Bilgisayar Bağımlılığı (3)

07 Nisan 2020 Salı

Bu diziyi arşivimden derlerken, Milli Eğitim Bakanlığı ile TV’nin ortak çabası gündeme gelince, benim yazımla da örtüştü…

***

Uzmanlar, “Bilgisayar bağımlılığı, koronavirüsten daha tehlikeli!” diyorlar ve ekliyorlar:

“Çocukların, bilgisayar, tablet ve cep telefonuyla geçirdiği zaman dilimi 1 ila 2 saatle sınırlandırılmalıdır!”

***

Ne var ki, bu bilimsel yargı, “koronavirüsle” altüst oldu! Çünkü okullarda ders yerine, evde eğitim devreye girdi… Milli Eğitim Bakanlığı, TRT ile işbirliği yaparak “EBATV” kanalından, öğrencilere dersler vererek oluşacak önemli boşluğu doldurdu…

Öğrenciler, “bilgisayar, tablet, cep telefonlarından” bu dersleri öğreniyorlar! Uzmanlar ise “Bu durum, rol kargaşası yaratır!” diyerek “velilerin kendilerini öğretmen yerine koymamaları” noktasında uyarıyorlar!

***

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, “Uzaktan eğitim süreci 30 Nisan’a kadar devam edecek…” dedi. Ya “koronavirüs” o tarihi geçerse ne olacak?

Daha sonra çocukların sınavları nasıl yapılacak? Uzmanların velilere önerilerine göz atalım:

“Bu dönemde çocuğunuzun, öğretmenliğini yapmanıza değil, süreci yönetmenize ve ailesi olarak her zaman destek olabileceğinizi bilmeye ve güvene gereksinimi var.

Özel bir durumu yoksa çocuğun yanına oturarak birlikte ders çalışmayın… Destek olmak yerine, müdahaleleriniz ile onun kendi öğrenme sürecine zarar verirsiniz.

Sorduğu soruları bazen yanıtlayın, bazen de onun yanıtları bulması için yol gösterici olun… Evde öğrenmenin, okulda öğrenmeden farklı bir yapıda olduğunu kabul edin… Bire bir, okul saati kadar, günlük ders saati içeren planlar oluşturmaktan kaçının…”

***

Uzmanlar, çocuklara 3 yaşından önce, “cep telefonu ve tablet kullanımını” önermiyorlar…

Komşumun “2 yaşında!” sempatik bir çocuğu var. Anaokuluna gidiyordu. Şimdi evde… “Youtube’dan” anaokulu derslerini ve etkinliklerini, babasının bilgisayarı aracılığı ile öğreniyor. 2 yaşında, “internet” tutsaklığının kapısı açılmadı mı?

***

Uzmanlar, 3 yaş üstü için ise “günde, en fazla bir saat kullanıma” o da ancak velilerinin izinleri ile... Ve uykudan en az bir saat önce tüm bu tür araçlarını kullanmamalarını öneriyorlar…

Uzmanlar, “7 yaşından küçük çocuklar için ise bilgisayar, dizüstü, iPad ve akıllı telefon ile tanıştırılmamalıdır. 7 yaşından sonra ise günde ancak 1 saat, velilerin gözetiminde olacak biçimde olmalıdır...”  diyorlar…

Uzmanların bu önerisine karşılık, TRT kanalı ile ilkokul ve ortaokul öğrencileri için verilen dersler bilgisayar başında 3.5 saat sürüyor! Velileri 20-60 yaş arası ise çocukların işleri kolaylaştı, demektir…

Bu koşullarda ilk, orta ve lise öğrencilerinin sözlü ve yazılı sınavları nasıl olacak?

***

Kuşkusuz, 1980’li yıllarda başlayan bu tür araç kullanımı 20 ve 21. yüzyıl gençliğinin vazgeçilmezleri oldu…

İşin önemli yanı, ODTÜ, bilimsel araştırma amaçlı olarak, “interneti” Türkiye’ye getiren ilk kurum olmuştu…

Ben de 1992’de Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni iken, Türk basınında ilk kez, “internet” ile bağlantı sağlamış, ayrıca dünyanın ünlü 6 gazetesi ile abonelik edinmiş ve gazetemizin o günkü bozuk ekonomik koşullarına karşın, “Çeviri Servisi” de kurmuştum…

***

1980’lerden itibaren yaşama “merhaba” diyen, “Bu tür araç gereçleri, günlük kullanımlarının vazgeçilmez bir parçası olarak koşullanan 20-21. yüzyıl gençleridir.”

Bu “dijital yerliler” teknolojinin içine doğmuş kişilerdir. “Dijital göçmenler” ise bu teknolojik gelişimlere ve çevrimiçi ortamlara sonradan uyum sağlamaya çalışan (benim gibi) kişilerdir. Buradaki en büyük fark, aslında yaş temellidir.

Anne-babaların artık sokaktan çok, evde bilgisayar başındaki çocuklarını merak ettiklerini anlatan uzmanlar, velilere değişik adlar takmışlar:

“Dijital ebeveyn, internet ebeveyni ya da çevrimiçi ebeveyn…”

***

Koronavirüsün yarattığı ortamda çalışan velilere ücretli izin verilmesi isteniyor! Ayrıca, Eğitim Sen’e göre “internet desteğinin” sınırsız olarak öğrencilere sağlanması ve uzaktan eğitim veren TV kanallarının artırılması şart!

Taşrada, köylerde ya da yoksulluk sınırının altında yaşayan ailelerin çocuklarının bilgisayarlarının olmadığı, internete ulaşım sorunu yaşadıkları ortamlarda çocuklar acaba bu koşullarda nasıl eğitim görüyorlar?

***

Eğitim kurumları, uzaktan eğitim uygulaması kapsamında yapılacak tüm çalışmaların önceden bilim insanları, sağlık örgütleri ve eğitim sendikaları ile birlikte yürütülmesi gerektiğini öneriyorlar...

(Devam edecek…)


Yazarın Son Yazıları

Bayram Gazetesi! 26 Mayıs 2020
Köylü ve virüs… 19 Mayıs 2020
Ekonomi nereye kayıyor? 12 Mayıs 2020
Tarım ülkesi Türkiye! 8 Mayıs 2020
Ekmek mi, pasta mı? 5 Mayıs 2020
Tarih: 29 Nisan 1960… 1 Mayıs 2020