Televizyon ve ben (1)
Özdemir İnce
Son Köşe Yazıları

Televizyon ve ben (1)

15.03.2026 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim: Başta öğretmenler olmak üzere devlet memurları asla kendi memleketlerinde görevlendirilmemeli. Atanma durumu düşman tarafından esir alınmaya benzer. Memurları esir alır ve büyük küçük yolsuzluklara yol açar. Bu durumu Muğla Turgut Reis Lisesi Fransızca öğretmeniyken yaşadım. Ben gelmeden önce Fransızca öğretmenleri yerli olduğu için bütün öğrenciler tıkır tıkır sınıf geçmekteymiş. Benimle birlikle bütünlemeler ve sınıfta kalmalar başlayınca dönemin PTT müdürü başkanlığında bana karşı bir fesat kumpası oluşmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığı soruşturma açtı ve verilen ceza ben artık TRT TV’de metin yazarıyken tebliğ edildi. Vali bir gün beni makamına çağırdı ve İngilizceden sorunlu kızı lehinde etkilemem için İngilizce öğretmeni Ülker İnce’yle konuşmamı söyledi. Ben de bir meslektaş olarak Ülker İnce’yi etkilememin söz konusu olamayacağını söyledim. Ama, dedi, “Biz sizin İstanbul Radyosu’nda Nâzım Hikmet’i övmenize göz yumduk.” “Sizin radyoda dinlediğiniz kişi Fransızca öğretmeni Özdemir İnce değildi, şair ve yazar Özdemir İnce’ydi” dedim, Şaşırdı kaldı.

Öte yandan Ülker de baskı altındaydı. Vali ve Adalet Partisi başkanının kızlarının bütünleme sınavında başarılı olmaları isteniyordu. Bunu sağlamak üzere vali muavini gelip sınav odasına oturmuştu. Yukarıda da dönemin bakanlarından Haldun Menteşe, müdürün odasında oturmaktaydı. Ama ne var ki iki kız öğrenci de sınavda kaldılar. Ve kabak benim başımda patladı. Yeni açılan bir ortaokula İngilizce öğretmeni olarak atandım. Öykünün başına dönelim:

1965 yılında Fransız hükümetinin açtığı sınavı kazanarak Paris’e gittim ve Paris Üniversitesi’ne (Sorbonne) bağlı Institut des Professeurs de Français a l’Etranger’de (Yabancı Ülkelerde Fransızca Öğretmenleri Enstitüsü) ile Institut de Phonétique’te (Fonetik Enstitüsü) öğrenim görerek 1966 yılında sertifika aldım. 1967 yılında Muğla Lisesi’ne Fransızca öğretmeni olarak atandım. Bu süre içinde Cumhuriyetçi bir Kemalist olduğum için birkaç soruşturma geçirdim ve yeni açılan bir ortaokula İngilizce (ek dalım) öğretmeni olarak atandım. Adalet Partisi yakınlarına iltimas yapmamız için Ülker ve benim üzerimde toplanan baskılar sonunda hayati kaygıya kadar uzandı. Başta en eski dostum Murat Katoğlu olmak üzere Ankara’daki dostlarımız tehlikeyi görerek beni istifaya zorladılar ve TRT’de iş önerdiler. TRT Yönetim Kurulu’nda Emil Galip Sandalcı, Muammer Sun ve Sunuhi Cav gibi dostlarım vardı ve Semih Tuğrul genel müdür yardımcısı, Adnan Öztrak genel müdür idi. Hepsi beni ödüller alan bir şair ve yazar olarak tanımaktaydılar.

Sonunda tavsiyeye uyarak öğretmenlikten istifa edip 1969 yılında Emil Galip Sandalcı’nın yönettiği TRT Dış Haberler Müdürlüğü’ne çevirmen olarak atandım. Yılsonunda da yeni kurulan TRT Televizyonu’na “redaktör” olarak gönderildim. Görevim televiyonu yapılandırmak ve yetki ve görev yönetmeliğini hazırlamaktı. Bu işi Alpaslan Öner adlı bir arkadaşla kotardık. Hazırladığımız yönetmelik ve reorganizasyon şeması TRT Yönetim Kurulu tarafından onaylandı. Ve böylece TRT televizyonu yapılandı ve ben de öndenetim ve redaksiyon şubesi müdürlüğünde görevlendirildim. Müdürlüğün görevi yapım ve yayınların yapımını onaylamak ve yayınına izin vermekti.

1971 yılında Emil Galip Sandalcı, “Madam” Esin Talu Çelikkan ve Nili Tlabar’la birlikte, dış haberler müdürlüğünün yayımladığı kurum (TRT) içi bir bülten yüzünden Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından gözaltına alındım, yurtdışına çıkışım yasaklandı ve bu nedenle ORTF’nin (Fransız Radyo Televizyon Kurumu) verdiği staj bursundan yararlanamadım.

1973 yılında yapılan yeni düzenlemede (reorganizasyon) televizyon öndenetim ve redaksiyon şube müdürü olarak resmen atandım. Uzun süre bu görevde kaldım ve müdür Erhan İmset, program müdürü Kenan Değer’le birlikte TRT televizyonunun kurucularından biri oldum. Bu dönemin tanığı “yetenekli yapımcımız” Uğur Dündar’dır.

Kenan Evren’in çıkardığı “Ya emekli olun yoksa ben emekli yaparım” yasası dolayısıyla 1 Mart 1982 günü zorla emekli edildim. (Devam edecek.)

Yazarın Son Yazıları

Televizyon ve ben (1)

Bu yazıyla ilgisiz görünmekle birlikte çok önemli bir sorundan söz edeceğim...

Devamını Oku
15.03.2026
Cumhuriyet gazetesi

Cumhuriyet gazetesine yazan (yazabilen) bir yazar olmasaydım şu anda kesinlikle Mazhar Osman’da olurdum.

Devamını Oku
13.03.2026
Türkolog Orhan Tümen

Bu yazının adı “Yazar ve Okur” olacaktı ama özel bir teşhir nedeniyle “Türkolog Orhan Tümen” oldu.

Devamını Oku
10.03.2026
Hükümet nedir? (4)

Cumhuriyetler...

Devamını Oku
08.03.2026
Hükümet nedir? (3) Hükümet biçimleri

Platon’un “Devlet” adlı kitabında, hükümetleri beş temel tipe ayırdığı belirtilmektedir. (Dört tanesi mevcut formlar ve biri Platon’un ideal formu olup “yalnızca sözde var olan” bir formdur.)

Devamını Oku
06.03.2026
Hükümet nedir? (2)

Modern hükümetler 17. yüzyılın sonlarından itibaren, cumhuriyetçi hükümet biçimlerinin yaygınlığı arttı.

Devamını Oku
03.03.2026
Hükümet nedir?

Değerli okur(lar), devletin ve biçimlerinin neler olduğunu Vikipedi’den aktararak bilginize sunmuştum.

Devamını Oku
01.03.2026
Devlet nedir? (4)

Liberal felsefeden doğmuştur ve bu nedenle “liberal teori” olarak anılır.

Devamını Oku
27.02.2026
Devlet nedir? (3)

Devlet şekilleri...

Devamını Oku
24.02.2026
Devlet nedir? (2)

Kavramsal tarihi...

Devamını Oku
22.02.2026
Devlet nedir? (1)

Çok yorgunum! Bu nedenle “insan aklı ya da beyni terbiyeciliği” belasından bir süre kurtulmak istiyorum.

Devamını Oku
20.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (2)

AKİT adlı mizah gazetesinin tozunu attırmayı ne yazık ki bugün de sürdüreceğiz...

Devamını Oku
17.02.2026
Akit adlı mizah gazetesi (1)

Akit adlı gazete tam anlamıyla bir mizah gazetesidir.

Devamını Oku
15.02.2026
AKP’nin ortak aklının iflası

Değerli okur!

Devamını Oku
13.02.2026
AKP’nin ortak aklı

Değerli okur(lar) bugün okuyacağınız yazıyı 16 Eylül 2001 günü Hürriyet Pazar’da “AK Parti’nin kollektif aklı” adıyla yayımlamıştım.

Devamını Oku
10.02.2026
‘Rum’ demek ne demek?

On yıl kadar önce Sisam (Samos) Adası’nın Karlovassi kasabasında kutlanan Uluslararası Yannis Ritsos Günleri’nde yaptığım konuşmaya şöyle başlamıştım:

Devamını Oku
08.02.2026
Şeriata karşı çıkmak

Basından öğrendiğime göre, SOL Parti’nin “Şeriata karşıyız” pankartına karşı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin AKP hükümeti, daha doğrusu R.T. Erdoğan hükümeti nedense soruşturma açmış...

Devamını Oku
06.02.2026
Devletin cebinden...

Çiğdem Toker’in “Yap İşlet Devlet Projeleri’ne DEVLETİN CEBİNDEN Büyük Simbiyoz” (Tekin Yayınları, 2025) adlı kitabı AKP’nin ekonomik uygulamalarını hallaç pamuğu gibi atan bir kitap.

Devamını Oku
03.02.2026
İşçi burjuva olamaz

Jean-Paul Sartre’ın Les Temps Modernes adlı dergisinin ilk sayısında yayımlanan “Sunuş” başlıklı yazısından bir kez daha alıntı yapıyorum.

Devamını Oku
01.02.2026
Duymadık demeyin!...

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin TBMM grup toplantısında “MHP iktidar ortağı değil” demiş.

Devamını Oku
30.01.2026
Kendin ettin kendin buldun

Emekliler ekonomik ve siyasal bir toplum kitlesidir.

Devamını Oku
27.01.2026
İktidar kanadında Esra Erol kavgası

19 Ocak 2026 tarihli Sözcü gazetesinin 14. sayfasında yayımlanan bir haber: “İKTİDAR KANADINDA ESRA EROL KAVGASI.

Devamını Oku
25.01.2026
Dondurma isteyen çocuk

Bir okurdan gelen e-postayı okumanıza sunuyorum:

Devamını Oku
23.01.2026
Cumhuriyetin fazilet ve adaleti

DEM Parti demlenmeye ve demletmeye devam ediyor.

Devamını Oku
20.01.2026
İskenderiye Dörtlüsü ve hayatımız...

Lawrence Durrell’in İskenderiye Dörtlüsü’nden (Justine, Balthazar, Mountolive, Clea) ilk kez Yusuf ağabey (Yusuf Atılgan) söz etmişti İzmir’de.

Devamını Oku
18.01.2026
Arkamdan ne derler...

11 Ocak 2026 gün ve 418665 başlıklı yazım “Çünkü ‘Arkamdan ne derler’ kaygısı her zaman en önemli ilkem oldu...” cümlesiyle bitiyordu.

Devamını Oku
16.01.2026
418665

“Dört yüz on sekiz bin altı yüz altmış beş” çocuk işçilik döneminde benim sağlık sigortası numaramdır.

Devamını Oku
13.01.2026
Anadolu 4

12 Aralık 2025 tarihli yazımdan bir alıntı yaparak bugünkü yazıma başlayacağım...

Devamını Oku
11.01.2026
Anadolu (3)

Luvi bölgeleri...

Devamını Oku
09.01.2026
Anadolu 2

Anadolu tarihi: Anadolu’nun tarihi bir anlamda Balkanlar, Kafkasya ve Ön Asya’dan gelen işgal, istila ve fetih dalgalarının tarihidir.

Devamını Oku
06.01.2026
Anadolu

Değerli okurlar geçmişi, şimdiyi ve geleceği anlamak, kavramak için “Şimdi”yi anlayarak değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Devamını Oku
04.01.2026
Gerçek liderlik ne değilmiş?...

2000-2012 yıllarında yazı yazdığım Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ahmet Hakan Coşkun (AHC), Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’i hiç mi hiç beğenmiyorlarmış.

Devamını Oku
02.01.2026
Digiturk’ten şikâyet!!!

Digiturk’ten şikâyetçi olan benim. Kanalın hem normal hem spor yayınlarına aboneyim. İki abonelik için ayrı ayrı ücret ödemekteyim.

Devamını Oku
30.12.2025
DEM’in zırvaları

Sizler “zırva” sıfat sözcüğünü ağır buluyorsanız başka bir sözcük kurlanıp “DEM Parti’nin kıyakları” ya da “dehası” derseniz karışamam.

Devamını Oku
28.12.2025
Kürtçe anadilde öğretim mi?

Değerli okur(lar) 23 Aralık 2025 günü “DEM’in isterim de isterimleri” adlı yazımı okudunuz.

Devamını Oku
26.12.2025
DEM’in isterim de isterimleri...

Basında yer alan en önemli ortak haber: Öcalan için “özgürlük” talebi; MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarıyla başlayan “terörsüz Türkiye” sürecinde DEM Parti de TBMM’deki komisyona raporunu sundu.

Devamını Oku
23.12.2025
Devri sabık yaratmak (2)

Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı genç Özgür Özel’in, Çatalca’daki açık hava konuşmasında, “coşkun kalabalığa seslenirken” rütbeleri sökülerek TSK’den atılan teğmenler hakkında “Teğmenlere rütbelerini takacağız” dediğini televizyonda duyunca şimdi yazdığım gibi “Aferin aslanım” dedim ve alkışladım.

Devamını Oku
21.12.2025
Gunnamak

“Doğurganlık hızı felaket!” Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan, Saray’da yapılan Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu’nda, doğurganlık hızının “felaket düzeyine indiğini” söylemiş.

Devamını Oku
19.12.2025
Atatürk’ü örnek verip...

1 Ekim 2025 günkü Sözcü gazetesinin 11. sayfasında şöyle bir haber yayımlandı:

Devamını Oku
16.12.2025
Piliç değil bilinç

İnsanın kendisine sorduğu “Ben kimim” sorusu ve bir sorgulayıcının ona sorduğu “Sen kimsin” sorusu, gerçek anlamda, o kişiye varlığının adresini sormaktan başka bir şey değildir.

Devamını Oku
14.12.2025