu. Mustafa, Şaban Yıldız’ın Aydın’dan aday gösterildiğini söyledi. Biliyordum, çünkü ilkin arkadaşım Türkçe öğretmeni Osman Karaca’ya öneri yapılmıştı. Osman “Ayıp olur” diye, “Biz aday olmak için mi çalıştık” diye öneriyi kabul etmemişti. Sonra bana adaylık önerilmişti, ama benim yaşım yetmiyordu. Yetseydi ne yapardım bilemiyorum. Ayrıca ve aslında, seçimden sonra Fransız hükümetinin 1965-66 dönemi için verdiği burstan yararlanarak Paris Üniversitesi’ne (Sorbonne) bağlı l’Institut des professeurs de français à l’etranger’de (Yabancı Ülkelerdeki Fransızca Öğretmenleri) ek öğrenim yapacaktım.

TİP, ulusal artık yönteminin uygulandığı genel seçimde yüzde 2.97 oranıyla 276 bin 101 oy alacak ve 14 milletvekili çıkaracaktı. Aydın’da ise yüzde 3.74 oy alarak, AP ve CHP’nin ardından üçüncü parti olacaktı; seçmenlerin 6.733’ü TİP’e oy verecekti. Birkaç yüz fazla oyla bir milletvekili çıkarabilirdi.

Şaban Yıldız (1919-2000), 13 Şubat 1961’de kurulan TİP’in 12 sendikacı kurucusundan biri ve ilk genel sekreteriydi. 1971’e kadar kesintisiz yönetim kurulu üyesi, merkez yönetim kurulu üyesiydi. 2.11.1969-1.11.1972 arasında genel başkanlık yaptı. TEKSİF, TÜRK-İŞ ve DİSK’in kurucularındandır. Bir tekstil işçisidir! 1965 seçimlerinde partinin İstanbul il başkanıydı. Tipik bir organik aydındı. Osman Karaca adaylığı utandığı için kabul edemeyince, benim yaşım yetmeyince Aydın’dan aday olmuştu. Parti, Aydın’dan bir milletvekili çıkaracağını umuyordu.

Beni neden aday yapmak istiyorlardı? Babam sendikacıydı, ben de 15 yaşımdan beri sendikacılığın içindeydim ve Yunus Çakır adıyla parti için çalışıyordum. Bu adla yazılarım ve yayımlanmış çevirilerim vardı.

Aydın’a döndük. Şaban Yıldız ile buluştuk. Osman Karaca ve ben kendisine açıkça yardım edemiyorduk. Ama TİP Aydın’da çok iyi örgütlüydü. Aydın, Şeyh Bedreddin’in halifelerinden Torlak Kemal’in memleketiydi. Torlak mahallesi vardı.

Aydın’dan ayrılmasından önce eve yemeğe davet ettim Şaban Yıldız’ı. Kapının önünde sivil polisler dolaşıyordu. Ülker güzel yemekler hazırlamıştı. Pikapta Tanbey’in “Taş Beethoven”ı 5. Senfoni çalıyordu. Masada 22 aylık Tanbey de oturuyordu. Şaban Yıldız çok mutlu olmuştu. Bu arada Tanbey elindeki kaşığı birden masaya vurmaya, “İşpartiş!” diye bağırmaya başladı. Müthiş bir mucizeydi, geç konuşan Tanbey “İşpartiş!” diyordu.

Şaban Yıldız’ın “Bizler için işte böyle bir ev, böyle bir yuva!” dediğini anımsıyorum.

***

TİP’in kuruluşundan itibaren öğretmenler, özellikle de Köy Enstitüsü çıkışlılar, partinin doğal üyesi gibi çalışmaktaydı. Osman Karaca, hayattaysa kendisini hasretle kucaklarım, TİP’in Ege Bölgesi müfettişi gibiydi. Partinin kullandığı küçük büroların kiralarını başta öğretmenler olmak üzere, sendikalarla işbirliği yaparak biz ödüyorduk. Gerektiği zaman konuşma metinlerini biz yazıyorduk. Lise öğretmenlerinin neredeyse tamamı para yardımı yapıyordu. Hiç unutmam bir gün yaşlı bir coğrafya öğretmeni kadın “Teessüf ederim Özdemir Bey, herkesten para istediniz benden istemediniz!” demişti. Ben de “Sizin eşiniz ağır ceza reisi hanımefendi!” diye cevap vermiştim.

Bu yazıyı, solcu kardeş ve yoldaşlarımın “Sen kim oluyorsun da bize akıl veriyorsun?” çıkışmasından korunmak için yayımlamayı düşündüm!

Yazarın Son Yazıları

Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025
MHP’li Semih Yalçın’a cevap

7 Aralık 2025 günü yayımlanan ve MHP’nin siyaset dağarı ile tarzını tasvir ettiğim “Vehim denen şey” başlıklı yazıma partinin genel başkan yardımcısı ve yazıda adı geçen kişinin (Semih Yalçın) tepki göstereceğini kuşkusuz tahmin ediyordum.

Devamını Oku
12.12.2025
Tek parti=Cumhuriyet

Tarih cahilleri ve tarih inkârcıları için bir kez daha okunması için dökümlü bir şekilde ve tekrar yazıyorum:

Devamını Oku
09.12.2025
Vehim denen şey

1. Gerçekte var olmayan fakat var olduğu sanılan, varmış gibi tasarlanan düşünce ve zan.

Devamını Oku
07.12.2025
Ekümeniklik mavalı

Şu kavanoz kıçlı dünyada her nesnenin, olgu ve olayın bir tanımı vardır.

Devamını Oku
05.12.2025
Kürtçe güçlendirilecekmiş...

Kürtçe güçlendirilecekmiş, hatta kalıcılaştırılacakmış.

Devamını Oku
02.12.2025
30 Kasım 2007

Gelecek yıllarda adını sık sık anmak zorunda kalacağımız Prof. Dr. Engin Arık (14 Ekim 1948) 30 Kasım 2007 günü (nedeni kuşkulu) bir uçak kazasında ekibiyle birlikte aramızdan ayrılmıştı.

Devamını Oku
30.11.2025
3 Kasım 2002’yi hatırlamak!

3 Kasım 2002 günü olanı, olanları aramızdan kaç kişi anımsamakta?

Devamını Oku
28.11.2025
Eski defterler...

Eski defterler son derece önemlidir.

Devamını Oku
25.11.2025
AKP’yi iktidara getiren seçim

1 Kasım 2002 günü “İki gün sonra 3 Kasım 2002” başlığıyla Hürriyet gazetesinin Avrupa baskısında...

Devamını Oku
23.11.2025
Devri sabık yaratmak

Devri sabık yaratmak, Türkiye siyasi tarihinde yeni gelen yönetimin/iktidarın, kendinden önceki dönemi sorgulaması, hesap sorması vb. anlamında kullanılan ifadedir.

Devamını Oku
21.11.2025